Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
Advert
30 AĞUSTOS RUHU...
Gülden SÖKELİOĞLU...

30 AĞUSTOS RUHU...

Bu içerik 1337 kez okundu.

'Hasta Adam' olarak nitelendirdikleri Osmanlı İmparatorluğunu paylaşmak isteyen İtilaf Devletleri, 1. Dünya Savaşı sonunda amaçlarına ulaştılar.

Osmanlı İmparatorluğu ile yaptıkları Mondros Ateşkes Antlaşması gereğince, hemen donanmalarını İstanbul Boğazı'na demirlediler.

 Anadolu'nun her yeri İngilizler, Fransızlar, İtalyanlar, Ermeniler ve Yunanlılar tarafından işgal edilir. Aç kurtlar gibi saldıran düşman devletler bütün önemli noktaları, binaları ele geçirdiler ve Osmanlı birliklerini etkisiz hale getirdiler.

'Avrupa'nın şımarık çocuğu' olarak nitelendirilen Yunanistan tarafından, İngiltere'nin desteğiyle Anadolu'nun batısını ele geçirmek amacıyla, 15 Mayıs 1919'da İzmir işgal edilir.

Padişah Sultan Vahdettin sadece kendi saltanatını düşündüğünden, İngilizleri kızdırmamak için, İzmir'in işgaline ses çıkarılmamasını ister. Ancak, Yunanlıların yaptığı zulüm karşısında ilk kurşunu sıkan, Hukuk-u Beşer (İnsan Hakları) Gazetesi'nin baş yazarı Hasan Tahsin'in şehit edilmesi, Kurtuluş meşalesini yakmıştır.

Topraklarımızın işgale uğraması üzerine, direniş amacıyla Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri kurulur.

İşgal altındaki İstanbul'da yararlı olamayacağını düşünen Mustafa Kemal, İzmir'in işgalinden 1 gün sonra, 16 Mayıs 1919'da, İstanbul'dan 'Bandırma Vapuru' ile yola çıkar ve maceralı bir yolculuktan sonra, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a ayak basılır ve böylece 'Kurtuluş Savaşı' başlar.

Mustafa Kemal, Samsun'dan Amasya'ya gelir, orada bir bildiri yayınlar, milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararının kurtaracağı belirtilmiştir. Daha sonra Erzurum ve Sivas Kongreleri toplanır; işgale karşı ses çıkarmayan Osmanlı Hükümeti'ne karşı, Milli Meclis 23 Nisan 1920'de Ankara'da açılır ve milli mücadele TBMM tarafından yönetilir.

İşgalci devletlere karşı, önce Kuvayi Milliye birlikleriyle daha sonra düzenli ordu kurularak mücadele edilir. Türklerle yaptıkları savaşları kaybeden Fransızlar ve Ermeniler geri çekildiler, İtalyanlar ise savaşmadan topraklarımızı terk ettiler. Ancak İngilizler ve onların desteklediği Yunanlılar, Türk topraklarını terk etmek istemediler ve daha da azgınlaştılar.

Yunan kuvvetlerine karşı savaşan İsmet Paşa'nın kuvvetleri 1. ve 2. İnönü Savaşlarını kazandı.

Daha sonra Yunan kuvvetleri, Türk birliklerini yenerek Kütahya, Eskişehir, Afyon ve Bursa'yı ele geçirdiler.

Yunan kuvvetlerine yenilen Türk kuvvetleri, Sakarya nehrinin doğusuna çekilir. Yunan kuvvetlerinin Ankara- Polatlı'ya kadar ilerlemesi üzerine, TBMM'nin daha güvenli diye Kayseri'ye taşınması istenir ancak Mustafa Kemal ve Dersim vekili Diyap Ağa karşı çıkar.

Sakarya Savaşı öncesinde yoksul halkımızdan giyecek, yiyecek, ulaşım ve silah açısından yardım istenir ( Milli Yükümlülükler Emirleri) ve ordumuzun güçlenmesi için hazırlıklar yapılır.

Ankara'yı ele geçirmek isteyen Yunanlılar saldırınca Sakarya Savaşı'nda 23 Ağustos- 13 Eylül 1921 tarihleri arasında, 22 gün 22 gece, 100 km.lik bir hat boyunca savaşılır.

Bu savaş sırasında Mustafa Kemal Paşa, Türk ordusuna şu emri vermiştir: ‘Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaş kanıyla sulanmadıkça düşmana terk edilemez'.

Sakarya Zaferi ile, Türklerin 1683 yılındaki 2. Viyana bozgunundan beri geri çekilmesi durdurulmuş, toprak kaybı sona ermiştir. TBMM işgalci devletlerle barış antlaşmaları imzalamış, sınırlarını güvence altına almıştır. TBMM, Mustafa Kemal'e Mareşallik rütbesi ve Gazilik unvanı vermiştir.

Yunan birlikleri, Sakarya'da yenilince Eskişehir, Kütahya ve Afyon'un doğusuna çekildiler.

Mustafa Kemal'in Yunan ordusunu tamamen Anadolu'dan atmak amacıyla, 26 Ağustos 1922'de Afyon'da başlattığı 'Büyük Taarruz’ 29 Ağustos'ta sonuçlanır ve Yunan birlikleri kuşatılır.

 30 Ağustos 1922'de yapılan Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile Yunan ordusu bozguna uğratılmış ve komutanları esir alınmıştır.

30 Ağustos Zaferi'nin ardından Mustafa KEMAL: ‘Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz'dir. İleri!' emrini verir ve Yunan birlikleri İzmir'e kadar takip edilir. Türk süvarileri Fahrettin ALTAY komutasında 9 Eylül 1922'de İzmir'e girdiler.

Yunanlılar geri çekilirken, yerleşim yerlerini ve insanlarını yaktılar, ekili dikili yerlere zarar verdiler.

 Batı Anadolu'da Yunan işgali sona erer: Afyon, Kütahya,Manisa, Balıkesir, Aydın,İzmir ve Bursa Yunan işgalinden kurtarılır.

Kurtuluş Savaşı'nın son evresi, 26 Ağustos 1922'de, Afyonkarahisar-Kocatepe'de, Büyük Taarruz ile başlamış, 9 Eylül 1922'de İzmir'in Yunan işgalinden kurtulması ile sonuçlanmıştır.

30 Ağustos, 1926'dan itibaren 'Zafer Bayramı' olarak kutlanmaktadır.

Türk Milletinin ve Dünya Milletlerinin gönlünde eşsiz bir yeri olan, düşmanlarının bile önünde saygıyla eğildiği, Başkumandan Mustafa Kemal ATATÜRK olmak üzere, bağımsızlık için hayatını severek feda eden tüm kahraman şehitlerimizin ruhları şad olsun.

30 Ağustos Zaferinin ruhu, Türk Milleti'nin her zorlu döneminde ortaya çıkacaktır.

Vatanımız, 30 Ağustos Ruhunun sayesinde, sonsuza dek Türk yurdu olarak kalacaktır.

Mustafa Kemal ATATÜRK 1924 yılında, Dumlupınar'da şu sözü söylemiştir:

'Bir milletin ruhu ele geçirilmedikçe, bir milletin azmi ve iradesi kırılmadıkça, o millete egemen olmanın imkanı yoktur.’

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Nevzat Çağlar Tüfekçi     2017-08-30 Güzel bir yazı, Kurtuluş savaşını özetlemiş...