Advert
Advert
Advert
KILIÇDAOĞLU NE YAPTI BİLEMEM...
Kemal ÖZCAN...

KILIÇDAOĞLU NE YAPTI BİLEMEM...

Bu içerik 258 kez okundu.
Advert

Bizi temsil etmesi için seçip gönderdiğimiz milletvekillerinin artık bir hükmü kalmadı.

Zaten iki yıl sonra hiçbir anlamı da kalmayacak.

Bir işe yaramayacaksa kapatın şu meclisi, bari boşuna maaş ödemeyelim..

Nasıl olsa AKP’li Reis ne derse o oluyor.

Biz istesek de, istemesek de müftüler nikah kıyacakmış!

Hani millet ne derse onu yapıyordunuz.

Ne oldu?

AKP’li Reis dini nikah nasıl kıyılır diye çıkıp anlatsa da biz anlamazmışız.

Öyle ya biz elimizde tencere tavay, hep aynı havadayız.

Bu arada Kılıçdaroğlu’na çok çirkin bir imada bulundu.

Toplumumuzun kahir ekseriyeti, resmi nikahın ardından gider dini nikah da kıyar. Gerçi Kılıçdaroğlu ne yaptı bilemem’

diyerek onun dini nikah kıydırıp kıydırmadığını sorguladı.

Bunun Türkçesi açık açık Kılıçdaroğlu'na dinsiz imasında bulunmaktır.

Her defasında kendi kitlesine çaktırmadan mesaj vermeyi de ihmal etmiyor.

Bir ara ‘biliyorsunuz Kılıçdaroğlu alevi’dedi durdu.

Kişiler laik olmaz ama devlet laik olurmuş.

İnsanların yüzde doksan dokuzu Müslüman olan bir ülkede kişiler laik olmayacakda, devlet laik olacak.

Sevsinler sizin laiklik anlayışınızı.

Köklü bir rejim değişikliğine doğru gidiyoruz gibi bir his var içimde.

Hem evlilikle ilgili belediyelerin önünde uzun kuyruklar yok ki.

Herkes resmi nikahını kıydırıyor, dini nikahını yapmak isteyene de bir engel yok.

İnsanların nikahlanma konusunda sorun yaşamadıkları bir ortamda,

‘isteseniz de, istemeseniz de’ diye bir dayatma yapılması pek hayra alamet değildir.

Bence müftülere nikah kıyma yetkisi verilecekse, resmi boşama yetkisi de verilmeli.

Hiç değilse mahkemelerin yükü azalır.

Üç defa ‘boş ol, boş ol, boş ol’ dediler mi işlem tamam.

Hem bütün okullar İmam Hatip olmuşken imamlara, müftülere yeni bir istihdam sağlanması gerekiyor.

Nikah kıyma yetkisi belediyelerde olunca her şey çok kolay olmuyor tabi.

Eğer statükocu, mevzuatçı, espriden anlamayan, ketum, nemrut bir nikah memuruna denk gelirseniz bin dereden su getirmek zorundasınız.

Hatırlarsanız iki yıl önce Milas belediyesinin nikah memuru tam nikahı kıyacağı sırada töreni terk edip gitmişti.

Nikah memuru damat adayından şakayla karışık ‘hayır’ yanıtını alınca ‘şakayı başkasının yanında yap’ dedi ve gitti.

Evleneceği kız ‘al çok güzel oldu’ diyerek damada tafra filan yapmıştı.

Ciddi bir ‘hayır’ olmadığı damadın her halinden belliydi.

Espri bu işte, yani bir insanı mutlu etmenin en beleş hali.

Nerden bilsin nemrut memurun biri gelip, ona hayatının sonuna kadar anımsayacağı bir günü zehir edeceğini.

Ne bilsin bu ülkede fakirin espri hakkının olmadığını.

Evlilik ciddi bir müessese olduğundan bu tip memurlar ciddiyetsizliği hiç sevmezler.

Mevzuatın, yönetmeliğin gereğini yaparlar hemen, tabi garibana.

Biraz hoşgörülü, tahammüllü olsalar ölecekler sanki.

Bu nikah memurlarının hepsi mi böyle tribal sendromlu oluyorlar anlamadım gitti?

İşin kötü yanı nikahı kıyarlarken ‘belediye başkanının bana verdiği yetkiye dayanarak’ diye söze başlarlar.

Cübbenin etkisiyle belki de yaptıkları işe gereksiz anlamlar yüklüyor olabilirler.

Hadlerini bildirmek ve iki garibanın mutlu gününün içine etmek gibi.

Cübbe giyince kendilerini ağır ceza hakimi filan sanıyor olabilirler.

Bırakın gençler birbirlerine şaka yapsınlar, sürpriz yapsınlar, eğlensinler.

Belediye başkanının size verdiği yetkiyi iyi yönde kullanın.

Bana göre halk belediye seçimlerinde önce daire başkanlarını ve nikah memurlarını seçse,

onlar da belediye başkanını atasalar ve nikah memurlarının kendilerine verdiği yetkiyle belediye başkanlığı yapsalar,

görün bakın siz o zaman nikah memuru nasıl olurmuş, nikah töreni nasıl oluyormuş.

Belediye başkanları kendi yetkilerini verdikleri insanlarda babacan özellikler aramalıdır..

Vahim olan neydi biliyor musunuz?

O memurun kendine göre hukuksuz olan bir nikahı geri gelip iki saat sonra tekrar kıymasıydı.

Gittiysen gelme, geleceksen de gitme kardeşim!

Neyse biraz konuyu dağıttım galiba.

Bundan sonra halkın yüzde ellisi belediye nikahı, yüzde ellisi müftü nikahı kıydırır.

Ardından nikahı belediyede kıydıranlar fişlenir.

Bir yanda kadın cinayetleri, taciz, tecavüz, töre cinayeti, çocuk gelinler, evde her gün şiddet görüp sesini çıkaramayan milyonlarca kadın.

Öte yanda cihat bilmeden matematik öğrensen ne öğrenmesen ne? diyen gerici bir iktidarın mensupları.

Tüm bu ahval ve şerait içerisinde bile hala polyannacılık oynamanın da alemi yok artık diye düşünüyorum.

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-14/10/2017

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500