Advert
Advert
Advert
YETER, ARTIK... !
Gülden SÖKELİOĞLU...

YETER, ARTIK... !

Bu içerik 1185 kez okundu.

İl ve ilçelerde, Müftülere remi nikah yetkisini veren, 'Nüfus Hizmetleri Kanunu'nda yapılan değişiklik, Anayasa'nın 'Laiklik' ilkesine aykırıdır.

Laiklik:

-Din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasıdır.

-Hukuk kurallarının, dine değil de akıl ve bilim esasına dayandırılmasıdır.

-Din ve vicdan hürriyetidir.

-Kimsenin inancına, ibadetine karışmamaktır.

Hal böyleyken;

Başbakan yardımcısı ve eski Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın yeni düzenleme için:" Laiklik ilkesinin ve Hukuk devletinin gereğidir" ve

"Resmi nikah işlemlerini hızlandıracak ve kadınların hukukunu koruyacak" demesi ise, Türk halkının, kadınların aklıyla dalga geçmektir.

Yapılan değişiklikle; Nüfus Müdürlüklerine, Dış temsilciliklere, İl ve İlçe Müftülerine 'resmi nikah'  kıyma yetkisi verilmiştir.

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ'a soruyorum:

81 ilde, 919 ilçede evlendirme daireleri varken, 18 binden fazla köy muhtarı nikah kıyabilecekken, bu değişikliğe niçin gerek duyuldu?

Amaç: Din adamlarını kendi yetki alanı dışına taşımak suretiyle Türkiye Cumhuriyeti'ni 'Laiklik' ilkesinden uzaklaştırmak ve devlet rejiminin temellerini 'şeriat' üzerine yerleştirmektir.

Din adamları din işleriyle ilgilensin, devlet adamları devlet işiyle.

'Resmi nikahı müftüler, imamlar kıysın' diyenler, bundan sonra boşanma için de mahkemelere gerek duymayacaklar, "kadınlar, eşleri tarafından dine göre boşansın( 3 defa, 'Boş ol' demesi) diyeceklerdir.

Bütün bu yapılanlar ve yapılmak istenenler, Türk Medeni Kanunu(17 Şubat 1926) ile Türk Kadınları’nın kazanımlarını yok etmek; evlenme, boşanma, miras, nafaka, şahitlik, çalışma hayatına katılma, eşit vatandaşlık haklarını elinden almak istiyorlar.

Yasada yapılan tasarı değişikliği ile toplum daha da kutuplaşacak çünkü belediyelerde nikah kıydıranlar ‘dinsiz', müftü ve imamlara nikah kıydıranlar ise 'dindar' olarak değerlendirilerek toplumumuz daha da ayrıştırılacak.

Nüfus Hizmetleri Kanunu'nda yapılan değişiklik tasarısına göre; evde doğan çocuklar, aile büyüklerinden birinin Nüfus dairesine sözlü beyanı üzerine nüfusa kaydının yapılması ise ayrı bir facia.

Neden derseniz?

Buna göre çok eşli ve çocuk evlilikler çoğalacaktır...

Hastanede ve sağlık görevlilerinin denetimi olmadan evde doğumlar yayılacak; sakat ve ölü doğumlar

artacaktır…

Kız çocuklarının ve kadınların hakları korunmayacak ve hatta yeni mağduriyetler, acılar yaratılacaktır…

Devlet olarak; çocuklarımızı okullarda, yurtlarda, vakıflarda, Kur'an kurslarında yeteri kadar koruyamazken; kötü niyetli kişilerin yaptığı istismar ve tacizlere gerekli cezalar verilmezken; şimdi de evde doğan çocukların

Nüfus dairelerine sözlü olarak beyan edilmesi kız çocuklarını daha korumasız hale getirecektir.

Ey anneler ve babalar..!

Kız çocuklarınızın, kuma olarak, 2., 3. ve 4.eş olmasını istemiyorsanız bu yasa değişikliğine itiraz edin.

Aksi takdirde kadın, bir vatandaş değil, erkeğin kölesi olacaktır.

Yetti, Artık..!

Kız çocukları ve kadınlar üzerinden siyaset yapmayı bırakın.

Kadınlarımız...

Uyanın, artık..!

Eyy, Türk Kadınları,

özgür, rahat, mutlu, eşit vatandaş olarak yaşamak istiyorsan,

Atatürk'ün, sana Türk Medeni Kanunu ile sağladığı haklarına sahip çık; senin üzerinden siyaset yaparak, seni köle yapmak isteyenlere karşı, gücünü göster...

Tek ses, tek yumruk ol.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Nevzat Çağlar Tüfekçi     2017-08-03 Güzel yazı!..