Advert
Advert
Advert
‘BİR DİRHEM ET, BİN AYIP ÖRTER’
Kemal ÖZCAN...

‘BİR DİRHEM ET, BİN AYIP ÖRTER’

Bu içerik 712 kez okundu.

Şu rezilliğe bakın!
Sınır kapılarında köpeklerle kaçak et aranan başka bir ülke var mıdır acaba?
Hem de tarım ülkesiyiz.
Gerçekten tüm dünyaya rezil olup duruz.
Adamların 5 liraya yedikleri eti, biz 45 liraya yiyoruz.
Tarım bakanı çıkıp diyor ki ‘böyle şeylere artık gerek yok, eti ucuzlattık’ 
Sırbistan’dan 15 liraya aldıkları eti, millete 30 liraya kakalıyor.
Neymiş ‘eti ucuzlatmış!’
Millet ucuz eti vücutlarına sarıp getirmeye başladı.
Sarma yöntemiyle kaç kilo et sokabildiklerini ve ne kadar kazandıklarını merak ediyorum?
Karlı olmasa yapmazlar bu işi.
Geçen gün yazdığım bir yazıda artık yurt dışından gelirken valizlere, bavullara et doldurup gelmeli diye yazmıştım.
Adamlar pirzolayı cebine sokup getirmeye başladı. 
Denetimler biraz sıkılaştırılsın görün bakın uyuşturucu kaçakçıları gibi, o eti nerelerine sokup getirecekler?
Yakalananlar tamam da, ya yakalanmadan geçenlerin etleri ne oldu?
İğrendim, kusasım geldi.
İnsanı et yemekten bile soğutur bunlar.
Eskiden uyuşturucu sokup getirirlerdi, şimdi ete döndüler.
Bu olayın dünyada başka bir örneği yoktur herhalde.
Sanki ülke ikinci dünya savaşında, sanki kıtlık var.
Savaş yokken böyleyiz.
Korkuyorum yakında at dışkısındaki arpayı, süpürgenin tohumunu yemeğe başlayacağız..
Maliyeti 1,5 lira olan mazotu fahiş fiyatla satarsan çok beklersin ucuz eti.
Dünyanın en pahalı mazotunu kullanıyoruz, üstüne üstlük dünyanın en pahalı etini yiyoruz.
Kendisine bir otomobil alanlar, bir otomobil parasını da devlete veriyor.
AKP iktidarı bu ülkede üretim yapılmasını engelliyor.
Ucuz et yiyeceksek, mazot, ekmek, süt ucuzlayacaksa öncelikle vergilerin düşürülmesi lazım.
Maaştan vergi ver, o maaşı harcarken gene vergi ver.
Bir zamanlar tarım ve hayvancılık cennetiydi bu ülke.
Birer birer bitirdiler, bitirdikçe vergiye sarıldılar, vergiye sarıldıkça daha çok şey bitti.
Bunun adına vergi filan denmez artık, resmen milleti haraca bağladılar.
Türkiye’de bir kilo kıyma yemek için 7 saat çalışmak gerekiyor.
Avrupa’da bu süre 1 saat.
Kişi başı milli geliri bizim 4-5 katımız olan ülkelerde et bizden daha ucuz.
Artık yönetemiyorlar bu ülkeyi.
90’lı yılların sonuna kadar et ihraç eden bir ülkeydik, bizi düşürdükleri duruma bakın.
Samanı ithal ediyoruz, buğdayı ithal ediyoruz!
Girdiler çok yüksek ve devletin desteği de yok.
Burnumuzun dibindeki Batum’da etin kilosu 5 lira, Hopa’da 45 lira.
Siyasi istikrarsızlık ve savaş yaşayan Gürcistan vatandaşları 5 liraya et yiyebiliyorken,
15 yıldır başarıdan, başarıya koşan, kendi çapında dünya lideri çıkaran, 
AKP iktidarında ise millet ancak kömür ve makarna dağıtım sırasının kendisine gelmesini bekliyor.
Yazık oluyor bu ülkenin vergi veren, askerlik yapan, şehit olan, pabucu delik, kıçı yamalı vatandaşına yazık oluyor.
Vatandaşımıza sorsak en sevdiğiniz yemek ne? diye.
Tarhana çorbası, bulgur pilavı veya kuru fasulye diye cevap verirler.
En fazla kurbandan, kurbana yedikleri, kurban etinden yaparak sakladıkları kavurmayı bilirler.
Bonfileden, antrikottan, istakozdan, havyardan haberleri bile yoktur. 
Hadi buna da FETÖ yaptı deyin, PKK yaptı deyin, DHKP/C yaptı deyin!
Dış mihraklar bize ot yedirerek, koyun gibi olmamızı istiyor deyin de bizde inanalım.
Anlamadığım şu, bu etlerin geldiği ülkelerde hiç mi dış güçlerin oyunu olmaz?
Hiç mi jeopolitik öneme sahip değiller?
Bu beceriksiz AKP iktidarının yarattığı vergi cennetinde yakında Avrupa’dan bulgur getireceğimiz günler de yakın.
Bir ülkede temel gıda maddeleri lüks tüketim maddesi haline geliyorsa ve kaçakçılığı yapılıyorsa,
o ülke iktidarsızdır, iktidar diye bir şey yoktur.
Hiç bir ülkenin komşularıyla arasında bu derece büyük bir fiyat uçurumu yoktur
Adam gibi yönetilmiyoruz, sorumsuzca yönetiliyoruz.
Kapı dibi komşumuz eti 5 liraya, biz 45 liraya yiyorsak, bu bizi yönetenlerin suçudur.,
Vücutlarına et sarıp gümrükten geçirmek nasıl bir ticaret?
Eskiden analarımız, ninelerimiz bir yerimiz kırıldığında, bertidiğinde et sararlardı.
O aklıma geldi.
Belki de vücuda sarılan et daha iyi marine oluyordur.
Denemek lazım.
Bununla ilgili bir atasözümüz bile var.
‘Bir dirhem et, bin ayıp örter’ diye.
Geçmişte, etine dolgun kızların daha popüler olduğu zamanlarda, kız seçiminde kullanırlarmış bu sözü.
Vatandaşını et yediremeyen bir devleti yönettiğini zannedenlerin sofrasında eğer et varsa,
dilerim o et onların boğazında kalır, haram olur, zehir zıkkım olur!
Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!
Kemal ÖZCAN-15/11/2017

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500