Advert
Advert
Advert
SEVGİLİ GÜNLÜĞÜM…
MİLAS GENÇ KALEMLER...

SEVGİLİ GÜNLÜĞÜM…

Bu içerik 247 kez okundu.

Annem uyumam için koyunları saymamı söylediğinde koyunları saymanın ne kadar saçma bir fikir olduğunu düşünmüştüm. Annem ise bu düşüncesinde haklı olduğunu ispat etmeye çalışıyordu. Beni -uyumamak için kırk takla atan yavrusunu- her zamanki güleç yüzlü ifadesiyle yatağa yatırdı ve ışığı kapatırken o anın ezbere bildiğim cümlesini söyledi: ‘İyi geceler tatlım’

Odada bir tane bile koyun yokken nasıl sayabilirdim ki koyunları?

Hem daha Türkçe ödevini bile yapmamışken uyumamın imkanı yoktu ama bunu annem bilmiyordu. Kalkıp ödevimi yapmaya kalkışsam annem ayağımı yere basar basmaz gıcırdayan tahtaların sesinden uyandığımı anlayacaktı. Uyumadığımı hele hele ödevimi yapmadığımı duyunca koca bir yaygara koparabilirdi. Peki ya öğretmenim... Yarın sorduğu sorularla beni sınıfın önünde mahcup edebilirdi. Rezil olmayı göze alamazdım. Ödevlerimi yapmakta karar kıldım.

Yattığım yerden doğruldum ve içimden 'sadece birkaç adım' diye geçirdim. Ayaklarımı yataktan aşağıya indirdim. Ahşap zeminin üzerinde yavaşça doğruldum. Tam bu sırada mutfaktan gelen sesle irkildim. Yakalanmıştım işte! Annemin merdivenlerden hışımla yürüdüğünü duyabiliyordum. Olduğum yerde kalakaldım. Ne yapacaktım şimdi? Tam dönüp yatağıma uzanıyordum ki kapı açıldı ve odaya göz alıcı bir ışık saçıldı. Bu ışıltı ile fısıltılar kulağıma gelmeye başladı. Gözlerim çok iyi görmese de kulaklarım duyuyordu. Bir anlık olan bu parıldama birden söndü ve yerini karanlığa bıraktı. Bu yaşadıklarımın ne olduğunu anlamlandırmaya çalışarak adım adım geri giderken sert bir şekilde yatağıma tosladım ve uyandım.

Bu hafta içinde gördüğüm ikinci rüyamdı bu. Sürekli acayip seslerin olduğu, ışıkların parladığı rüyalar görüyor ve gördüğüm anlamsız şeylerden dolayı ortalıkta dalgın dalgın dolaşıyordum. Gördüğüm rüyaları hatırlamayan ben nedense olağanüstülüklerin olduğu bu rüyaları aklıma kazımış gibiydim. Ortak noktalan garip bir sesti. Mekân değişse de ses hep aynıydı. Neyin nesiydi bu garip ses? Fantastik kitapları çok okuduğum için mi böyle şeyler yaşıyordum? O anlar o kadar gerçekçi oluyordu ki sanki gerçekten yaşıyorum hissi ile uyanıyordum, işin en garip kısmı Türkçe ödevimi yapmadığım halde sabaha yapılmış olarak bulmamdı. Peki ben yapmadıysam kim yapmıştı bu ödevi? Bu düşünceler beni yiyip bitirirken ben de tekrar rüya görme umuduyla gözlerimi kapattım ve uyumaya çalıştım.

DENİZ SU ŞEN

9-B  / 213

DR. METE ERSOY ANADOLU LİSESİ

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500