Advert
Advert
Advert
‘İSTANBUL’DAN GELDİLER, İSTANBUL’DAN GİDECEKLER!’
Kemal ÖZCAN...

‘İSTANBUL’DAN GELDİLER, İSTANBUL’DAN GİDECEKLER!’

Bu içerik 239 kez okundu.

CHP’de ezberler bozuluyor.

Canan Kaftancıoğlu İstanbul İl Başkanı seçildi.

Yeni İl Başkanı hem kadın, hem demokrat, üstelik barıştan yana…

Üstüne üstlük bir de Hazirancıymış.

Hak, hukuk,adalet, barış ve laiklik geri gelecek diye umutlandım doğrusu.

Bu kadının kötü bir yanı var, sürekli özgürlükten demokrasiden bahsediyor.

Sosyal demokrat, adaletten ve özgürlüklerden yana bilgili, kültürlü, akıllı bir Cumhuriyet kadını. 

CHP’ deki elitist yapıyı halledeceğini düşünüyorum.

 Kadıncağız daha koltuğa oturmadan herkese bir telaş aldı.

Çullandılar üstüne.

Terörist ilan ettiler, linç kampanyası başlattılar.

Parti üyesi, delegesi veya İl yönetiminde olması tehlike değildi, İl başkanı olunca meee!

Seçilir seçilmez hemen geçmiş defterlerini açtılar.

PKK propagandası yapmak, Türkiye Cumhuriyeti devletini ve kurumlarını aşağılamak,

ve Cumhurbaşkanına hakaretten soruşturma başlatıldı.

CHP içinde de bir kısım ulusalcı liboş tayfanın saldırısına uğradı.

Anlaşılan bu zevat seçilmesinden oldukça rahatsız olmuş.

Bu saldırıları hasarsız atlatmasını istiyorum.

Cesur bir kadın ve böyle şeylere pek pabuç bırakmaz diye düşünüyorum.

Umarım siyasi hayatını mahvetmezler.

Yolu açık olsun.

Benim merak ettiğim, o mu CHP’yi dönüştürecek, yoksa CHP’ mi onu kendisine benzetecek.

70’li yıllarda Bülent Ecevit vardı böyle cesur.

Oy rekoru kırmıştı.

Canan Kaftancıoğlu belli ki siyaset yapmayı bilmiyor, ya da kendisini buna hazırlamamış.

CHP bugün Kemalizm’le İslamcılık arasına sıkışmış ve birbirinden beslenerek ilerleyen siyasetçilerden oluşuyor.
CHP’nin kısır bir döngüye hapsolmuş siyasi anlayışına yeni bir soluk katabilirse,

ve sola yaklaştırabilirse tüm ezilen halkımız için bir umut olabilir.

CHP içindeki ulusalcı, sağ, sığ, liboş ve çıkarcı kasaba politikacıların sırıtmasına vesile oldu.

Türkiye’de kadın olmak zordur, kadın olarak siyaset yapmak daha zordur.

CHP bugün çok çetrefilli bir sınavdan geçiyor.

Bu sınavdan geçebilirse ne ala..

Muğla’daki kasaba politikacılarından tık yok!

Ne İl başkanından ve ilçe başkanlarından, ne belediye başkanlarından, ne milletvekillerinden,

ne de kadın ve gençlik kollarından ses seda yok!

Onlar bu ara çok yoğun.

Partinin geleceği için toplanıp ciddi kararlar alıyorlar.

Kongreden sonra oligarklardan aldıkları doğrudan teminle parti içinde bir cadı avı başlattılar.

Parti üyelerine sarı renkli zarflar göndermekle meşguller.

Muğla gibi duyarlı bir kenti bile ne hallere düşürdüler.

Canan Kaftancıoğlu’nun adını bile zikretmekten imtina ediyorlar.

Korkmayın Canan hanım ne Genel başkan, ne de 2019’daki başkanlık seçimlerinde aday değil.

Kendi partilisi bile sahip çıkıp, çıkmama ikileminde boğuluyor.

Muğla’da ve tüm partide tuhaf bir sessizlik hakim.

Aslan sosyal demokratlar artık farklı siyasi görüşlere tahammül edemez oldular.

Karşısında oylarını korumak için her türlü pisliği yapabilecek bir siyasi anlayış varken,

medyanın tümünü kontrol eden bir parti varken sahip çıkılmalıydı.

