escort izmir

Advert
Advert
KURU DUAYI BIRAK!
Kemal ÖZCAN...

KURU DUAYI BIRAK!

Bu içerik 823 kez okundu.

İslam işbirliği teşkilatı  dün İstanbul’da olağanüstü toplandı.

Aidatlarını ödemeseler de toplanabiliyorlar.

Şimdiye kadar bu birliğin aldığı kararların hiç biri uygulanmadı.

Toplantıya 57 üyenin 49’u katıldı.

Katılan ülkelerin 28 tanesi kıytırık düzeyde temsilci göndermiş..

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır gibi.

Sonuç bildirgesinde ‘Doğu Kudüs’ü Filistin’in işgal altındaki başkenti’olarak tanıdılar.

Kudüs Kudüs’tür kardeşim, bunun doğusu batısı olmaz!

Bu karar Kudüs sorununu itibarsızlaştırır.

Bu kararın hiçbir caydırıcılığı olmadığı gibi, kendileri çalıp, kendileri oynayacaklardır.

Etkili ve güçlü olmak öyle lafla olmuyor.

Boşluğa yumruk sallamakla, hayal dünyasında efelenmekle olmuyor.

Eğer bu kararı alan ülkeler samimiyse, tek yapmaları gereken şey,

en kısa sürede Doğu Kudüs’e büyükelçiliklerini açmaları gerekiyor.

İsrail’i ilk tanıyan Müslüman ülke kim biliyor musunuz?

Türkiye!

AKP genel başkanı olan Reis’ten ‘İsrail devletini tanımıyoruz’ demesini beklerdim.

‘Bir gece ansızım gelebilirim’ der mi acaba diye çok bekledim.

Katar’a asker göndermiştik ya, Mescidi Aksa’ya da gönderir diye düşündüm.

Korkarım sonu Mavi Marmara gibi olmaz.

Amerika’ya misilleme yapmayı bile beceremiyorlar.

Trump geri adım atmazsa olacakların sorumlusuymuş!

Ne yapacaklarsa artık?

Kudüs’ün tamamını Filistin’in başkenti olarak niye tanımadınız?

O sıkar tabi!

Hepsini toplasan bir Kuzey Kore bile etmez.

Kuzey Kore lideri Kim Jong kadar yürekleri yok!

‘İsrail diye Bir devlet mi var ki? başkenti Kudüs olsun?’ diye rest çekti.

ABD başkanı Trump’a‘zihinsel engelli bunak’dedi..

Toplantıya Venezuella’yı çağırdılar da, Kuzey Kore’yi çağırmaya bile cesaret edemediler.

Neden sadece Kudüs’ün doğusu?

Tamamını ilan edin olsun bitsin bu iş.

Bu bildirgeyle Batı bölgesinin İsrail’in olduğunu kabul etmiş olmuyor musunuz?

İşte İsrail’e hizmet etmek diye buna denir.

Kudüs ya Filistinlilerindir, ya da değildir.

Doğu Kudüs’ün  Filistin’in başkenti olduğuna dair zaten  Birleşmiş milletler kararı var.

Bu aldıkları karar yeni bir şey değil ki.

İki devletli çözüm planının bir parçası.

15 yıldır aynı taktikle bütün krizleri din aromasına bandırıp, bandırıp bize yediriyorlar.

Kıbrıs’ı kaderine terk eden, 18 adayı Yunanistan’a bırakan,

badem bıyıklı ümmetçi anlayış Kudüs sorununa çözüm olamaz.

Tek bildikleri şey kutsal bir davayı iç siyasete meze yapmak.

Sıkışınca Filistin kartını oynamak.

Bir haftadır İsrail askerlerinin arasındaki bir Filistinli genci gösterip durdular.

Kendi ülkesinde yazılan destanları  göstermezler..

Ali İsmail’i, Berin’i, Abdullah Çömert’i, tekmelenen hamile kadınları, maden işçilerini..

Siyasal İslam vicdanları cilalamaktan başka bir halt yiyemez.

Bazen kendi ülkesini Filistin kadar seviyor mu acaba diye düşünüyorum?

İsrail, Kudüs’ü yıllar önce başkent ilan etmişti zaten.

Yapılan malumun ilanıydı.

Amerika tanıyınca jetonumuz düştü.

Anca olayın farkına vardık..

Ariel Şaron 2005 yılında Kudüs’te Tayyip Erdoğan’a dönerek,

’Yahudi milletinin başkenti ve İsrail'in başkenti Kudüs'e hoş geldiniz’ diye karşılamıştı..

Tabi o sıralar Ortadoğu barış sürecine dayıbaşılık yapıyorduk.

İslam’ın parlayan yıldızı bu sıcak karşılamadan oldukça memnun dönmüştü.

İsrail güçsüzken iki devletli çözüme razıydı, Araplar onu haritadan silmeye çalışıyordu.

Güçlenince Araplar iki devletli çözüm istediler, bu defa İsrail buna yanaşmadı.

Bu İşbirlikçi Araplar 1967’de Kudüs’e ihanet etti.

Bugün Kudüs için bilmem kaç Yasin okutsak, Hatim indirsek de Kudüs kurtulmaz.

Ne demiş Mevlana?

‘Kuru duayı bırak! Ağaç isteyen tohum eker’

Ya şimdi sert şekilde bu karara karşı çıkılır, ya da kabullenilir.

Yoksa hamasetle yaşamaya devam eder gideriz.

Uluslararası hak ve hukuk denen olgunun işlemesini sağlayan tek şey güçtür.

Güçlüysen kuralları sen koyarsın, gücün yoksa kuralları koyarlar sen de oynarsın!

Göreceksiniz  bir süre ‘Allahu akbar’ diye bağırır, çağırırlar,

cami çıkışlarında tekbir getirip galeyana gelirler.

Biraz da iç siyaset malzemesi yapılır, sonra da unutulur gider.

Riyakarlığın vücut bulmuş halidir bu.

Yazıyı burada bitireyim de sokağa coca cola döküp İsrail’e zarar verdiğini zanneden,

bedevi sevicilerine de çok fazla haksızlık etmiş olmayalım..

Hoş Kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-14/12/2017

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500