Advert
Advert
Advert
İSPANYA İZLENİMLERİM
Erhan AYAZ...

İSPANYA İZLENİMLERİM

Bu içerik 535 kez okundu.

Önceki yıllardan hatırlayacağınız gibi çeşitli vesileler ile bulunduğum ülkelerden izlenimlerimi sizlerle paylaştım. Bu hafta da sizlere geçtiğimiz hafta bulunduğum İspanya’dan izlenimlerimi aktaracağım.

İdarecilerinden olduğum Yakın Doğu Üniversitesi Kadın Basketbol Takımı’nın zorlu Euroleague mücadelesi için İspanya’nın Salamanca kentine gittik. Salamanca başkent Madrid’e 2.5 saat uzaklıkta İspanya’nın Castilla bölgesinde yer almakta. Castilla İspanya için çok önemli bir bölge ki krallığın temelleri bu bölgede atılmıştır. Madrid ve Salamanca da ki yolda içinden geçtiğimiz şehirlerde aynı şekilde olmak üzere tüm balkonları ve pencereleri İspanya bayrakları süslemiş durumda. Bunun nedeni ise tahmin edebileceğiniz gibi Katalonya de gerçekleştirilen ayrılıkçı referanduma karşı oluşan büyük tepki.

Avrupa Birliği ve İspanya kuruluşlarından bu yana en büyük krizlerinden birini yaşamakta, AB içinde ilk defa bir bölge ayrılık talebiyle referandum düzenledi. AB’den ayrılan Britanya’nın ardından bir bölgenin de Birlikten ayrılma yönünde irade göstermesi AB’nin geleceğinin sıkça sorgulanır bir hal almasına neden oldu. AB Kuruluşundan bu yana yaşanacağının ihtimali ve potansiyeli düşük olan krizlerin bir kaçıyla aynı anda mücadele etmeye başladı. Bunların başında şu anda ise bir üyenin birlikten ayrılması ve diğer mikro-milliyetçi ile popülist makro-milliyetçi akımlar gelmektedir. Katalonya İspanya’nın güneyinde kendine özgü dili, kültürü ve tarihe sahip merkezi hükümetin kendilerine tanıdığı kendi özerke bölgelerinde yaşamaktadırlar. Katalanlar ülke nüfusunun % 16’sını, GSYH’nın ise % 19’unu karşılamaktadırlar. Katalonya’daki genel düşünce ise merkezi hükümetten bölgeye yeteri kadar mali desteğin gelmediği yönündedir. Kısaca Katalanlara göre Madrid bölgeden aldığından daha azını yeniden bölgeye kazandırmaktadırlar.

Ayrılık tartışmalarının gün geçtikçe sıkça dillendirmeye başlanılan 2014 yılındaki rakamlara göre Katalonya özerk bölgesinin İspanya ekonomisine olan katkısı yatırımlardan aldığı rakamdan 9.9 milyar Euro daha fazladır. Merkezi hükümetin Katalonya’ya olan katkısı 2003 bütçesinin % 16’sı iken bu rakam 2015 yılında  % 9.5’e düşmüştür. Özellikle 2008 Ekonomik krizinin İspanya ekonomisini derinden etkilemesi, ülkenin ekonomik ve sosyal açıdan en güçlü bölgelerinin başında gelen Katalonya’nın bağımsızlık talebini daha güçlü bir şekilde dile getirmesine yol açan yakın tarih açısından en önemli gelişmesidir.

Belli bir özerkliğe sahip olmasına rağmen referanduma giden ve ardından yaşanan süreçte bağımsızlığını ilan eden Katalanların bu talebi ise çok sorunludur. İspanya Anayasası ülkenin bölünemez olduğunu açıkça dile getirmektedir. BM’nin de self-determinasyon prensibinin de günümüz uluslararası hukuk ve prensipleri açısından çok sorgulanır ve zorlama uygulama yöntemlerini dikkate aldığımızda aslından hukuki açıdan temelleri olmayan bir durumla karşı karşıya olduğumuz söylemek doğru bir tespit olacaktır. İspanya Başbakanı Rajoy’un referandumun yasaya ve demokrasiye aykırı olduğunu savunarak yasaya ve demokrasiye olduğunu savunarak referandumu “kabul edilemez bir itaatsizlik eylemi” olarak görmüştür. Nitekim referandum sürecinde Madrid’in çok sert reaksiyonu sahada kolluk güçlerinin de uygulamalarına yansımıştır. Nazım Hikmet’in şiirini okuyan ve “En güzel deniz, hiç gidilmemiş denizdir” dizeleriyle kökenleri eski ancak referandum sonrasında yeni bir siyasi maceraya Charles Puigdemont ise şu anda Brüksel’de sanırız denize hasret şekilde bulunmaktadır. Katalan lider Carles Puigdemont Madrid yönetiminin Katalan Parlamentosunu feshetme kararının ardından dört Katalan bakanla birlikte Belçika'ya gitmişti. İspanyol yargısı Puigdemont ve Katalan bakanlar hakkında AB genelinde tutuklama kararı çıkarmış, Puigdemont ve bakanlar bunun üzerine geçen hafta Belçika polisine teslim olmuştu. Mahkeme şartlı tahliye ettiği Puigdemont ve bakanların ülkeyi terketmesine yasak getirmişti. AB kurallarına göre Belçika yargısının Puigdemont ve bakanların iadesi hakkında 60 gün içinde karar vermesi gerekiyor. İstisnai durumlarda bu süre 30 gün daha uzatılabiliyor.

Gördüğünüz gibi İspanya’da kriz her geçen farklı bir boyut almakta. Avrupa’nın geleceğinde ayrılıkçı hareketlerle nasıl mücadele edeceği açısından İspanya’yı yakından takip etmek önemlidir.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500