Advert
Advert
KUDÜS NASIL KURTULUR?
Kemal ÖZCAN...

KUDÜS NASIL KURTULUR?

Bu içerik 1079 kez okundu.

Dün itibariyle Amerika Kudüs’ün İsrail’in başkenti olmasını tanıdı.
Arap baharının ve AKP’li Reis’in eş başkanıyım dediği,
Büyük Ortadoğu projesinin beklenen sonucu.
1980 yılında başkent ilan etmiş, ancak uluslararası kamuoyu bu kararı tanımamıştı.
Kudüs meselesini anlayabilmek için sizi biraz gerilere götürmek istiyorum.
12 Eylül faşist darbesinden bir hafta öncesine .
Yani bizim kuşağın gençlik yıllarına.
6 Eylül 1980 tarihinde 'Kudüs’ü kurtarma ve gençlik’ mitingi düzenlenmişti.
Çünkü İsrail Kudüs’ü ebedi başkent ilan etmişti.
Miting Milli Selamet Partisi öncülüğünde Konya’da yapıldı.
Yeşilli, siyahlı, Arapça yazılı ilafet bayrakları açıldı.
Kara çarşaflı kadınlar, sarıklı, çember sakallı, cübbeli, erkekler yoğunluktaydı.
Mitinge katılan radikal dinci gruplar o meydanda İstiklal marşı okunurken saygısızca yere oturmuşlardı..
M.Akif Ersoy’un kaleminden çıkmış ve dini motiflerle işlenmiş bir marşı bile protesto ettiler.
Atatürk’ün ünlü sözünü çevirmişler,‘ya şeriat, ya ölüm’ diye bağırıyorlardı.
‘Şeriat gelecek, vahşet bitecek’
‘Devletimiz İslam, anayasamız Kur’an’

Miting sonrası aynı güruh Tekel büfelerine ve turistlerin kaldığı otellere saldırmışlardı.
Bilerek ve kasıtlı olarak mitinge izin verildi, şartlar olgunlaştırıldı,
ve ardından 12 Eylül faşist darbesi.
Bu insanlar Kudüs’ü kurtaramadıkları gibi, bu ülkeye zarar vermişlerdi.
Mitingden dolayı Necmettin Erbakan suçlandı.
O da kendisini kurtarmak için mitingi düzenleyenin partisi değil, Konya belediyesi olduğunu söyledi.
Konya belediye başkanı da ‘2 Eylül’de Ankara’da mitingin iptal edilmesini söyledim.

Erbakan,Oğuzhan Asiltürk ve Şevket Kazan bunu reddettiler’
‘Bende ‘ben artık sizin belediye başkanınız değilim’, dedim çıktım’ demişti.
Ayrıca İstiklal marşı okunurken ayağa kalkmayanlar için ‘onlar devletin ajanları’ demişti.
Ancak bu ajanlar hiç bulunamadı ve kim oldukları hala meçhul.
O zaman Konya belediye başkanı kimdi biliyor musunuz?
Mitingin organizatörü ve en ön saflardaki Mehmet Keçeciler’ di.
Mehmet Keçeciler 12 Eylül sonrası Turgut Özal’ın dört eğilimi bir araya getirdiği ANAP’a geçti.
Milletvekili oldu, hatta İçişleri bakanlığı yaptı.
Bu ülkenin asayişi, milletin can ve mal güvenliği ona teslim edildi.
Ama işine geri dönmek için açlık grevi yapan akademisyen terör örgütü üyesi,
15 yaşındaki çocuk terörist oldu.
Bütün bunları birbirine eklediğimizde, bugünkü fotoğrafı daha iyi görürüz. 
Bu güruh bu mitingden 17 yıl sonra bu defa Sincan’da ‘Kudüs gecesi’ provokasyonuyla yeniden sahneye çıktı.
Ve ardından 28 Şubat ve halen daha devam eden,
Siyasal İslamcıların mağduriyet edebiyatlı iktidarı.
Daha da eskilere gidersek, ilk Kudüs mitingini bir Papa düzenlemiş.
1095 yılında Papa Urbanus’un düzenlediği mitingden sonra haçlı seferleri başlatılmıştı.
Allahtan bizimkiler o haddeye gelmedi.
Ancak şundan kesinlikle eminim ki, eğer darbe yapacak koşullar olgunlaşmamışsa,

hemen taşeron bir şeriatçı, cihatçı örgüte hemen Kudüs mitingi yapmasına müsaade edin işlem tamam.
Türkiye’de kendisini çağdaş, demokratik ve laik Cumhuriyetin savunucusu olarak gören insanların,
‘Türkiye İran olmayacak’ reflekslerinin ta o günlerden geldiğini düşünüyorum.
Bir kesim zevat ise İslam dünyasına liderlik ettiğimizi zannedip, 
ülkeyi ekonomik ve siyasi çıkmazlara sokup faturayı bu halka ödetecek. 
Elimize yeşil, siyah hilafet bayraklarını alıp mahallenin delisi gibi koşturuyoruz.
Filistin halkı gibi, tüm halklar Siyonist ve Emperyalist yağmacılar tarafından ezildiği,

yağmalandığı ve acı çektirildiği bir dünyada yaşıyoruz.
Etnik ve dinsel gargara yapmadan, öncelikle sınıfsal bir duruşla hareket etmek lazım.

Kudüs’e karşı Ayasofya misillemesi yapılması da hiç doğru değil.
Sanki Ortodoks Yunanistan Kudüs’ü başkent yapıyormuş gibi.
Mesele Kudüs’ü başkent yapmış yapmamış meselesi değil.
Kudüs bizim için neden bu kadar önemli?
Kudüs Müslümanlar, Yahudiler ve Hıristiyanlar için çok önemli bir şehir.
Üç büyük semavi dinin birleştiği, uğruna savaşlar verilmiş bir şehir.
Müslümanların ilk kıblesi dedikleri Mescidi Aksa Kudüs’te bulunuyor.
Kabe ne kadar önemliyse, mescidi aksa’ da o kadar önemli.
İsrail tehlikeli bir oyun oynuyor.

Dünyayı üç boyutlu bir savaşa doğru sürüklüyor.
Kendisine duyulan nefreti körüklüyor.
İsrail Siyonist bir işgalcidir.!
İsrail Ortadoğu’nun Nazi Almanya’sıdır!
Bu ülkenin vatandaşlarını Mavi Marmara gemisinde uluslararası sularda öldürdüler.
Dönemin başbakanı Tayyip Erdoğan çıkıp dedi ki ‘bana mı sordunuz?’
Maalesef İsrail solu da bizdeki gibi zayıflıyor, orda da sağ ve arsızlık hakim.
Ezilen halklar, mazlum milletler anti emperyalist ve anti Siyonist cephede birleşip,
mücadeleyi yükseltmedikleri sürece, bu coğrafyada kan ve göz yaşı akmaya devam edecektir.
Ortadoğu halkları umarım bir gün selefi, vahabi, etnik, milliyetçi, Müslüman kardeşçi,

mezhepçi politikaları kırarak gerçekten savaşılması gerekenlerle savaşır.
Bu aynı zamanda Kudüs’ün de kurtuluşu olur.
Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!
Kemal ÖZCAN-08/12/2017

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500