Keşke Fethullah Gülen’le fotoğraf çektiren siyasetçileri de bu kadar yüksek sesle konuşabilseydik.

FETÖ lideriyle fotoğrafı olmayan AKP’li var mı?

Gazeteciler tutuklandıysa, akademisyenler tehdit ediliyorsa, hayatın her alanına gericilik hakim oluyorsa,

her an savaş modunda isek bundan iktidar kadar CHP’de sorumludur.

Ayrıca ’Atatürk’ün yoldaşlarıyız’ sloganının neresi yanlış?

Askerleriyiz demek militarist bir yaklaşım değil mi?

Gardrop Atatürkçülerinden ve Atatürk’ü malzeme edenlerden de kurtulmamız lazım.

AKP Genel Başkanı olan Cumhurbaşkanı bile işi gücü bırakıp,

bu kadın hakkında kürsüde nefretle ve anlamsızca konuşmaya başladıysa işimiz var.

‘Bizim polisimize saldırdılar’ diye, ‘taş attılar’ diye çemkiriyor.

Ekranda elinde taş olan bir kadın resmini işaret ederek.

‘Kocası domuz eti yemiş’ diye ekranda kemik tabağını gösteriyor.

Bugün çıktı onların hepsini yalanladı.

Sadece annesi için yaptığı paylaşım nedeniyle Tayyip Erdoğan’dan özür diledi.

Ama ‘anneleri de meydanlarda yuhalatmayalım’, 'ananı da al git' demeyelim dedi.

Artık CHP ve Türkiye solu kendini sorgulamalıdır.

Ne Ekmeleddin İhsanoğlu’na, ne de Mansur Yavaş’a bu kadın kadar tepki gösterilmedi.

Daha birkaç ay önce İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı istifa ettirildi bu kadar ayyuka çıkarılmadı.

AKP kendisi üzerinden linç kampanyası yürütüyor, bazı CHP’liler de buna çanak tutuyor.

İktidara yaptığı yanlışları yüzüne tokat gibi vuracak, korkusuz muhalefet yapacak insanlara ihtiyacı var bu ülkenin.

Üye, delege, seçmiş, seçilmiş, seçtirilmiş, kongre ayakları falan yapmayacağım.

Şartları yerine getirmiş İl başkanı olmuş.

Nasıl entrikalarla seçildiklerini gayet iyi biliyorum.

Neyse Canan Kaftancıoğlu her şey tükendi dediğimiz anda ortaya çıktı.

Böyle anlarda bir ışık belirir, yeniden hayata tutunursun, toparlanırsın,

‘biz bitti demeden bitmez’ dersin ya işte öyle bir zamanda geldi.

Doğru zamanda ama yanlış yerde ortaya çıktı.

Bana göre ilerde CHP’nin yakın tarihte yaptığı en büyük siyasi hamlesi olduğu görülecektir.

Bu dişlerinin arası kürdanlı eşraf ve kasaba politikacılardan gına geldi artık.

Vizyonsuz, halka inemeyen, köhnemiş politikacılardan kurtulmanın da vakti zamanı geldi.

Canan Kaftancıoğlu’nun yaptığı iddia edilen bazı sosyal medya paylaşımlarını bende doğru bulmuyorum.

Ancak bir insana külliyen iyidir veya külliyen kötüdür anlayışını da doğru değil.

Protest kişiliği, duyarlılığı ve aykırı bir siyasetçi olmasını önemsiyorum.

Bu memlekette şehide kelle, ülkenin kurucularına iki ayyaş, Lozan’a hezimet, Barzani ve Apo’ya sayın dendi.

Oslo ve Dolmabahçe pazarlıkları yapıldı.

Ve en milliyetçisinden bir partinin hiçbir şey olmamış gibi bu zihniyete kayıtsız şartsız destek vermesi,

devletin bekası kılıfıyla halka yediriliyor.

Kadın ‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ yerine ‘Mustafa Kemal’in yoldaşlarıyız’ dedi diye linç ediliyor.

Ne var bunda?

12 Eylül darbesiyle birlikte hayatımıza giren bir slogan yerine,

Mustafa Kemal’in yoldaşı olmak daha doğru değil mi?

Bugün yaptığı basın toplantısında şöyle bir cümle kurdu.

‘İstanbul’dan geldiler, İstanbul’dan gidecekler’

Başarılar diliyorum…

Hoş Kalın, İnançla ve Dirençle kalın.

Kemal ÖZCAN-17/01/2018

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500