Advert
Advert
Advert
SKANDAL..!
Gülden SÖKELİOĞLU...

SKANDAL..!

Bu içerik 2570 kez okundu.

Bu hafta skandal bir haberle sarsıldık... İstanbul, Küçükçekmece'de, Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde, Sosyal Hizmet uzmanı olarak çalışan, İclal N. adlı, cesur bir genç kadının elindeki belgeleri Cumhuriyet Savcılığı'na vermesiyle skandal haber ortaya çıktı.

İclal N.; hastaneye, bir yılda, 450-500 kız çocuğunun doğum için geldiğini, sosyal hizmet uzmanı olarak çalıştığı 5 aylık sürede, 18 yaşın altında 250 hamile çocuğun hastaneye geldiğini, bunlardan 115'inin ise, (15- 18 yaş arası) emniyete bildirilmediğini açıklayınca, bu özel hastanede yaşanan çirkin olayın nasıl örtbas edildiğini öğrendik.

Bu, cesur, genç kadın; yaptığı tespiti hastane yöneticilerine bildirdiği halde hiç bir işlem yapılmadığını, aksine başka bir yere sürgün edilerek cezalandırıldığını söylüyor; en sonunda, elindeki belgeleri Cumhuriyet Savcılığı'na vererek yasal süreci başlatıyor.

Bu utanç verici olayların yaşandığı özel hastanenin yetkilileri hakkında, İstanbul Valisi Hasip Şahin soruşturma izni vermiyor... Sağlık Bakanı ise; çok üzüldüğünü, müfettiş gönderdiğini, kimin ihmali varsa ortaya çıkacağını söylüyor... Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya; “Türkiye'de hiç bir cinsel istismar vakasının üzerinin örtülmesine müsaade etmeyeceğiz, etmiyoruz, etmedik de” diyor.

Peki, devlet yetkililerinin açıklamaları bizlerin vicdanlarını rahatlattı mı?

Tabi ki, hayır.

Sadece bir hastanede, hamile küçük kız çocuklarının sayısı, bir yılda 450-500 ise, Türkiye'nin tüm hastanelerinde bu sayının ne kadar büyük olduğunu tahmin edebiliriz.

Küçük kız çocuklarının, cinsel istismar sonucu hamile kalmaları, 15 yıllık AKP iktidarının izlediği politikaların bir sonucudur:

-Eğitimde uygulanan, 4+4+4 denilen sistemle; kız çocuklarının 4. sınıftan sonra okula gitme zorunluluğu olmadığı için, aileleri tarafından veya cinsel istismar sonucu evliliğe zorlanmaları,

-TBMM'de, bir gece yarısı operasyonu ile, kız çocuklarını istismarcısı ile evlendirmek; böylece 'tecavüzcülere af getirme' tasarısının, muhalefet partisi olan CHP'nin milletvekillerinin uyanıklığı ile engellenmesi ve tasarının meclisten geçmemesi üzerine, hatırlarsak Bekir Bozdağ; “Tecavüzcülere af diye bir şey yok. Küçüğün ve ailesinin rızasıyla evlenme söz konusu” demişti. Oysa, küçük kız çocuğunun rızası diye bir şey yoktur ve suçtur.

-Bu utanç tasarısını geçiremeyen AKP Hükümeti bu sefer, Nüfus Hizmetleri Kanunu'nda yapılan değişiklikle, imamlara, 'resmi nikah kıyma' yetkisi veren tasarıyı,  muhalefet partilerinin, kadınların tepkilerine rağmen geçirmesi ve yasalaştırması.

 Nikah memurları, resmi nikah kıyma görevini karşılarken, hiç ihtiyaç yokken, imamlara bu yetkinin verilmesi bir tesadüf mü?

-Kürtajın yasaklanması, “tecavüz sonucu bebek öleceğine, annesi ölsün” diyen Melih Gökçek,

- “6 yaşındaki kız çocuğu ile evlenilebilir” diyen, Sosyal Doku Vakfı Başkanı Nurettin Yıldız,

-Diyanet'in yayınladığı fetvaya göre, 'Ergenliğe ulaşan 9 yaşındaki kız ile, 12 yaşındaki erkek çocuğu ailesi olmadan da evlenebilir' demesi, tepki üzerine geri adım atması,

-Kendi kız çocuklarını istismar eden babaların artması ve adaletin yavaş işlemesi,

-Annesinin dizinden ve kendi kız çocuklarından tahrik olan ahlaksızların pervasızca televizyonda konuşmaları ve cezalandırılmamaları,

-Vakıf yurtlarında kalan erkek öğrencilere cinsel istismar olayı ortaya çıkınca, eski aile bakanının, utanmadan “bir kereden bir şey çıkmaz” demesi,

-“Açıktaki ete sinekler konar” diyen din görevlisi,

-Kadının kahkahasına, giysisine, makyajına, kaç çocuk doğuracağına, hangi renk otobüse bineceğine karışanlar,

Zehirli bir sarmaşık gibi her yeri kapladınız; bugün çocuklarımızın ve kadınlarımızın yaşadığı acılardan, ahlaki çürümüşlükten sizler sorumlusunuz.

Kız ve erkek çocuklarının hayatını kabusa çeviren, ruhsal travma yaratan bu olayları örtbas edenler; çocukların yaşadığı acıların vebali, sizlerin boyunlarındadır.

Televizyonda ve basında her geçen gün artan bu kötü haberlerin artması, sapıkların çoğalması, Türk erkeklerinin; dürüstlüğüne, namusluluğuna, erdemliliğine, kültürüne ve asaletine yapılan hakarettir.

Aileler; ahlaki yozlaşmanın önüne geçmek için; çocuklarına sahip çıkmalı ve kız çocuklarını okutmalıdır.

Bu skandal olay üzerinden, buradan devlet yetkililerine sormak istiyorum:

'Beden ve ruh sağlığı gelişmeyen küçücük kız çocuklarının, doğum yaparken yaşadığı acıları, attığı çığlıkları, kendi kız çocuklarınız yaşasa vicdanınız sızlamaz mı?

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500