Advert
Advert
Advert
AMERİKAN SARGISI
Turgay MUTLU...

AMERİKAN SARGISI

Bu içerik 1164 kez okundu.

Bu Amerika ne bela bir devletmiş arkadaş. Başımıza bin bir türlü dertler açtı. Zamanında yapılan hatalı  antlaşmalarla  ülkemizi  esir  alan  Amerika  askeri, siyasi  ve  ekonomik  olarak  bizi kendisine  bağlayarak  iliğimize  kadar  sömürüyor. Menderes  döneminde  ‘’Marchall’’ yardımıyla başlayan  emperyal  plan, günümüzde  halen  uygulanan  diğer  projelerle  devam  etmektedir. Bütün   devlet  kurumlarını  ve  Ulusalcı  politikalarımızı  yerli  işbirlikçilerin  yardımıyla   çökerttiler. Bakalım  bu  işgal ve  sömürü   düzeni   ne  kadar  sürecek? Bizler  uyanmaz  ve  ‘’TAM  BAĞIMSIZLIK’’   için  mücadele   etmezsek   daha  uzun  süre  gider   diye de  düşünüyorum.

Rahmetli   Fakir  Baykurt’un ,  ‘’Amerikan  Sargısı’’ adlı  romanını  yeni  okuyup  bitirdim. Çok  anlamlı  ve  günümüze  ışık  tutan  bir  eser. Tavsiye  ederim, alın  okuyun. Bugünü  gören, bugünün  geleceğini  o günlerden  anlatan  nefis  bir kitap.  Usta  romancı, 1950 li yıllarda  belki  de  gerçekten  yaşanmış  hikayeyi  öyle  güzel  anlatmış  ki  bugün  kitabı  okuyunca  nereye  geldiğimizi  daha  iyi  görebiliyoruz.

Roman  en çok, bir  eğlence  havası  içerisinde, siyasi ve  düşündürücü  yönleri   ve  Amerikancılığı, toplum   sorunlarını, köylünün  sağduyusu   açısından  eleştirmesiyle  ilginç  ve  olumludur.Daha  önce  okuduğum  Tırpan,Yılanların Öcü,Köygöçüren ve  Onuncu  Köy  romanlarında sömürüyü,feodal  yapıyı,yoksulluğu ve tarım  işçiliğini  hep  toprağa  bağlayarak  anlatıyor  olması  da anlamlıydı. O bu  toprakların  insanıydı. Tam  bir  yörük   evladıdır. ’’Fakir  Bey’’  dediklerinde ‘’Fakirden  Bey  olmaz’’ diyen  Baykurt, egemenlere  inat  emekçilerin  yanında  olurdu. Tam  bir  yerliydi. Bu  ülkenin topraklarının  özüydü. Toprağı  bol  olsun.İnancını  ve  inadını  bırakmadan  çalıştı, çabaladı eserlerini  yazdı. Bu  bölümü  ‘’Milliyet  Blog’tan  aldım’’.

Kitabın  kısaca  özeti:

Ankara’da “Aid Mission to the Government of Turkey” binasında, Türk – Amerikan dostluğunun kuvvetlendirilmesi için yapılan iki taraflı toplantıda, bir Türk köyünün pilot bölge olarak modernleştirilmesine karar verilir; bu iş için Ankara yakınlarında Kızılöz köyü seçilir. Bir sabah ansızın çıkagelen Ankara valisi, kaymakam ve Mission temsilcileriyle eşleri, köyde kuşkuyla karşılanırlar. Devrimci muhtar İzzet, çilekeş kır bekçisi Temeloş, köyün bir şeye ihtiyacı olmadığını söylerlerse de, gelenlerin ısrarı üzerine, hiç değilse, Ankara’yı görmelerine engel olan Aktepe’nin ortadan kaldırılmasını isterler. Aktepe birkaç gün içinde yerle bir olur, yerine bir ağaçlandırma alanı açılır; köyün adı da şimdi Güzelöz olmuştur. Amerikalılar, bazen gerginleşen havayı, emekli Tuluğ Paşa’nın yardımıyla yatıştırarak, pilot projenin uygulanmasını hızlandırırlar:

Amerika’dan uçakla, faynapıl fidanları, damızlık sığırlar, cins tavuklar getirtilir; alan tel örgülerle çevrilir ve kapısına Türk-Amerikan dostluğunun simgesi tokalaşan iki el amblemleri asılır; hayvanlar için ağıllar, kümesler hepsi hazırdır; örnek ek binalar yapılır köye. Şu var ki çabalar boşa gider: Köy havasına alışamayan Amerikan sığırları ölür, tavuklar içi boş yumurta yumurtlamaktadırlar, faynapıl ağaçları meyvesizdir hâlâ. Dostluk bahçesine ve ağıllarına sokulmayan köylüde hoşnutsuzluk, homurtu çoğalır. Bekçi Temeloş’un bir gece, tellerini aralayıp durumu yakından incelemek üzere, Dostluk Bahçesi’ne girmesi, olaylara yol açar. Dizinden yaralanan Temeloş’un sinirleri daha da bozulur. Temeloş, Amerikan Hastanesi’ne yatırılır; ayağına sardıkları Amerikan sargısı, yaşlı adamı büsbütün çileden çıkarır. Temeloş güçbelâ hastaneden kurtulur, köye döner. Amerikan tohumu buğday hastalıklı çıkmış, domatesler, biberler ancak fındık kadar olabilmiştir. Köyde Amerika’yı tutanlar zararsız bir hale getirildikten sonra köylü, Dostluk Bahçesi’ne doluşur, her şeyi harap eder. Sabah kalktığında bekçi Temeloş’un inatçı baş ağrıları ansızın geçmiştir. Köylü, Ankara’dan gelmiş Amerikan Büyükelçisi, Vali, Kaymakam vb.’dan kurulu yeni bir ziyaretçi kafilesinin şaşkın bakışları altında, teknelere, sepetlere, çuvallara toprak doldurup eski Aktepe’yi yeniden yapmaya koyulmuştur.

Kısaca  özetini   okudunuz.Lanet  Amerikan  sargılarından  kurtulma   dileğiyle,bu  güzel  romanı  mutlaka  okuyun  derim.Sıcaklarda   serinlersiniz.Hepinize  iyi  okumalar  efendim….

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500