Advert
Advert
Advert
AŞKIN  KOKUSU
Turgay MUTLU...

AŞKIN KOKUSU

Bu içerik 453 kez okundu.

Silifkeli  Diş Hekimi  Pınar Özen’in  Gece  Kitaplığı Yayınevi  tarafından  basımı  yapılan “Aşkın  Kokusu’’ adlı  eserini   yeni   okuyup  bitirdim. Kızım Harika’nın da  arkadaşı  olan  Pınar  Hanım, romanını  büyük  bir  cesaretle  ülkemizde  yaşanılan  ama   hep  örtülü  kalan   kadın—erkek  ilişkisine  değinerek   yazmış. Kalemine  ve  yüreğine  sağlık…

Pınar  Özen  ile  Silifke’de, Halk  Kitabevi   sahibi,  arkadaşım   Yaşar  Öztürk  sayesinde  geçen  sene Ocak ayında   tanıştık. Yaşar  Bey, sağ olsun   Silifkeli   yazar-çizer   ve   aydın   kişilerle  bizi  buluşturuyor  ve  tanıştırıyor. Dolayısıyla  dostluk,  arkadaşlık   başlıyor  ve  devam  ediyor. Çok  mutlu  oluyorum. Pınar  Hanım’la  sohbet  sırasında  kızımla  da  arkadaş  olduğunu  öğrendiğimde  mutluluğum  daha  da  arttı. Sohbet   sonrası  ‘’Aşkın  Kokusu’’ adlı  romanını  eşim  İnci  ve  benim  adıma  imzaladı  ve  hediye  etti. Teşekkür  ediyoruz. Elimde  okunacak  birçok  imzalı  kitap olunca  henüz  yeni  okuyabildim.

Kitabın  ilk  sayfasından  kısa  bir  alıntıyla  tanıtımına  yardımcı  olalım:

‘’Gökten  düşen  kar  taneleri  gibi  kısmet  yağıyor  üzerine,’’ demişti  Şebnem, ‘’Yolunda  bir  tümsek  var, bir   zorluk…Sanki  iri  bir  adam…Ama  aşacaksın. Sonrası  pırıl  pırıl  ve  ferah…Hem  de  öyle  üç  vakte  kadar  falan  değil  şekerim, kısa  bir  yolun  sonunda…Hemen…’’

Yol  boyunca, bazen  usul   usul  ama  daha  çok  tipi  şeklinde  gökten  süzülen  kar  tanelerini  izledi; kulağında  Şebnem’in  sözlerini  yeniden   duyarak. Sanki  fallara  inanırmış  gibi…

Kah  tek  bir  tanesi  vuruyordu  cama, sonra  eriyerek  yok  oluyordu, kah  ikisi, üçü  birleşip  dışarıyı  görmesini  engelleyecek  şekilde  kaplıyorlardı  camı. İster  bir  başına, isterse  yüzlercesi  birleşmiş  olsun, sonunda  eriyip  gidiyorlar  ama  illaki  bir  iz  bırakıyorlardı  camda.

Tüy  gibi, varlığıyla  yokluğu  belli  olmayan  bir  tanesi  iniyordu  önce, sonra  binlercesi  gelip  kenetleniyor, bazen  kaskatı  kesilip  buz  oluyor, bazen  de  çığ  olup  akıyorlardı. Er  ya da  geç  eriyip  gidiyorlardı, illaki  iz  bırakarak, toprakta.

Yüreğinde  biriken, adlandıramadığı  hüzün  taneleri  gibi…

Kariyer, çocuk, ev  arasında  sıkışıp  kalan  kadınların  evlilik  hayatı  hiç  bu  denli  irdelenmemiş, yasak  aşk  hiç  böylesine  masum   yaşanmamıştır. Yaşantımıza  bakmak  ve  görmek  istemediğimiz  kör  noktalarımızla  bizi  yüzleşmeye  iten  eser, üstümüzde  ağırlığın   aksine  rahatlama  etkisi  yapacak.

Kitabevlerine   uğradığınızda   bu  güzel  eseri  sorun  ve  alıp  okuyunuz. Eminim  size  severek  okuyacaksınız. Akıcı  bir  dille  yazıldığı  için de  sıkılmadan  okuyabiliyorsunuz. Romandaki   konular  ülkemiz  için  hassas  konular! Bu  konulara  özenle değindiği  ve  kurguladığı  için  Pınar  Hanımı cesaretinden   dolayı kutluyorum. Aşk  kutsaldır. Yaşayanlar  ve  yaşatanlara  helal  olsun. Aşkın  kokusu, sizin de  üzerine  sinsin  efendim. İyi   okumalar…

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500