Advert
Advert
Advert
‘TAMEKSE KOY SEPETE’
Kemal ÖZCAN...

‘TAMEKSE KOY SEPETE’

Bu içerik 316 kez okundu.

Sevgili dostlar yazıma başlamadan önce,

Aşağıdaki CHP tüzüğünün 2. Maddesini dikkatle okumanızı istiyorum.

Bu madde partinin nasıl olması gerektiğini özetlemiş..

‘Başta Kurtuluş savaşımız olmak üzere, özgürlük hareketlerinde, emek mücadelesinden ve evrensel dayanışmadan kaynağını alan sosyal demokrasinin,

‘insan hakları, hukukun üstünlüğü, özgürlük, eşitlik, dayanışma, barışçı ve adil bir dünya, emeğin yüceliği, sürdürülebilir ve dengeli kalkınma, gönenç, doğanın ve çevrenin korunması, çoğulcu ve katılımcı’ demokrasi değerlerine dayanan, kadın erkek eşitliğine inanan, bu değerleri gerçekleştirmeyi hedefleyen, devleti, kişilerin özgürlüklerini ve refahını sağlamaya yönelik bir hizmet aracı olarak kabul eden çağdaş demokratik sol bir siyasal partidir.’

Eğer bu partide siyaset yapacaksanız bunları peşinen kabul etmişsiniz demektir.

Ümit Kocasakal CHP genel başkanlığına aday olduğunu açıkladı.

İzmir marşı ve ‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ sloganları eşliğinde,

‘ben de Mustafa Kemal’in bir askeri olarak adayım’ dedi.

Canan Kaftancıoğlu’na atıfta bulunarak.

İstanbul Baro başkanı, kendisini sosyalist olarak tanımlıyor.

Bu herif sosyalistse, Kenan Evren’de gerçek bir demokrattır.

Güdük bir ulusalcıyı şapkadan çıkarıp ‘adayım’ dedirttiler.

Bu ulusalcı genel başkan olursa CHP ikiye bölünür.

Perincekçi eğilimler gösteren bu şahsın başkan olacağı tek yer Vatan partisidir.

Hiç değilse orada muhalif ayaklarına iktidar destekçiliği yapabilir.

CHP’ye bir faydası olacağını sanmıyorum.

Aday olacaktı da ve Kılıçdaroğlu güçlenmesin diye mi ‘adalet’ yürüyüşüne katılmadı diye düşünüyorum?

Metin Feyzioğlu gibi o da çoktan tarihin siyasi çöplüğündeki yerini aldı.

Açlık grevindeki Nuriye ve Semih için tek kelime etmedi.

Ülkenin en değerli akademisyenleri KHK’lerle biçilirken ağzını bıçak açmadı.

Bugün adliyelerde avukatlar darp ediliyor, gözaltına alınıyor, tutuklanıyor gene tık yok.

Bu kanunsuzluğu ‘Arama değil, tarama’ diye savunuyor.

Gezi olaylarında barodan hukuki yardım isteyenlere ‘dilekçe yazın’ diyor.

Dilekçe yazanlara verdiği cevap  ‘size yardım demeyiz’ oluyor.

Deve kuşu taklidi yapmasını çok iyi beceriyor.

İnsanı günlük hayattaki tavrı, duruşu gösterir, kameralar önünde söyledikleri değil.     

CHP  herkesi kucaklayan bir kitle partisidir.

CHP genel başkanı olsa ne olur diye düşündüm?

Esprili üslubuyla baya eğlenceli olurdu.

Hele o salı şovları tam bir stand-up havası içersinde geçerdi.

Havanda su dövüp, kendi kısıtlı kitlesine bol bol hamaset yapardı.

Ergenekon tutukluları için ikide bir ‘tamekse koy sepete’ benzetmesi hala aklımda.

AKP’nin yandaş kanalı ‘ahaber’ destek inceliğinde duyurdu adaylığını.

Vatan partisinde siyaset yapmak yerine,

CHP’yi Vatan partisi çizgisine oturtmayı düşünüyor herhalde.

