Advert
Advert
Advert
LATMOS’U KİM KURTARACAK?
Hüseyin AÇAR...

LATMOS’U KİM KURTARACAK?

Bu içerik 1032 kez okundu.

Dünyada eşi benzeri olmayan bir doğaya sahip Latmos Beşparmak Dağları büyük bir tehlikenin eşiğindedir.

Ay Tanrıçası Selana’nın, Latmos Dağı’nın çobanına olan dramatik aşkının anlatıldığı bir mitoloji ile 8000 yıllık insan izlerine ve izlerin kültürüne ev sahipliği yapan Beş Parmak Dağları, Bafa Gölü üzerinde kollarını göle uzatmış Tanrıca Selana’dan dünya insanlarına selam ve sevgi taşıyor.

Benzersiz doğal güzellikleri ve kültürel değerlere sahip Beş Parmak Dağları ne yazık ki pıtrak gibi çoğalan maden ocaklarının gürültüsü, tozu, toprağı ve çevreye verdiği tahribatla geri dönülmez bir yola doğru koşar adımlarla gidiyor.

4 Temmuz Salı günü Milas Sanayi ve Ticaret Odası’nın sponsorluğunda Latmos Beş Parmak Dağları’nda hızla artan maden ocaklarının dağa, doğaya, tarihe, kültüre ve yöre insanına verdiği zararları göz önüne çıkartan güzel bir belgesel film izleme şansına kavuşan nadir insanlardan biri oldum.

Nadir insanlardan biri oldum diyorum ki bunun da büyük nedeni MİTSO tarafından günlerce önce duyurulan bu belgeselle ilgili basın ilanları sanıyorum ki pek fazla kişiye ulaşmadı. Ya da pek fazla ciddiye alınmadı.

Öncelikle MİTSO Başkanımız Reşit Özer’i ve MİTSO personelini böylesine önemli ve anlamlı bir çalışmaya ev sahipliği yapmalarından dolayı kutluyorum.

Sonrasında da bu belgesel filmi çeken yönetmen Yavuz Pulluk’a ve ekibine de teşekkür ediyorum.

Gönüllük esası ile çalışan ve Latmos Beş Parmak Dağları’nda yaşanan doğa katliamına dikkat çekmek ve bu doğa tahribatının biran önce durması için yerel yönetimlere ışık olma çabasındaki Sökeli yönetmen kardeşimi bir kez daha kutluyorum.

Sökeli olmasına rağmen bu anlamlı ve güzel belgeseli Söke’de sergilemek için Söke ilçesinde bir destekleyici bulmadığını belirten yönetmen kardeşime kucak açan Milas Sanayi ve Ticaret Odası sadece sanatta, kültüre değil Milas’taki her türlü sportif etkinliklerde de ön saflarda yer almaktadır.

4 Temmuz Salı günü MİTSO Konferans Salonu’nda Latmos Beş Parmak Dağları ile ilgili belgesel filmi ilgi ve biraz da merakla izledim.

Yaklaşık 20 dakika süren ve Beş Parmak Dağları’nda ki doğa, kültür ve çevre katliamı ile ilgili belgesel filmin hem zaman olarak kısa sürmesi hem de sadece maden ocaklarının dağa, doğaya ve çevreye verdiği zararları anlatması adına oldukça izlenmeye değer buldum.

Belgesel filmi izlemek için MİTSO Salonuna gelenlerin sayısının da bir hayli düşük oluşu endişe verici bir durumu da ortaya çıkardı.

Çevremize, çevremizin sorunlarına ve sorunların çözümüne ne kadar duyarsız olduğumuz da ortaya resmen çıkmış oldu.

Her Mayıs ayı geldiğinde Latmos Beş Parmak Dağları’nda doğa yürüyüşleri ve dağ festivali ile yüzlerce insanı topladığımız Latmos Dağlarındaki bu çevre katliamına kim son verecek diye kendi kendime soruyorum.

Kendime sorduğum bu soruya kendimden cevap alamadığım gibi, sanıyorum ki bugüne kadar yerel yönetimlerden de bir cevap gelmemiş herhalde diye düşünüyorum.

8000 yıllık insan izlerini günümüze taşıyan kutsal Latmos Dağı’ndaki tahribatın bir an önce önlenmesi ve doğanın ekolojik dengesinin korunması için her kurum, her kuruluş ve her insan kendini birazcık sorumlu hissetmeli mi acaba sorusu aklıma geliyor.

Latmos Beş Parmak Dağları acilen sit alanı içine alınmalı, dağ turizmine açılmalı diye herkesin bildiği bir öneriyi de bu yazımın bir arasına sıkıştırarak, Latmos Beş Parmak Dağları’nın Ay Tanrıçası Selana ve ona âşık olan çobanın dramatik ve mitolojik öyküsünün de bizleri duygulandırdığını vurgulamak istiyorum.

Latmos Beş Parmak Dağları’ndaki maden ocaklarının doğaya verdiği zararların yanı sıra insanlara anlatılacak o kadar güzel çevremizde tarihi ve kültürel ören yerleri var ki her birinin açıkçası ayrı bir öyküsü, ayrı bir derdi sıkıntısı var.

Ülkemizin ve çevremizin doğal güzelliklerini tanımak, sevmek ve onları korumak hepimizin görevdir düşüncesiyle Latmos Beş Parmak Dağları’ndaki doğa katliamına duyarsız kalmayan sevgili yönetmen arkadaşımı ve MİTSO’yu tekrar kutluyor ve teşekkür ediyorum.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500