Advert
Advert
Advert
SENDİKACI KAVGASI
Kemal ÖZCAN...

SENDİKACI KAVGASI

Bu içerik 617 kez okundu.

Okuduğum gazetedeki haberin başlığı aynen şöyleydi,

‘Dalaman Belediyesinde Sendikacı kavgası.’

Üzülüyorum böyle haberlere.

Orada mevcut örgütlü olan sendika Belediye-İş sendikası.

CHP’li Dalaman Belediye Başkanı Muhammet Şaşmaz'ın,

işçileri Genel-İş sendikasına üye olmaları yönünde talimat verdiği iddia ediliyor.

Gazetenin haberine göre Kemal Kılıçdaroğlu’nun bile talimatı olduğu söyleniyor.

Belediye başkanı sendika değiştirmezlerse işçilere işten atmakla tehdit emiş.

DİSK yöneticisi de açıklama yapmış.

‘ İşçilerin talebi üzerine Dalaman Belediyesi'nde üye yapma çabası içerisindeydik bize saldırdılar’ demiş.

Belediye binasındaki bir odada, başka bir sendikanın üyelerini, kendi sendikalarına üye yaparken olmuş.

Belediye başkanının bilgisi, izni ve talimatı olmadan değil oda tahsisi,

kusura bakmayın ama siz o binanın içine giremezsiniz.

Genel-İş Sendikasının üye yapma çabasında oldukları işçiler aynı zamanda bir başka sendikanın üyeleri.

Belediye başkanı da açıklama yapmış.

‘Belediyede 250 çalışan var, bunun 155 tanesi şirket elemanı.’

‘Kim hangi sendikaya üye olacaksa kendileri karar verirler’

Ardından beklenen gafı ağzından kaçırmış ‘göreve geldiğimizde Belediye-İş Sendikasını gene biz davet etmiştik.’ demiş..

Yani demek istiyor ki, sendikaları ancak biz davet ederiz.

Davet ettiğiniz Belediye-İş sendikasıyla çatışınca, bu defa Genel-İş’i mi davet ettiniz?

Yapmayın sayın belediye başkanı çelişkili ifadeler bunlar, bir dediğiniz, bir dediğinizi tutmuyor.

Keşke göreve geldiğinizde siz davet etmeden işçiler kendileri karar verselermiş.

Genel-İş sendikası yöneticilerinin de zafer kazanmış komutan edasıyla gazetelere demeç vermeleri yanlış.

Yangına körükle gidiyorlar.

Her neyse Dalaman belediyesinde yaşanan bu kavga olayından dolayı taraflara geçmiş olsun diyorum.

Bu tür haberleri basında okumaktan inanın büyük üzüntü duyuyorum.

Bu olaylar Türkiye’deki sendikalı işçi sayısını artırmıyor, sadece sayılar yer değiştiriyor.

Sendikaların çok ciddi örgütlenme problemleri var.

Genel olarak mevcudu korumak üzere pozisyon alınmış durumda.

Sendikalı işçi sayısında bir artış olmuyor ama, sendikaların üye sayıları sürekli değişiyor.

Doldur boşalt yapılıyor.

Birbirinin üyelerini kapma, ayartma, baskı kurma mücadelesi yapılıyor.

Bunun adı patron sendikacılığıdır.

Hükümet güdümlü, belediye başkanı güdümlü sendika ve sendikacılık yapılıyor.

HAK-İŞ iktidara yakın olmanın avantajıyla önemli bir üye artışı sağladı.

Tabi onlar da AKP hükümetine tam destek veriyorlar, her şey karşılıklı.

DİSK ise CHP’li belediyelere yakın olmanın avantajını kullanıyor.

Bu arada TÜRK-İŞ’te kan kaybı yaşanıyor.

Türkiye’de 13 milyon çalışan işçinin, 1 milyon 400 bini sendikalı.

Sendikalaşma oranı yüzde 11, bu oran sabit hiç değişmiyor.

Özellikle belediyelerde sendika üyelikleri belediye başkanlarının iki dudağı arasındadır.

Patron onlardır.

Belirleyici olan iki dudak olunca sendikacılar arasında zaman zaman tatsız olaylar yaşanması normaldir...

İşçi hareketi doğası gereği rekabet ve mücadele içerir.

Ancak işçi hareketi aynı zamanda ulusal ve uluslararası düzeyde bir dayanışmayı,

kardeşliği, işbirliğini ve karşılıklı saygıyı da kendisine ilke edinmelidir.

Bir işçi örgütüne yakışmayan yöntemler tercih edilmemelidir.

Sendikal ahlak, etik diye bir şey vardır.

Dalaman belediyesinde meydana gelen olaylar işçi sınıfı adına son derece üzüntü vericidir.

Her türlü mücadele güçlerini birleştirmekle yükümlü olan işçi sınıfı örgütleri birbirlerine karşı dayanılmaz bir incelik göstermek zorundadırlar.

Buradaki olay, basit bir sendika üyeliği veya işçilerin özgür iradeleri ile tercihlerini kullanmaları değildir.

Gelecekte işçileri örgütsüzlüğe iticek tutum ve davranışlardır.

Çalışma barışı ve huzurunu bozucu niteliktedir.

Sınıf kardeşliğini gölge düşürmektir.

O belediyede çalışanların hepsi birbirleriyle dostturlar, arkadaştırlar.

Bu saatten sonra birbirlerine düşman oldular.

Bu olayın tatlıya bağlanması için, kan davasına dönüşmemesi için taraflar bir araya gelmelidir.

Sendikacıların görevi işçileri birbirine düşürerek, zora ve şiddete dayalı bir sendikacılık değildir.

Sermayenin saldırıları karşısında işçilerin birliğini sağlamaktır.

Ayrıca haklı, haksız ayrımı yapmadan bu olaya sebep olan tüm herkesi şiddetle kınıyorum.

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-06/08/2017

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500