Advert
Advert
Advert
MUĞLA’DAKİ, TARİHİ BÜTÜN YAPILARIN GİRİŞ KAPILARI ÜZERİNDE TARİHÇELERİ OLMALI…
Ünal TÜRKÖZ...

MUĞLA’DAKİ, TARİHİ BÜTÜN YAPILARIN GİRİŞ KAPILARI ÜZERİNDE TARİHÇELERİ OLMALI…

Bu içerik 525 kez okundu.

Merhaba sevgili okurlar,

Geçmiş yıllarda, birkaç kez bu konuyu dile getiren yazılarım olduysa da, nedense, ya gözden kaçırıldı okunamadı ya da pek dikkate alınmadı… Bu kez, yazımın başlığını böyle atayım ki, belki bu defa dikkati çeker de önemsenir diye düşündüm… Bu köşeden şimdi herkese soruyorum:

Acaba bugün kaç kişi, (söz gelimi) Kocamustafendi İlkokulu’nun hangi tarihte inşa edildiğini, onu kimlerin yaptırdığını, bu bina içinde yaşanmış önemli tarihi olayları biliyor? Yine söz gelimi, Ulu Cami’nin, kaç yıllarında ve kim tarafından inşa ettirildiğini ve adının değiştirildiğini… Veyahut eski Turgutreis Lisesi binasının, hangi padişah döneminde ve ne amaçla inşa ettirildiğini, hangi nedenlerle eğitim yuvası olarak kullanıldığını, hangi okulların, bu binada ve hangi yıllarda geçici olarak eğitim verdiklerini… Ve ayrıca, bu binada hangi ünlü büyüklerimizin eğitim gördüklerini biliyor dersiniz?

Altını çizerek yazıyorum: Koca kentte olsa olsa en fazla üç beş kişi!

E peki, oldu mu ya? Bu bir eksiklik değil mi? Bizim bir eksikliğimiz değil de nedir bu Allahaşkına… Ben, bir yazar olarak araştırdığım için bunları bilebiliyorum… Ama kaç yıl sonra biliyor musunuz? 65 yıl sonra! Yazıyla da yazayım: “Atmış beş yıl”” sonra… Üstelik bu tarihi yapı, benim doğup büyüdüğüm mahalledeki sokağımızın, hemen altında ve kuş uçumu 100 metre uzaklıkta olduğu halde… Çocukluğumda, bu binanın yakın çevresinde oyunlar oynadığımız, önünden-yanından binlerce kez gelip geçtiğim, mahalle arkadaşlarımla çevre duvarları üzerinde yaz tatillerinde zaman zaman koşuşturdu muz bu tarihi önemdeki ve şehrimizin en güzel yapılarından birinin geçmişini, ben bir Muğla çocuğu olarak, ancak 65 yaşıma geldiğimde öğrendim. Yazık değil mi?

Ama bu binanın giriş kapısı üzerine, bu yapının tarihçesi, eğer 40 yıl önce düşünülüp yazılmış olsaydı, ben 40 yıl önce, yani 25 yaşımda iken bunu öğrenmiş olurdum… Ha keza, Ulu Cami önünden ASAR’daki (Bu sözcüğü, özellikle büyük harflerle yazıyorum. Çünkü hala ve hala, koca Asar’ı: “Masa” dağı diyenler var!) dayımlara ve teyzemlere gider gelirken, bu caminin tarihçesi, giriş kapısına diyelim 20 sene önce düşünülüp yazılmış olsaydı, ben bu önemli dini yapımızın tarihçesini de 45 yaşımda öğrenmiş olurdum. Ama ne yazık ki; ben, bu şehrin çocuğu olmama rağmen, bu önemli yapımızın tarihçesini de, ancak bundan birkaç yıl önce, o da yazmaya başladığım Muğla’nın “1850’lerden günümüze Muğla” kitabımı yazarken yaptığım araştırmalarım sırasında öğrenebildim. Yazık değil mi?

Sonra, Muğla’ya zaman zaman gelip giden, konaklayan yerli ve yabancı turistler var… Bu insanlara bu binaların gezdirilip “en doğru” şekilde tanıtılması önemli değil mi? Bu insanların başında gelen rehberlerin, önceden “”en doğru bilgilerle” donatılıp donatılmadıklarını, hangimiz bilebiliyor acaba? Hiç sanmıyorum.

Ama şehrimizin tarihini iyi bilen uzman ve yetkin kişilere, bu tarihçeler önceden hazırlatılıp, tüm bu yapılarımızın uygun yerlerine mıhlandıkları vakit, sadece rehberlerin en doğru bilgiler vermeleri sağlanmış olmaz…

Aynı zamanda, şehre gelen yerli ya da yabancı turistin ya da konuklarımızın, kendi gözleri ile de bu bilgileri okuyup öğrenmeleri sağlanmış olur… Bundan daha güzel bir şey olabilir mi?

Son söz:

Bu konu, sadece Muğla il merkezi Menteşe’deki tarihi yapılarımız için önemli değil, Muğla ilinin ilçelerinde bulunan, tarihi önemdeki tüm yapılarımız için de aynen geçerli ve önemlidir.

İlgili tüm kurum ve kuruluşlarımıza ve sayın yetkililerimizin bir kez daha önemle dikkatlerine…

Esenlik dileklerimle. Hoşça kalın.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500