Böylelikle ‘Vatansız’ dedikleri solcular da vatanlarına kavuşmuş olur.

Tamam Atatürkçülük CHP için belirleyici bir özellik ama,

tüzüğünün 2.maddesine göre CHP sol bir partidir.

Solcu olduğunu iddia eden bir parti ulusalcı politika yapamaz.

Yani hem solcu, hem ulusalcı olunmaaaz!

Ulusalcılık, Nasyonel Sosyalist bir akımın adıdır.

Bu akımın Türkiye’deki temsilcilerinden biri de Doğu Perincek’tir

CHP ulusalcılığın içine hapsedilecek bir parti değildir.

Radikal Atatürkçü ve ulusalcı bir grup koro halinde partinin özüne dönmesi gerektiğini söylüyor.

Hatta parti içi temizlik yapar gibi sol düşünenlere kapıyı göstermeye başladılar.

Bir kitle partisine en büyük zararı verecek olan bu tür bir temizliktir.

Ülke bir film stüdyosunun platformu gibi.

Tüm partiler siyasetini bu platformda yapıyorlar, en geride olan en çok oyu alıyor.

CHP, 2 halk oylaması, 3 genel seçim, 2 yerel seçim,

ve 1 Cumhurbaşkanlığı seçimi olmak üzere toplam 8 seçim mağlubiyeti yaşadı.

Taşradaki ulusalcı, elitist ve liboş oligarkların da üstün gayretleriyle,

Kılıçdaroğlu yüzünden seçim kaybedildiği algısı uyandırılıyor.

Tamam Kılıçdaroğlu yetersiz, solculuk yapamıyor, partiye hakim değil.

 ‘Hak, hukuk, adalet’ derken biraz heyecanlandık.

Hak yerine ‘emek’, hukuk yerine ‘özgürlük’, adalet yerine ‘iş’ diyebilseydi keşke.

‘İş, emek, özgürlük’ sol bir söylemdir çünkü.

Yoksa ‘adalet’ iktidar partisinin adında bile var.

TÜSİAD toplantısında ’bizim iktidarımızda hem siz, hem işçi kazanacak’ diye bağırdı.

Bunun nasıl olacağını söylemedi tabi?

Ekmeleddin, dokunulmazlıklar, Yenikapı ruhu ve tıpış tıpış saraya gitmesine rağmen,

ayrıştırıcı, bölücü, ötekileştirici değil birleştirici ve kucaklayıcı bir yapısı var.

CHP’nin sol muhalefete kucak açmasını bekleyen genç bir kitle var.

Emekçiyi, köylüyü, Kürdü ve  gayrimüslimi kucaklayan, tüm farklı sesleri özümsemiş,

bir sosyal demokrat anlayışla bu iktidara karşı seçim kazanılabilir.

Tüzükte belirtildiği gibi ‘çağdaş demokratik sol bir siyasal parti’ olarak.

Hiç kimse başkan değişirse parti iktidara gelir demiyor.

Tartışmalar Kemalizm, askermiş, yoldaşmış, özüymüş, sözüymüş, fabrika ayarları üzerine.

Tüzüğe bakan yok.

Bu adam genel başkan olsun, ertesi gün Kılıçdaroğlu’nu bile arar hale gelinir.

Az buçuk muhalefet yapmaya çalışan CHP’yi aynı gemideyiz, beka ayaklarına saraya teslim eder.

Buna ‘yağmurdan kaçarken doluya tutulmak’denir.

Seçilme ihtimali yok.

Emek harcamayan adamı genel başkan yapmazlar.

O şansını ‘adalet’ yürüyüşünde kaybetti maalesef.

CHP’nin başına tüzüğün  2.maddesindeki özellikleri taşıyan bir lider gelmeli.

Sağcı olduğunun farkında olmayan solcular değil!

Bunun da bu partide fazlasıyla olduğu kanısındayım.

Hoş Kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-19/01/2018

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500