Advert
Advert
Advert
‘BUNDAN DAHA KÖTÜSÜ OLAMAZ’
Kemal ÖZCAN...

‘BUNDAN DAHA KÖTÜSÜ OLAMAZ’

Bu içerik 453 kez okundu.

İran’da halk isyanının ateşi sönmüş gibi görünüyor.

Direniş 28 Aralıkta başladı ve 4 gün sürdü.

Kendi iç dinamikleriyle ortaya çıkan bir eylemdi.

Mollalar başta çok önemsemediler, fakat baktılar ki pabuç pahalı, saltanat elden gidiyor, silaha başvurdular.

Gösterilerde 30’dan fazla insan hayatını kaybetti..

İran’da molla rejiminin yıkılması çok zordur, oluk, oluk  kan akması gerekir..

125 bini Devrim Muhafızı olmak üzere sayıları 500 bini bulan rejime ölümüne sadık eli silahlı milisler var.

Zaten olaylara Devrim Muhafızları müdahale etseydi bugün on binlerce insan ölmüştü.

İstiklal caddesinde bir kadına elindeki palayla saldıran o yaratıklardan oluşan bir ordu düşünün.

1979’da iktidara gelen Humeyni ilk iş olarak ‘Devrim Muhafızları’ adında kendi ordusunu kurdu.

İran ekonomisinin üçte birini Devrim Muhafızları yönetiyor.

Bu silahlı yaratıklar halkın saflarına geçerse, rejim ancak o zaman yıkılır.

125 bini aşkın silahlı adamın bir eli yağda, bir eli balda.

Her ne pahasına olursa olsun rejimi korumaya programlanmışlar.

Cihat ihraç edecek durumdalar.

Dünyanın en tehlikeli silahlı dinci ve gerici örgütü.

İran’da beş yılda bir böyle isyan patlamaları oluyor.

Bu rejimin her yerinden irin akıyor.

Çağın 500 yıl gerisinden geliyorlar.

Çünkü vinçlere astırdıkları insanların ahı ve laneti hala onların üstünde.

Heykelleri yıkan, resimleri yakan, müziği yasaklayan kafa yerle bir olmalıdır.

Er ya da geç İran mollalardan kurtulacak, kurtulmak zorunda.

Diyalektik böyle.

İran halkının tepesine çöreklenmiş o ceberut mollalara karşı yapılan her türlü direnişi destekliyorum.

Ve biz insan oğluna ekmek, su ve özgürlük olmadan rahat yok!

Fransız devriminden beri bu böyle.

Olayların arkasında Amerika varmış, Antartika varmış, bilmem ne varmış?

Gezi olayları gibiymiş..

Evet ama daha henüz ‘Başörtülü bacımın üstüne işediler’

‘Camiye ayakkabılarıyla girdiler, içki içtiler’ denmedi.

Dış mihraklar yaptırıyormuş.

Büyük resim, fitne fala filan.

Yok canım daha neler?

İran’ı da FETÖ karıştırıyor FETÖ, protestocuların alayı FETÖ’cü.

Fransız devrimi sırasında bile gazetelerin manşetleri şöyleydi.

‘Emperyalistler işbaşında’

‘Avrupa’da kartlar yeniden dağıtılıyor’

‘İngiliz ajanların kışkırttığı teröristler devletimizi protesto ediyor’

Bugün de değişen hiçbir şey yok!

İran'daki protestolara benzer eylemler Yunanistan'da, İngiltere 'de, Fransa’da oluyor.

Göstericiler ülkeyi birbirine katıyor.

Batı oraları karıştırmıyor ama nedense halkına baskı uygulayan dikta rejimlerinde,

protesto eylemi olunca olay hep ‘Batı'nın oyunu’ oluyor.

Kim yaptırırsa yaptırsın hiç umurumda değil!

Bir yerde kitlesel gösteriler varsa, orada hak, hukuk ve adalet yoktur.

İranlı düşünür ve yazar Ali Şeriati şöyle demiş.

‘Sadece devletin konuşma hakkına sahip olduğu bir memlekette hiçbir söze inanmayın’

Evet inanmayın hepsi yalan!

İran halkının direnişi meşrudur, İran halkı hakkı olan özgürlüğü istiyor.

Hükümet açıklama yapıyor ’ölenleri güvenlik güçleri değil, ajanlar öldürdü’

Hükümet eylemlerden ‘dış güçleri’ sorumlu tutarak beni gene yanıltmadı.

Özellikle kadınlar baskı altında ve son derece mutsuz.

Burkaya doğru evrilen kadın başörtüsünü sopaya geçirmiş ‘İslam Cumhuriyetine ölüm’ diye sallıyor.

Eylemciler ‘diktatöre ölüm’, ’Suriye’den çekilin’ şeklinde sloganlar atıyor.

Sosyal medyada ‘İran Türkiye olmayacak’ diye slogan filan atıldığını yazanlar oldu.

Henüz o kadar da değil ama Türkiye’nin İran olmasına ramak kaldı.

2019 sonbaharından sonra görün siz Türkiye’yi.

Seçimi kazansalar da kötü, kaybetseler de.

İran Ortadoğu’da bizden daha güçlü ve daha tutarlı bir ülke.

Biz daha doğru dürüst Neo Osmanlıcılık oynamasını bile beceremiyoruz .

Olaylar sırasında fikri hür, vicdanı hür AKP iktidarının ağzını bıçak açmadı.

Hepsi Reislerinden gelecek açıklamayı beklediler.

Dün İran’ın eski Cumhurbaşkanı Ahmedinejat’ın karışıklığın sorumlusu olarak gözaltına alındığı haberleri çıktı.

Eğer bu doğruysa bu direniş burada bitmez.

İran’da her şey güllük gülistanlık, halk refah, huzur, adalet, özgürlük ve eşitlik içinde yüzüyor.

Batı ortalığı karıştırıyor.

Amerika, İsrail kıskanıyor.

Bana göre İran’da halk ‘bundan daha kötüsü olamaz’ diyerek başkaldırdı.

Siyasal İslam sebebiyle sıkıştırılan ve örselenen toplumun isyanıdır bu.

Bir ülkede yönetenlerin eskisi gibi yönetemedikleri,

yönetilenlerin de eskisi gibi yönetilmek istememesi haline devrim diyoruz.

AKP ülkeyi OHAL’siz, KHK’sız yönetemiyor.

Hem ülkemizin, hem de komşu İran' ın siyasal İslamcılardan kurtulduğu günü umarım ölmeden görürüz.

Hoş Kalın, İnançla ve Dirençle görün!

Kemal ÖZCAN-08/01/2018

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500