Advert
Advert
Advert
OĞLUN ŞEHİT OLDU
Kemal ÖZCAN...

OĞLUN ŞEHİT OLDU

Bu içerik 472 kez okundu.

Eren Bülbül henüz 15 yaşındaydı.

Daha çocuk denecek yaşta.

15 yaşındaki bu çocuk bir mermi ile hayatını kaybetti.

Ufacık bedeniyle günü birlik işlere koşan, ot biçen, fındık toplayan bir köylü çocuğu,

babasız, gariban, yoksul bir can daha yitip gitti.

Gerçi bizim askerimiz de yoksul halk çocuklarıdır.

Zengin ise bedelini yatırır.

Devletin görevi insanların can ve mal güvenliğini sağlamaktır.

Devlet dediğin insanı korumak için vardır.

Daha 15 yaşındaki bir çocuğun neden öldüğünü bile sorgulamaktan aciz bir milletiz...

Yahu arkadaş bir kişi de çıkıp demiyor ki, Eren Bülbül neden öldü?

Bu tür ölümleri sorgulamak, Eren'i PKK'nın öldürdüğü gerçeğini asla ortadan kaldırmaz.

Ancak devlet, hüküm sürdüğü yerde olan her şeyden sorumludur.

Devlet bu konuda kamu vicdanını rahatlatmak zorundadır.

Evet Eren Bülbül’ü öldüren PKK’ dır.

PKK katildir, o ayrı mesele.

O zaten hedef gözetmeden öldürmeye programlanmış IŞİD ayarında en ahlaksız, en adi bir örgüttür.

Ufacık bir çocuğun ölümündeki sorumsuzluğu sorgulayacağımıza,

o çocuk üzerinden milliyetçi duyguları şişirip, şişirip kahramanlık hikayeleri yazıyoruz.

Kahramanlık türküleri söylüyoruz ya durmadan.

İşte yanlış olan bu!

Bir şeylerin yanlış olduğunu söyleyenlerin boynuna terörist yaftası asılıyor.

Linç ediliyor, sindiriliyor.

Bütün anaların çocukları gibi, o da fakir anasının gözünün nuruydu.

Garip bir operasyonda, çatışmanın ortasında vuruldu.

Korumasız bir şekilde çatışma bölgesine götürenlerden hesabı sorulur mu bilmiyorum?

Artık hiçbir şey Eren’i geri getirmez.

Neden 13 çocuk doğurduğunu sorguluyoruz da, en az 3 çocuk, 5 çocuk yapın diyenlere tek laf söyleyemiyoruz.

18 ay önce kocasını kaybeden acılı ana, bir de yiğit evladından oldu.

Anaların derdi bitmez, anaların gözyaşı dinmez bu topraklarda.

Karadeniz, anaların çocuklarına yaktığı binlerce ağıtın çığlıklarıyla yankılanır.

Siyasetçi ve medya elbirliğiyle gerçeklerin üstü örtülmeye çalışılsa da,

asıl gerçeğin nasıl yürekleri dağladığını anaların çığlıklarında duyarız.
Anası  ‘oğlumu yem olarak götürdüler’ diyor.

‘ihmal var’ diyor, biz hala kahramanlık türküleri yakıyoruz.

‘Oğlun şehit oldu’ diyorlar.

Aynı Soma’da katledilen 301 madencinin ailelerine söyledikleri gibi.

Anası benim oğlum şehit olmak isterdi ama askerde isterdi’ diyor.

Ya Eren Bülbül üzerinden, Berkin Elvan'a vuranlara ne demeli?

Eren Bülbül şehit, Berkin Elvan terörist!

İkisi de 15 yaşında, ikisinin de ailesi yoksul.

Ve her ikisi de daha hayatı sorgulayamayacak yaşta.

Aynı mahallede yaşasalardı ikisi çok iyi anlaşacak, belki de arkadaş olacaktı bu çocuklar.

Her ikisinin de yıldızlar yoldaşı olsun.

Her ölen ardında acılı bir ana bırakır.

O acılı anayı bile meydanlarda yuhalatmaktan geri kalmadık.

15 yaşındaki çocuklarını iç  politika malzemesi yapan çağdaş, demokratik bir ülkeyiz biz..

Eren Bülbül şehit, Berkin Elvan terörist!

Yazık, insanlığımızın geldiği nokta maalesef bu.

Çocuklarımızı bari vatan, millet, Sakarya edebiyatına meze yapmayalım..

Sorun bu çocuklarda değil,  hastalıklı zihniyetlerde.

Kafamızda yarattığımız uyduruk düşmanlara saldırmakta üstümüze yok.

Hayatımızda bir kere insan gibi, bir çocuğun neden öldüğünü sorgulasak her şey normale gelecek.

Fotoğrafını görünce inanın gözlerim doldu.

Böyle ölümlerin ardından yazı yazmaktan büyük üzüntü duyarım.

Duygularımı yazıya dökerken hep anlaşılamamaktan çekinirim.

Sonuç olarak bu olayın sorumluları ortaya çıkarılıp, varsa ihmalin hesabı sorulmalıdır.

Acılı anasına sabırlar diliyorum.

Vatan sağ olsun, sağ olsun ama 15 yaşındaki çocuklarımız da ölmesin !.

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-17/08/2017

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500