Advert
Advert
Advert
OSMAN GÜRÜN’E DESTEK ZİRVESİ
Kemal ÖZCAN...

OSMAN GÜRÜN’E DESTEK ZİRVESİ

Bu içerik 311 kez okundu.

Geçtiğimiz Perşembe günü Kemal Kılıçdaroğlu Muğla’ya geldi.

Toplu açılış ve temel atma törenine katıldı.

Ulaşım çalıştayı yapıldı.

Daire başkanlarıyla yapılması gereken çalıştaya  genel merkezin katılması manidardı.

Toplu açılış, temel atma, çalıştay falan bahane, koltuklar şahane.

Muğla’nın plaka işareti 48.

Açılışı yapılan tesis veya her neyse onun da sayısı 48.

Bu bir tesadüfmüdür, yoksa bilinçli olarak mı ayarlanıyor onu bilmiyorum?

Bu mantıkla Adana’da hiç toplu açılış yapılmaması gerekiyor.

Platformda uzunca bir masa ve üzerine sıralanmış kırmızı butonlar.

Butonlara uzanmış eller, uçan balonlar ve konfetiler vs.

Miting desem, miting değil, basın açıklaması desem o da değil.

Sanki devlet töreni.

Sanki kürsüde konuşacak olan Muğla valisi.

Alanda, kürsüde ve binanın cephesinde asılan o büyük posterlerin içinde altı oklu parti bayrağı yok.

Muğla büyükşehir amblemli bayraklar ve Türk bayraklarıyla donatmışlar.

Kameralardan uzak birkaç noktada vardı..

Partinin bayrağını asmaya çekiniyorlar.

Partizanlık yapılıyor derler de, oy vermezlerse ne olur sonra ?

Aynı AKP genel başkanı olan Reis’in taktiği.

AKP’yi ve Reis’i taklit ederek iktidara gelmeyi düşünüyorsanız,

aslı varken kimse taklidine oy vermez!

Alanın ortasına bir çadır kurulmuş, bütün aristokratlar oturmuş..

İmtiyazlı sınıf iktidarı..

Aman kafalarına yağmur değmesin, güneş geçmesin.

70-80 yaşındaki yaşlı insanlar Kılıçdaroğlu’nu saatlerce ayakta beklediler.

AKP’de böyle yapıyor değil mi?

Yazıklar olsun size!

Seçimlerde köylere oy istemeye giden adayların,

minibüsün içinden ve oturduğu yerden millete el sallaması gibi.

Oy istemek için evlere gidenlerin, ayakkabılarını çıkarmadan eve girdikleri gibi.

Halk kendisiyle beraber ayakta beklemeyen, beraber yürümeyen,

ve hatta beraber ıslanmayan, kendisine benzemeyen insanlara oy vermez.

Halk dediğimiz de kendi partilileri ve belediye çalışanları.

Alandakilerin yaş ortalaması elliden aşağı değil.

Peki bu partinin gençlik kolları yok mu?

Osman Gürün konuşurken belediye çalışanı olduğunu düşündüğüm küçük bir gruptan,

‘En büyük başkan bizim başkan’diye ara ara cılız sesler geliyordu.

Elbette adam Büyükşehir belediye başkanı..

Bu arada Muğla CHP’nin başındaki oligarklarada gün doğdu.

Kılıçdaroğlu’nun sayesinde  2019’da ki yerlerini pekiştirmiş oldular.

CHP tipi demokrasi de bu olsa gerek.

Muğlalıların seçme ve seçilme hakkının ne önemi var ki?

Sahnelenen oyunun adı ‘Osman Gürün’e destek zirvesidir.’

Ne diyelim?

Bu zirve Osman Gürün’e hayırlı olsun.

Kılıçdaroğlu mecliste konuşamamaktan, sokakta konuşamamaktan şikayetçi oldu.

Ey Kılıçdaroğlu, senin partindeki kongrelerde de ‘konuşmak’ yasaktı!

Konuşmak isteyenler ve divan başkanlarıdisipline verilmekle tehdit edildiler.

Konuşmak kongre gündemlerinden çıkarıldı.

Yani başında olduğun partinin ülkenin durumundan pek farkı yok.

Herkes kendi çapında faşist bir diktatör.

Kılıçdaroğlu bütün CHP’li belediye başkanlarına kefil olduğunu söyledi.

En çok ta buna takıldım.

Sen ya kefilliğin ne demek olduğunu bilmiyorsun, ya da onlara çok güveniyorsun.

Ne demişler?

Bu devirde babana bile güvenme!

Kefalet veya kefillik işine kendisi karşı çıkmıştı.

Vakti zamanında kefillik konusunda Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e çatmıştı.

Kılıçdaroğlu,  Kayseri belediyesi ile ilgili yolsuzluk iddialarını gündeme getirdiğinde,

Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki'ye destek veren,

ve‘sonuna kadar kefilim’ diyen, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ü eleştirmişti. 

Kılıçdaroğlu, ‘Sayın Cumhurbaşkanının makamı kefalet makamı değildir’ demişti.

Sayın Kılıçdaroğlu senin oturduğun makam da aynen öyle.

İnsanlar kavun olsa koklar bakarsın, ama kavun değil!

Ayrıca insanoğlu çiğ süt emmiştir.

Hata yapan, yanlış yapan kim varsa ona sahip çıkmak zorunda değilsin.

Kondisyonu tükenen, partiye zarar veren, yanlış yapan bedelini öder,  basar gider.

Vefa, mefa diye sahiplenirsen sende gidersin.

Hem CHP genel başkanlığı kefalet makamı değil ki!

Bunu yıllar önce sen kendin söylemiştin.

Bazen mevcut CHP’li belediye başkanları, CHP’ li değil de,

AKP’li olmuş olsalardı bu metal fırtınada bir çoğunun akıbeti ne olurdu diye düşünüyorum?

Bu işler öyle‘Hak, Hukuk Adalet’ demekle olmuyor.

Demokrasiyi önce kendi evinde tesis edeceksin, sonra başkalarına bahane bulacaksın.

İğneyi kendine, çuvaldızı başkasına batıracaksın!

Hoş Kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-16/12/2017

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500