Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
Advert
VEBAL..!
Gülden SÖKELİOĞLU...

VEBAL..!

Bu içerik 1324 kez okundu.

Çocuklarımız ilkokuldan beri okul ve dershane arasında mekik dokumak suretiyle hedeflerine ulaşmak için ders çalıştılar.

Bu süreçte öğrenciler ve aileleri arasında sürekli gerginlikler yaşanmıştır.

Anne ve babalar çocuklarına sürekli 'dersini çalış' der. Çocuklar da buna tepki verir ve gerginlikler yaşanır.

Aileler, çocuklarının en iyi üniversitenin en iyi bölümünü kazanmasını ister ve ekonomik gücünü zorlar, kurslara ve özel derslere gönderir.

Öğrenciler ve aileleri arasındaki bu yarış yıllarca sürer ve sonunda üniversite giriş sınavının zamanı gelir.

Öğrenciler hedefindeki mesleğe ulaşmak için sınavda, aileleri de okul bahçesinde ter dökerler.

Sınav bittiğinde ise öğrenciler kendilerini bir boşlukta hissederler çünkü yıllarca süren zorlu maraton bitmiştir ve sonuç sabırsızlıkla beklenir.

ÖSS sonuçları açıkladığında heyecan doruktadır. Çünkü gelen puana göre tercihler yapılacak; doktor, mühendis, öğretmen, hemşire veya kaymakam, vali olmak için sonuçlar beklenecektir.

Bu sefer sonuçlar açıklanır: şanslı olanlar istediği bölüme girerek mutlu olur, ancak yerleşemeyenler ise çok üzülür, seneye girmek için çalışmaya başlar.

Bu sene ÖSYM, bir ayda,  iki defa puanlama yaparak bir skandala imza attı. Yeni yapılan puanlamaya göre;

1110 adayın üniversiteye yerleşmesi değişti,

 1628 aday daha önce kazanamadığı halde şimdi üniversiteye yerleştirildi,

Daha önce kazanan 1499 adayın girdiği okul ve bölümü iptal edildi.

ÖSYM'nin yaptığı hatanın bedelini öğrenciler ve aileleri mi ödeyecek.

Bu haksızlık değil mi?

AKP iktidarı döneminde 2010 yılından itibaren, FETÖ'nün sızdırdığı sorularla hakkı olmayanlara üniversite kazandırıldı ve ders çalışan binlerce öğrenci mağdur edildi.

Gençlerimizin alın terine hile karıştırmak…

Soruların çalınması.. Şimdi de puanların yanlış hesaplanması...

Bu nedenle yaşanan mağduriyetlere, ÖSYM

'Pardon' diyemez.

İslami değerleri ön plana çıkaran AKP iktidarında ise bu durum hiç yaşanmamalı.

Çünkü 'kul hakkı yemek' en büyük günahtır.

Bir başka garabet ise, Türk öğrencilerin alınteri dökerek ve yıllarca çalışarak girebildiği üniversiteye, Suriyeli göçmen gençlerin sınavsız alınması...

Bizim gençlerin suçu Türk olmak mı?

Üniversiteye giriş sonuçlarında şaibe yaratan, bunu yıllarca sürdüren ÖSYM yetkilileri ve bu olaylara göz yumanlar derhal istifa etmelidir...

Öğrencilerimize yapılan haksızlıklar düzeltilmelidir.

Öğrencilerimizin ve ailelerinin hayalleriyle oynamaya hiç kimsenin hakkı yoktur.

Eğer bu durumlar 'Şinto' dinine mensup Japonya'da yaşansaydı, sorumlular 'harakiri' yapardı yani intihar ederdi.

Öğrencilerimizin ve ailelerinin umutlarını çalan ÖSYM hatasını telafi etmeli, yapılan yanlışı düzeltmelidir.

Aksi takdirde mağdur olan, üzülen ve hayalleri yarım kalan öğrencilerin vebalinin altında kalırsınız.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500