Advert
Advert
‘BAŞKAN BİZİ GREVE GÖTÜR’
Kemal ÖZCAN...

‘BAŞKAN BİZİ GREVE GÖTÜR’

Bu içerik 1117 kez okundu.

Türk Metal Sendikası Başkanı ‘OHAL’e güvenmeyin fabrikalarınız durur’ demişti.

Hükümet yanlısı bir Sendika Başkanı bile böyle bir grev kararlılığı gösteriyorsa,

işçilerin durumu gerçekten çok vahim demektir.

İşçiler sendikanın önüne geçmiş demektir.

Bi durup düşünmek lazım.

10 yıl tecrübeli bir metal işçisinin eline ayda 2 bin 370 TL para geçiyor,

yeni işe giren asgari ücretin de altında bir sefalet ücretine talim ediyor.

Yani sendikaların istediği yüzde 38’lik bir ücret artışı çok normal.

Bunun sadece geçmiş kayıpların telafisi olduğunu söylüyorlar.

Sektörde ‘Üretim rekorları kırıyoruz’ diye böbürlenmek değil o!

Grev olur veya olmaz, işçiler istedikleri zammı alırlar veya alamazlar,

ama sendikaların haklarını almak için birleşmeleri çok önemli.

Sendikalar 2 Şubatta greve çıkmak için ortak bir karar aldı.

Birleşik Metal-İş, Çelik-İş ve sonunda Türk Metal’de aynı kararı almak zorunda kaldı.

200 bine yakın metal işçisi 2 Şubatta şalter indirecek.

Bakanlar kurulu bu grevi gene ‘güvenlik gerekçesiyle’ erteleyecek.

Sadece bir grevi ertelemiş olmuyorlar,

aynı zamanda işçi sınıfının grev kültürünü de yavaş, yavaş yok ediyorlar..

Grevi ertelemek değil, ne yaparlarsa yapsınlar işçiler bu durumu sineye çekecek kadar yumuşak değil.

Bıçak kemiğe girmiş durumda.

Bu süreçte işçiyi satanlar, işçi sınıfı tarihinin çöplüğüne yuvarlanır gider.

‘Başkan bizi greve götür’ sloganının içi boş değil artık.

Grev yasaklama ihtimaline karşı, işçilerin ortak kazanımı için ortak mücadele etmelerini önemsiyorum.

Greve ortak çıkacaklar ve grev yasağına karşı ortaklaşa direnecekler.

Geçen yıllarda bir rekabet, bir husumet, bir sidik yarışıdır gidiyordu.

Bir fabrikada grev heyecanı yaşanırken, diğer fabrikada bir burukluk oluyordu.

Konuşmak için bile bir araya gelemiyorlardı.

Tarihsel bir sorumluluk üstlendiler.
Bir şeyi de kaybede, kaybede öğrenmesek,

mücadele geleneğimizden öğrensek ne olurdu sanki?

Sendikalar ortaklaşmasaydı, bunu zaten tabanda işçiler gerçekleştirecekti.

Birleşik Metal-İş grevi erteleme kararını tanımayacaklarını ilan etti.

Pevrul Başkan ‘OHAL’e güvenmeyin fabrikalarınız durur’ diye uyarmıştı.

Hak, hukuk, adalet isteği dipten geliyor.

Dipten dibe tutan bir mayalanma var.

Gölge etmezlerse her an emek denizinin dalgaları kabarabilir.

Saflar keskin şekilde netleşsin istiyorum.

Her vardiyada birer saatlik iş yavaşlatarak uyarı grevi başlattılar.

Bu arada Türk Metal’de kıvırma emareleri görülmeye başlandı.

2 Şubata kadar MESS’in  yeni bir teklifle gelmesini bekliyorlar.

Adamlar ciddiye bile almıyor, onlar hala uzlaşma peşinde.

Fabrikalarda beş dakikalık donma eylemi yani ‘duran işçi eylemi’ yapıldı.

İşçiler 09:00/09:05 saatleri arasında be dakika hareketsiz kalarak üretimi aksatıyorlar.

Aksayan üretimi ise mesainin ilerleyen saatlerinde daha hızlı çalışarak kapatıyorlar..

Ben bu donma eylemini de ilk defa duydum.

‘Durduk mu sandınız, daha yeni başlıyoruz’ diyerek işi sulandırıyorlar.

Bugün işi 15 dakika durdurdular..

Fakat işçiler bu tip eylemlerle sonuç alınamayacağına biliyor.

Eğer sendikalar bu sefer de geri adım atarsa, bilinmeli ki işçi artık eski işçi değil. 

2 Şubat tarihini bu milletin hafızasına kazıyacaklarını söylüyorlar.

Önümüzdeki günler birçok gelişmeye, saldırıya açık, sancılı doğumlara gebe.

İnanıyorum ki, dünyada bizden daha güçlü hiçbir güç yok!

Bu güç üretimden gelen gücümüzdür.

Bunu sermaye, patronlar, iktidar çok iyi biliyor da işçiler daha henüz gücünün farkında değil.

Haklarını üretimi durdurunca aldıklarında, kimin daha güçlü olduğunu onlar da anlayacaklar.

İşverenler sendikası MESS hemen lokavt kararı aldı.

Lokavt, işçilerin grev kararı alması durumunda işverenin,

işyerindeki faaliyeti tamamen durdurması anlamına geliyor.

Lokavt bir nevi işçilerin hakkı olan greve karşı sermayenin verdiği yanıttır.

Lokavt ilan ettiler ama sendikaları 26 Ocak Cuma günü yani bugün,

İstanbul’a MESS genel merkezine toplantıya çağırdılar.

Bu paçalarının tutuştuğunu gösteriyor.

En son teklifleri olan yüzde 6,4 zam teklifini iki katına çıkarabilirler.

Yine de anlaşma olmayacağını düşünüyorum.

Sendikalar sözleşme süresinin iki yılla sınırlandırılmasını istiyorlar.

Bakalım ’yerlilik, millilik’ edebiyatı yapanlar,

aralarında birçok yabancı dev şirketin bulunduğu fabrikalarda çalışan emekçilerin,

onurlu direnişi karşısında ne yapacak?

Konuyu kesin Afrin’e bağlayacaklardır.

Tam savaş zamanı demir çeliğe ihtiyacımız varken ayakları yapacaklar.

‘OHAL’i patronlar rahat etsin diye ilan ettik’ diyen emek düşmanı bir zihniyetten ne bekliyoruz ki?

Tek korkum sendikaların iktidarla birlikte empati yapma ihtimali..

Metal işçilerinin MESS’e karşı yürüttüğü mücadele tüm Türkiye işçi sınıfını ilgilendiriyor.

Desteklenmeli ve dayanışma içersinde olunmalı.

Peki sendikalar greve hazır mı?

Şimdilik sadece işçilerin gazını alıyorlar.

Şunu belirtmek isterim ki, artık mızrak çuvala sığmıyor.

2 Şubat grev kararının Türkiye işçi sınıfımıza, ve tüm metal işçilerine hayırlı olsun.

Hoş Kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-25/01/2018

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500