Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
Advert
‘HALIYA BASMA LAYN!’
Kemal ÖZCAN...

‘HALIYA BASMA LAYN!’

Bu içerik 539 kez okundu.

Meclis başkanının odasını gördünüz mü?

O varaklı koltuklara baktığımda gördüğüm tek şey,

tam bir zevksizlik ve alabildiğince müsriflik.

Edilen sadece ülkenin içi değil.

Yerde serili halıya bakarken, Osmanlının gerileme devrine dalıp gittim.

Abdülhamid Han hazretleri Hereke halısı serdirir de,

‘bizim meclis başkanımız serdiremez mi?’ diye düşündüm..

Yerdeki halının fiyatı 450 bin dolar civarında olduğu söyleniyor.

O değil de Avrupa gene bizi kıskanacak!

Ne demişti muktedir?

‘İtibardan tasarruf olmaz.’

Meclisin geldiği şu hale bakın?

İşleri güçleri şatafat, gösteriş.

Sanki lale devrini yaşıyoruz.

Osmanlının yükselme devrindeki sıkıntıları değil de,

gerileme devrindeki o inanılmaz şaşaayı.

Arkadaş tarih bu kadar mı noktasına, virgülüne dek tekerrür ettirilir?

Halk fakirleşirken, saraylar, gösterişler, şatafatlar yükselirmiş.

Halk zenginleşirken onların hepsi yerle bir olurmuş.

Yani ters bir orantı var, o kadar…

Sade olmak kolay değil tabi.

İnsanın içi dolu olacak, gelişmiş olacak, gözü doymuş olacak.

İnsanın içi boşaldıkça, geriledikçe, onu kapatma ihtiyacı duyuluyor,

onu da ancak cafcaf, gösteriş ve şekilcilikle örtebilirsin..

Tarih boyunca bu hep böyle olmuş.

Odaya Arap işi, oryantal bir kültür hakim.

Bir ambiyans yakalanmış amma, odanın sarayın neresine benzediğini pek çıkaramadım?

Altınlar, gümüşler, varaklar, aynalar, oymalar, tuğralar…

Zengin görünsün diye bu mobilyalardaki altın varak tutkusu atadan geliyor.

Kendilerini olduğundan fazla göstermek de kolay iş değil tabi.

Her şeyi geçtim de o paraları düzgün şeylere harcayın bari.

Eski odanın duvarlarını süsleyen tablolar gitmiş, partili Cumhurbaşkanının resmi gelmiş.

Atatürk resminden baya tasarruf etmişler.

2 metrelik Atatürk resmini 50 santime düşürmüşler.

Arap yağı bol bulunca orasına, burasına sürermiş derler ya, işte o hesap..

Bu Siyasal İslamcılar ulaşmak istedikleri şeyleri,

ellerine fırsat geçince neden bu kadar abartıyla yaparlar onu anlamadım?

Dev binalar, milyonluk makam araçlarıyla, hanlar, hamamlar, saraylarla itibar kazandıklarını sanıyorlar..

Bir kültürsüzlük, bir görgüsüzlük başını almış gidiyor.

CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı cevaplanması için soru önergesi vermiş.

‘Meclis Başkanı'nın makam odasındaki eşyalar yıpranmadığı halde,

tavan ve duvarlar yıkılıp dökülmediği halde neden yenilenmeye ihtiyaç duyulmuştur?

Yenileme işlemleri için ne kadar para harcanmıştır?

Milletin Meclisi'nde yapılan bu tür harcamalar yakışık alıyor mu?’

İşçiye gelince çay simit hesabı yapın.

Asgari ücretliyi kendi uydurduğunuz enflasyonu ezdirmemeyi bir halt sanın.

Ondan sonra büyüme hızı goygoyları yapın.

Halının Dolmabahçe sarayındaki devasa halıdan bir farkı yok.

Fakat orda serilenin üstünde gezemiyorsunuz.

Meclis başkanının odasındaki halıya basacaklar.

Nejat Uygur aklıma geldi.

‘Param yok memet’ oyununda ‘halıya basma layn!’ diye bir bağırışı vardı.

Sıkıysa bas!

Nejat Uygur yaşasaydı o halıya ayak bastırmazdı.

‘Halıya basma laynnn!’

Halı o derece yani..

Ebu Zerr kimdir bileniniz var mı?

Siyasal İslamcılar onun adını bile anmazlar, unutulsun gitsin isterler.

İslam’ı kabul eden ilk beşinci kişidir.

Muaviye’nin yeşil sarayına, şatafatına karşı çıkmış, ve bu yüzden halife Hz.Osman’la ters düşmüştür.

O da ölsün diye onu ailesiyle birlikte deve sırtında kızgın çöllere sürdürmüş.

Muaviye'nin yüzüne ‘bu sarayları ne ile yaptırıyorsun?

Eğer halkın parasını harcıyorsan bu zulümdür,

kendi paranla yaptırıyorsan israftır.

iki halde de yanlıştasın, bunlardan vazgeç!’demiştir.

Öldüğünde ‘sarınacağı kefenin’ devlet malı olmamasını vasiyet etmiştir.

‘İki gömleği olan bizden değildir’ sözü ona aittir.

Bir Ebu Zerr’ e bakıyorum, bir de bugünkü müsriflere, arada dağlar var.

‘İtibardan tasarruf olmaz’ tamam da ama halkın içmeye ayran yok.

Ali Şeriati’nin‘Ebuzer/ Sosyal Adaletçi ve Devrimci’,

isimli kitabını okuyorum.

Okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum. 

Ebu Zerr’i birkaç satıra sığdırmak imkansız.

Kitabı okuduktan sonra bir yazımı tamamen ona ayırmak istiyorum.

Hoş Kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-19/12/2017

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500