Advert
Advert
Advert
METAL YORGUNLUĞU
Kemal ÖZCAN...

METAL YORGUNLUĞU

Bu içerik 400 kez okundu.
Advert

Partili, tarafsız Cumhurbaşkanımız Kılıçdaroğlu’ndan bahsederken artık ’sayın Kılıçdaroğlu’ filan demiyor.

‘Ana muhalefetin başındaki zat’diyor.

Daha önce de Fethullah Gülen için ‘Pensilvanya’da ki zat’ demişti.

Öyle böyle tarafsız değil!

Tarafsızlık paçalarından akıyor.

İçerde olan zat (Enis Berberoğlu) ile alakalı bir bağlantısı çıkabileceğini söylüyor.

‘Duyumlarıma göre içerideki zat (Enis Berberoğlu) çıktım, çıktım çıkmadım açıklamalarda bulunacağım’demiş diye imalı, imalı konuşuyor.

Yani Kılıçdaroğlu’da içeri atılabilir demeğe getiriyor.

Olsun bu ülkede başarılı siyasetin ilk adımı hapis yatmaktır.

Şimdiden zemini yokluyor. Kamuoyunu hazırlıyor.

Olmaz, bu mümkün değil diye düşünmeyin.

Bir dünya olay oldu, ülke 50 yıl geriye gitti.

Söylenenler, yapılanlar ilerici, çağdaş, aydın Türk vatandaşlarının kaldıramayacağı boyutlara geldi.

Çünkü bu ülkede adalet yok , demokrasi yok, meclis yok, bakan yok, başbakan yok!

Onların yerine saray var.

Vesayeti de kaldırdık.

Artık bu saatten sonra her şey olur.

Onu da alırlar, seni de alırlar, beni de alırlar.

Kılıçdaroğlu’nu günah keçisi ilan edip, kokuşmuş, havuzdaki yandaş medya ile birlikte halkı manipüle etmek çok zor değil.

AKP’ye sorun çıkaran tek lider kaldı, o da Kılıçdaroğlu..

HDP’ nin eş başkanlarını sessiz sedasız atıverdiler içeriye.

Oysa Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı seçildiğinde, mecliste yaptığı ilk konuşma sırasında,

Kürt milliyetçileri nasıl da canı gönülden alkışlamışlardı onu?

Selo’nun ‘alkışlaya,alkışlaya yıkacağız’ diye kıvırmaya çalışması hala hafızamda.

İçerideki bu Kürt milliyetçisi zat, çözüm sürecinin en popüler zamanlarında iktidara,

boynuna geçirdiği Rize poşusuyla nevruzda Hakkari dağlarından selam filan gönderiyordu..

Kürtler bu ülkede birlikte hareket eden, istenildiği zaman toplanabilen belki de tek kesimdi..

Ne oldu?

Kimseden çıt çıkmıyor.

Partinin esamesi kalmadı, televizyonlarda haber bile olmuyor..

Artık ileri derecede demokratik KHK’lerle yönetilen, OHAL’li bir hukuk devletimiz var.

Severiz sevmeyiz, Ahmet Davutoğlu yüzde 49,5 oy alarak halkın iradesi ile seçilmiş bir başbakandı.

Sadece bir kişinin isteği üzerine görevinden istifa ettiğinde hiç kimse sesini bile çıkaramadı.

Hani milli irade ne derse o oluyordu.?

Gezi olaylarında iktidara darbe yapıldığı, seçimle gelenin, seçimle gitmesi gerektiği söylemlerine ne oldu?

Hepsi koca bir yalan.

Milli irade iki dudağın arasında.

Kılıçdaroğlu’nun başlattığı adalet yürüyüşüne çamur atıyor.

Kılıçdaroğlu cezaevinde bulunan milletvekili ile ilgili konunun kendisine kadar ulaşmasından endişe ediyormuş.

Yürüyerek şimdiden önlem almaya, suyu bulandırmaya çalışıyormuş.

Bana göre adalet yürüyüşü Türkiye siyasi tarihinin en tutarlı eylemidir.

Her şeye tepkisiz kaldığımız  günlerden geçerken, toplum yatalak bir hastayken,

AKP faşizminin kimyasını bozdu bu yürüyüş.

Cumhurbaşkanı ‘metal yorgunu’ dediği partisini, ana muhalefetin başındaki zat’a sataşarak diri tutmak istiyor anlaşılan.

Ancak metal yorgunluğunda metali kesip atmaktan başka çare yoktur.

Kendileri hiç yorulmadı, onlar yorulmazlar ama teşkilat metal yorgunu.

AKP’deki tasfiyenin yeni adı bu oldu.

Mustafa Balbay AKP’nin bu durumuna ‘metal yorgunu değil, metal yığınıdır’dedi.

Kılıçdaroğlu’da içeri girse, hiç kimseden gene çıt çıkmaz.

Türk halkı dünyada en kolay yönetilen bir halktır.

Görünen o ki, her şey en kötüye gitmeden, yani dip yapmadan bir düzelme olmayacak.

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-15/08/2017

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500