Advert
Advert
Advert
ŞEYTANIN ARKA BACAĞI
Kemal ÖZCAN...

ŞEYTANIN ARKA BACAĞI

Bu içerik 579 kez okundu.

Hey gidi Deniz Gezmiş hey!

Senin ölüne bile rahat yok bu ülkede.

Eğer yaşasaydın sana yaşam hakkı tanımayacak, tırnağın etmeyecek insanlar,

bugün birilerine yaranmak için seni kendi emellerine alet etmeye başladı.

Rıdvan Dilmen, Erdoğan’a bakınca parkasız Deniz Gezmiş’i görüyormuş.

Yok artık be koçum, daha neler?

‘Purosuz Fidel Castro’ değil miydi o?

‘Deniz Gezmiş’de parkalı Erdoğan’dır’ demeye getiriyor.

Yazmayım dedim, şu herife prim vermeyim dedim.

Ama maalesef olmuyor, zor tutuyor insan kendini.

Federasyon başkanı yapsalar da kurtulsak şu heriften.

Federasyon başkanı olmak için her şeyi yapabilir.

Yakında kefen giyip sokaklarda dolaşırsa hiç şaşırmayın.

Referandum öncesi olduğu gibi bir çıkış da Demirören’den bekliyorum.

Rıdvan Dilmen’e  boşuna şeytan dememişler.

Hatta Bülent Ersoy bir keresinde ona ‘Şam şeytanı’ demişti.

Bence ‘şeytanın arka bacağı.’

Hangi topa gireceğini iyi biliyor.

Şeytanın bile aklına gelmeyecek şeyler yapıyor.

Deniz Gezmiş emperyalizme karşı başkaldırmış bir gençliğin sembolüdür.

Anti emperyalist bir devrimcidir.

O bunun bedelini hayatıyla ödedi.

Bu uğurda nelerden vazgeçtiğini, nasıl ölüme gittiğini yazmama gerek yok.

‘Vatan, onu parsel parsel satanların değil, uğrunda darağacına gidenlerindir!’

diyerek söylenebilecek her şeyi bir cümle ile kendisi özetlemiştir zaten.

Denizler ‘Amerika defol’ ve ‘Tam bağımsız Türkiye’ derken,

dinci, gerici güruh tekbirler getirip, çivili sopalarla, satırlarla onlara saldırıyorlardı.

Abdullah Gül ve İsmail Kahraman o günleri çok iyi bilirler.

O gün 6.filoyu kıble yaparak namaza duranlar,bugün iktidar gücünü ellerine geçirince,

birden bire vatansever oldular, anti emperyalist oldular.

Dahası ‘parkasız Deniz Gezmiş’ oldular.

Tayyip Erdoğan’la, Deniz Gezmiş’i mukayese etmek şeytani bir aklın ürünüdür.

Bu ülkede parkalı Deniz Gezmiş’i astılar.

Mecliste ‘3 e 3’ sloganları atarak Menderes’in rövanşını aldılar.

Süleyman Demirel yolsuzluk yapan yeğeni için ’25 yaşındaki çocukla uğraşıyorlar’ derken,

kendisi 25 yaşındaki gençlerin idamı için iki elini birden havaya kaldırmıştı.

Kefenli Tayyip Erdoğan’ı Cumhurbaşkanı yaptılar,.

Binlerce korumasıyla, bin odalı saraylarda, yazlıklarda yaşatıyorlar.

Devlet Bahçeli’de çemkirdi ordan..

Ah bi de ‘parkasız Deniz Gezmiş’ diyebilseydi..

‘Pan, pankartsız Deniz Gezmiş’ filan dedi durdu.

Çok güldüm gerçekten.

Cumhurbaşkanımızı bir teröriste benzeterek nereye varmak istemektedir!’

‘Şeytanlığını sahada yapsın, özür dilemelidir!’ dedi.

‘Yalaka’ dedi.

Nedense kendisine yapılan eleştirilere sessiz kalırken, Tayyip Erdoğan’a toz kondurtmuyor.

Her türlü milliyetçiliği ayaklar altına’ alan bir zihniyeti savunan milliyetçi..

Daha dün çocuksuz olduğunu siyasete malzeme yapan birine, bugün sahip çıkması neyle izah edilebilir.

Asıl mesele Deniz Gezmiş’in terörist olup olmaması değil,

Devlet Bahçeli’nin Tayyip Erdoğan adına açıklama ve savunma yapmasıdır !

Sanki hükümetin MHP’den sorumlu başbakan yardımcısı!

Cumhurbaşkanını en çok ben seviyorum modunda..

Az daha sabret sayın Bahçeli, şunun şurasında 2019’a ne kaldı ki?

Ondan sonra rahatlarsın.

Mustafa Kemal Atatürk emperyalist işgale karşı çıktığında,

itilaf devletleri ve işbirlikçi İstanbul hükümeti ona da ‘terörist’ demişti.

Eğer savaşı kazanamasaydı hain, terörist yaftası asarak onu da idam edeceklerdi.

Dünyanın en büyük terörist devleti ABD’ye karşı savaş açan,

‘Askere kıyamadım, yoksa yakalanmazdım’ diyen birine terörist demek,

referandumda ‘hayır’ oyu verenlere terörist demekten bir farkı yoktur.

Deniz’ler deki  cesaretin, vatan sevgisinin onda birine sahip olsaydık,

 Bugün bu millet ‘Tam bağımsız bir Türkiye’de yaşıyor olurdu.

Rıdvan durur mu o da hemen bir açıklama yaptı.

‘Ben ne şeytanım, ne de yalakayım, onurluyum’ dedi.

‘Kimse benden özür beklemesin, özür dileyecek bir şey yapmadım’ dedi.

Söylediği iki cümlede tam dört kez ‘Sayın Cumhurbaşkanımız’ diyerek yeni bir rekora imza attı.

Sen Erdoğan’a bakınca parkasız Deniz Gezmiş’i görüyorsun ya,

millet de sana bakınca artık ‘cüppesiz Ahmet Hocayı’ görmeye başladı.

Biri siyasetçi, diğeri sporcu olan iki kişi birbirlerini yerken, o eminim keyifle izliyordur.

Bakalım ‘en çok kim seviyor’ kavgasını kim kazanacak?

Ne diyelim?

İyi olan, pardon iyi yalayan kazansın.

Hoş Kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-17/12/2017

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500