Advert
Advert
Advert
NEREDEN, NEREYE…!
Gülden SÖKELİOĞLU...

NEREDEN, NEREYE…!

Bu içerik 700 kez okundu.

Eğitim Enstitüsünü, 1977- 80 arasında, Bursa'da okudum. Seksenler öncesi olduğu için, okulumuz çok olaylı idi; olay çıkmasın diye, önce sağ görüşlüler (ülkücüler), sonra da sol görüşlüler (devrimciler) içeri alınırdı. Ancak sol görüşlü öğrenciler okula girerken, diğerleri ceplerinde getirdikleri taşları atarlardı, bazen de kurşunlar havada uçuşurdu.

O zaman ki polisler de sağ-sol ayrımı (Pol-Bir, Pol-Der) olduğundan, çoğu zaman onlar da taraf tuttuğundan, okula girmek ve eğitim görmek bir macera idi. Bir defasında, Sosyal Bilgiler Bölümü binasına girdiğimde, 2. kattan sıra ve masaların üzerimize doğru atıldığını görünce saklandım. Okulumuzda; sağ ve sol gruplar arasında, hakimiyet kurmak amacıyla, silahlı çatışmalar yaşanır, yaralananlar ve hatta ölenler olurdu. Bu nedenle kelle koltukta okuduk.

Solcu öğrenciler arasında görüş farklılıkları nedeniyle, bazı ayrılıklar olsa da, özünde bir sevgi, saygı vardı. Erkek öğrenciler, kız öğrencilere 'bacım' diye hitap eder, yan gözle bakan olmazdı. Aynı okulda çalıştığım, devrimci bir öğretmen abimiz, şu itirafta bulundu: 'Okulda, kız arkadaşlarımıza 'bacım' dediğimiz, başka gözle bakmadığımız için, hiç sevgilimiz olmadı, o yüzden çok geç evlendik' demişti.

Peki, şimdi durum nasıl? Şimdi, bırak üniversiteyi, liseyi, ortaokul, hatta ilkokulda kız öğrencilere tacizler söz konusu. Yatılı okullarda, yurtlarda erkek öğrenciler bile savunmasız ve korunmasız. Bu kötülükleri yapanlar en ağır şekilde cezalandırılmadığı için de kötü örnek teşkil ediyor.

68'li ve 80'li kuşaklardan bugünlere nasıl geldik, nasıl bu kadar yozlaştık?

Her şey, eğitimin temel taşlarının bozulmasıyla başladı.

Ülkesi ve vatanı için kendini feda eden, eğitimli, kültürlü gençlerin olduğu, 68'liler ve 80'ler kuşağından, bugünkü eğitimsiz, dinci ve kinci kuşağına nasıl geldik?

-Yoksul köy çocuklarının en iyi şekilde yetiştiren, Köy Enstitüleri'nin kapatılması ile, aydın ve üretken nesillerin önü kesilmiştir.

-1980 Askeri darbesinden sonra eğitimde yozlaşma başladı; İmam-Hatip Okullarının çoğaltılmasıyla, Atatürk İlke ve Devrimleri'ne düşman neslin yolu açılmıştır.

-Sürekli eğitim sisteminde yapılan değişikliklerle, sorgulamayan, itaat eden, dindar ve kindar nesillerin çoğalması hedeflenmiştir.

Türk Milli Eğitim Sistemi'nin müfredatından 'Atatürkçülük çıkarılmış; ders kitapları laiklik, bilimsellik ve çağdaşlıktan uzaklaştırılmış, tamamen dini eğitim esaslarına dayandırılmıştır. Okullara mescit zorunluluğu getirilmesi, Din Kültürü dersine imamların girmesi, çocukların sabah namazına okul olarak götürülmesi, gitmek istemeyenlerin dinsiz olarak yaftalanmasına neden olacağı, toplumda olduğu gibi öğrencilerin de bölünmesine yol açacağı için çok tehlikeli.

Atatürk tarafından 3 Mart 1924'de kabul ettiği Tevhid-i Tedrisat kanunu ile laik ve bilimsel eğitim modelinin yetiştirdiği öğrencilerden bilim, sanat, spor, edebiyat, felsefe alanında dünya çapında ünlü isimler ortaya çıktı.

Peki, bilimsel eğitimden uzak olan şimdiki sistem ile bilim adamı yetişir mi?

Tabi ki yetişir..!

Hz. Nuh'un, tufan öncesinde çelikten bir gemi yaptığını, gelmek istemeyen oğlunu cep telefonu ile aradığını söyleyen üniversite öğretim üyesi gibi;

'Bu ülkeye ne geldiyse okumuşlar yüzünden geldi, ben cahillerin ferasetine güveniyorum' diyen üniversite hocaları yetişir.

Çanakkale Savaşında, Kurtuluş Savaşında ki cephelerde fırsat buldukça kitap okuyan Atatürk'ün, not alarak okuduğu kitapların sayısının 3397 olduğunu biliyorum.

Atatürk, bir arkadaşına şunu söylemiştir: 'Ben çocukken fakirdim. İki kuruş elime geçince bunun bir kuruşunu kitaba verirdim. Eğer böyle olmasaydı, bu yaptıklarımın hiçbirini yapamazdım.' demiştir.

Buradan, çocuklarını en iyi şekilde yetiştirmek isteyen ailelere seslenmek istiyorum:

'Çocuklarınızla oyunlar oynayın, beraber kitap okuyun. Çocuklarınızı yeteneklerine göre, resim, müzik ve çeşitli spor dallarına yönlendirin ki, olumlu düşünen, sağlıklı, saygılı, kültürlü nesiller olsun.'

Aksi takdirde, yeni nesil kayıp kuşak olacak.

Geleceği kayıp olan bir neslin vatanı da olmaz.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Perihan-Şah İslm     0000-00-00 Gülden merhaba;eşimin sevgili arkadaşı, tabi benim de... HaberMilas'takiyazılarınla tiryakilik yarattığının farkındasın değil mi? Seni kutluyoruz ve bu şansımızın hep sürmesini istiyoruz. Sevgiyle...
Perihan-Şah İslm     0000-00-00 Gülden merhaba;eşimin sevgili arkadaşı, tabi benim de... HaberMilas'takiyazılarınla tiryakilik yarattığının farkındasın değil mi? Seni kutluyoruz ve bu şansımızın hep sürmesini istiyoruz. Sevgiyle...