Advert
Advert
Advert
DİPTEN GELEN DALGA..!
Gülden SÖKELİOĞLU...

DİPTEN GELEN DALGA..!

Bu içerik 1792 kez okundu.

Toplantı, gösteri ve yürüyüş yapma hakkı; 1982 Anayasası'na göre, temel hak ve özgürlüklerimizden biri.

Ancak, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında TBMM'nin saldırıya uğraması üzerine Gazi Meclis'te OHAL ilan edilmesi; KHK'larla ülkenin idare edilmesi ile;

Kurtuluş Savaşı'nda, düşman işgali altında bile çalışan TBMM devre dışı bırakıldı.

OHAL nedeniyle toplantı, gösteri ve yürüyüş yapmak hakkı, izine tabi oldu.

15 Temmuz darbe girişiminden sonra tam bir 'cadı avı' başladı; devlet memurları, subaylar, askeri öğrenciler, doktorlar, mühendisler, öğretmenler, gazeteciler, milletvekilleri, parti liderleri tutuklandı, tutuklananların sayısı yüz binleri geçti.

Önce, Ergenekon ve Balyoz davaları süreci, daha sonra 15 Temmuz darbe girişimi sonunda, bir yıl içinde toplumuzun üzerine tam bir korku yorganı örtüldü. Bu korkudan kurtulmak isteyenler oldu ama bu sessiz bir çığlık oldu. Çünkü, bir sel felaketi gibi, önüne kattığı her şeyi götüren güce karşı konulamıyordu. Ancak, bu sel felaketine karşı, çok güçlü bir set çekilirse başarılı olunabilirdi.

İşte, bu güçlü setin çekirdeğini CHP Genel Başkanı Sn. Kemal Kılıçdaroğlu oluşturdu. Mit tırları ile ilgili sırları verdiği gerekçesiyle, CHP Mv. Enis Berberoğlu'nun tutuklanması ve hapse atılması üzerine, Sn. Kılıçdaroğlu; ‘Adalet yürüyüşünü, yalnız olsam da, Ankara'dan İstanbul'a, Maltepe Cezaevi'ne yürüyeceğim' demiştir.

Böylece, başlayan 'Adalet Yürüyüşü' bazen soğuk, bazen yağmurlu havalarda, bazen de kızgın sıcaklarda her gün 15-20 km. yürünerek gerçekleşti. Bu zorlu yürüyüş sırasında, kalp krizi geçiren bir vatandaş yaşamını kaybetti ve Aydın Mv. de rahatsızlandı. Yaş ortalamasının ellili yaşların üstünde olduğu insanların, bu zorlu şartlarda yürümesi kolay bir şey değil. Ama, insanda irade gücü olunca hiç bir engel tanınmıyor.

İngiliz sömürgesi olan Hindistan'da, Mahatma Gandhi, 1930 yılında,İngiliz hakimiyetindeki tuz yataklarını geri almak için, yalın ayak günlerce yürümüş; Hindistan'ın bağımsızlığa ulaşmasını sağlamıştır. Gandhi, bu sessiz ve etkili yürüyüşüyle Hindistan'ı bağımsızlığa kavuşturmuş; adını, altın harflerle Hindistan tarihine yazdırmıştır.

 Sn. Kılıçdaroğlu'na, ufak tefek olduğu için Gandhi lakabı takılmıştır. Ancak, yandaş basının bazı mensupları, bunu alay konusu yaparak:' Gandhi, çıplak ayakla yürümüştü, Kılıçdaroğlu ise, markalı spor ayakkabı ile yürüyor'; AKP'li bazı bakanlar, ' bizim yaptığımız yollarda yürüyor' diyorlar.

Cumhurbaşkanı Sn. R.Tayyip Erdoğan, söyleşi yaptığı yabancı gazetecinin sorduğu 'Bu yürüyüşe nasıl izin verdiniz? sorusuna,'ben izin verdim ama, o zat, bir hukuksuzluk yaparsa gereğini yaparım' demesi ise, ne demokrasi ile, ne de adalet ile bağdaşmaz.

 22 gündür masumane bir şekilde yürüyen, Kocaeli'de, sayıları 32 bine ulaşan; sadece adalet isteğinde bulunan bu dev yürüyüşü küçümsemek, aşağılamak ve yok saymak hiç kimseye bir şey kazandırmaz; daha çok itibar kaybettirir.

Adalet yürüyüşüne katılanları terörist olarak nitelendirmek, çok çirkin. Çünkü, bu kafilede AKP iktidarından mağdur olan herkes var: kadınlar, erkekler, çocuklar, sanatçılar, gezi mağdurları, engelliler, gaziler, askerler, hukukçular, hatta şehit yakınları.

Sn. Kılıçdaroğlu'nun temelini attığı, her geçen gün dalga dalga büyüyen bu 'Adalet Yürüyüşü', zulme uğrayan herkesin sesi oldu.

Dipten gelen bu dalga, kendisiyle dalga geçenleri yutacaktır.

Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarında; yok olan adaletin aranması ve kalkınma yerine, yoksulluğun artması; hem acı hem de komik (trajikomik) bir durum.

Adalet yürüyüşüne destek vermesi gerekirken; MHP lideri Sn. Bahçeli'nin, yürüyüşe katılanları terörist olarak nitelendirmesi; Vatan Partisi lideri Sn. Doğu Perinçek'in, adalet yürüyüşü için,' CHP'nin Bonzaisidir' demesi çok çirkin. Bu söylemde Doğu Perinçek; CHP'nin, HDP ve PKK ile ortaklık yapacağını, Kılıçdaroğlu'nun bu yürüyüşle tabanını Bonzai gibi uyuşturduğunu belirtiyor.

Esas olan; güçlünün yanında değil, haklının yanında yer almaktır. Çünkü, bu yürüyüşün getirdiği enerji; karşı çıkanları, yok sayanları tarih sahnesinden silecektir. Ama, bu yürüyüşün mimarı olan Sn. Kılıçdaroğlu, adını Türk tarihine altın harflerle yazdıracaktır.

Adalet, vatandaşın devlete olan güven duygusudur. Bu duyguyu yok etmek isteyenlere karşı, adaleti sağlayıncaya kadar bu kutlu yürüyüşe herkesin destek olması gerekmektedir.

Adalet yürüyüşünde şehit olana rahmet; kriz geçiren Aydın Milletvekili'ne şifalar diliyor, yürüyen ayaklara minnet duyuyoruz.

Türk Milleti'nin üzerindeki ölü toprağını atan, herkese umut olan, dipten gelen dalganın sembolü olan, Sn. Kılıçdaroğlu'nu ve 'Adalet yürüyüşü’ne katılan herkesi kutluyor; 9 Temmuz'da, İstanbul- Maltepe'de yapılacak mitingin kalabalık ve coşkulu olmasını diliyorum.

En sonunda HAK ve ADALET, yerini bulacaktır.     

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Refik TUNCAY     0000-00-00 Uşak Banaz Kızılcasöğüt den selamlar