Advert
Advert
Advert
PAZARLIK SÜNNETTİR…
Kemal ÖZCAN...

PAZARLIK SÜNNETTİR…

Bu içerik 838 kez okundu.

İş mahkemeleri kanunu tasarısı, meclis  adalet komisyonunda kabul edildi.

Tasarıya göre arabuluculuk zorunlu hale getiriliyor.

Bu yargıda özelleştirme ve taşeronlaşma demektir.

Yargıda paralel bir yapı oluşturulmaya çalışılıyor.

Kanun tasarısının 3'üncü maddesinde yer alan  ‘zorunlu arabuluculuk’ hükmüne göre,

İş mahkemelerinde açılacak davalarda, önce arabulucuya başvurulmuş olması gerekiyor.

Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin,

son tutanağın aslı veya ara bulucu tarafından onaylanmış bir örneği dava dilekçesine eklenecek.

Yani deniyor ki, işçiler arabulucunun tezgahına başvurmadan dava açamaz.

Aksi takdirde işçilerin açtığı davalar reddedilecek.

İşçi ile işveren arasındaki uyuşmazlıkları arabulucu çözecek.

Sadece İş kazaları ile meslek hastalığından dolayı oluşan maddi ve manevi tazminat taleplerinde arabuluculuk zorunluluğu yok.

Eğer bu sırada hak düşürücü süreler ve zaman aşımı tamamlanmış ise arabulucuya başvurup tekrar dava açma şansı da kalmayacak.

Diğer bir anlamda işçilerin hak aramalarının önü kapatılıyor.

En önemlisi Yargıtay yolunu kapanıyor.

Güya yargıyı iş yükünden kurtaracaklar!

Hukuki ihtilafları yargı yoluna götürülmeden çözülmesini istiyorlar.

İşçiler uzun süren mahkeme süreçlerinden kurtulacakmış.

Hedef 400 bin uyuşmazlığı arabuluculukla çözmek.

Arabuluculuk farz olunca, pazarlık sünnet oldu.

Bilmiyorum hayvan pazarlarında kurbanlık alırken hiç yaşadınız mı?

Her zaman alıcı ile satıcının arasında mutlaka bir arabulucu olur, önce birbirlerinin ellerini tutturur,

sonra iki eliyle tutup olanca kuvvetiyle onların kollarını aşağı, yukarı sallamaya başlar.

‘Az in, az çık!’ seremonisinden sonra ‘hadi hayırını görün’ diyerek pazarlığı bitirir.

Getirilmek istenen sistem aynen bu..

Parası, pulu olmayan, geçim sıkıntısı içinde olan işçilere bu ortamda,

bir çaresizlikle, bir pazarlık sünnettir anlayışıyla, birtakım haklara razı edilme,

ve hakların büyük bir kısmından vazgeçme gerçeği dayatılıyor.

İşçi işyerinde patronu tarafından hakarete uğrasa bile, arabulucuya başvurarak masaya oturmak zorunda.

Temyiz süreleri, temyiz edilemeyecek kararlar, zaman aşımı gibi düzenlemeler işçiler aleyhine değiştiriliyor.

Uyuşmazlığın arabulucuda çözülmemesi halinde, işçi, işe iade davaları için 15 gün içinde,

diğer alacak ve tazminatlar için zamanaşımı süresi dolmadan dava açabilecek.

Bu durumda arabulucuda geçen süre, işçi için bir mağduriyet süresi olacak.

Yine arabulucunun taraflara tebligat yapmak için harcayacağı süre de dikkate alındığında,

arabulucuda anlaşılamadığında kaybedilecek süre ayları, belki de bazı durumlarda yılları bulabilecek.

Anlaşma tutanağında anlaşılan uyuşmazlığa konu alacak olarak adı anılan hiçbir alacak için,

işçiler bir daha dava açma hakkına sahip olamayacak.

Yıllık izin ücreti, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötü niyet tazminatı,

iş sözleşmesinin eşit davranma ilkesine uyulmaksızın feshinden kaynaklanan tazminatta zaman aşımı süresi 10 yıldan 5 yıla düşürülüyor.

Arabulucuya iş sözleşmesi devam eden işçiler başvurabilecek.

Yani işten çıkarılan işçilerin başvuruları dikkate alınmayacak.

Sendikalar tasarının yasalaşmasına karşı çıkıyor.

İşçiler ile patronların eşit şartlarda olmadığına dikkat çekiyorlar.

Bu nedenle arabuluculuğu zorunlu kılmanın işçilerin hak arayışını güçleştireceğini,

işçilerin arabulucu masasında hak ettiğinden çok daha azına razı edilebileceğini söylüyorlar.

Tasarıya avukatlar da karşı çıkıyor.

Hukuki ihtilafların yargı yoluna götürülmeden çözülmesini hedefleyen,

fakat arabuluculuk müessesesinin hukuk fakültelerinde,

lisans eğitimi almamış kişiler tarafından da tatbik edilmesini sağlayacak olmasından oldukça rahatsızlar.

Avukatlık mesleğine ve hukuka saldırı olarak görüyorlar.

Hukuk cübbesinin başka cübbelere teslimi olarak görüyorlar.

Arabuluculuk değil, arabozuculuk diye adlandırıyorlar.

Hukuk fakültesini bitirmenin hiçbir önemi kalmayacak.

Bu sistemde adalet hukuk dışı güçlerin eline geçer.

Mafyaya yeni bir iş sahası daha açılmış oluyor.

Arabulucunun saatlik ücreti 120 liradan az olamayacakmış.

Eski meclis başkanı ve başbakan bardımcısı Bülent Arınç hemen atlamış..

Adalet bakanlığı tarafından hazırlanan ‘arabuluculuk Sistemi’nde çalışmak istediğini açıklamış.

Önümüzdeki günlerde arabuluculuk sistemini daha çok konuşacağız.

Yandaş ve yalaka basın hemen başlığı patlatmış.

‘İşçi 1 günde hakkına alacak!’

Yalanınızı sevsinler sizin!

AKP iktidarı bu güne kadar emekten yana, emekçiler lehine ne yapmış ki, bugün yapacak.!

İş yükünü azaltmak adına, adalet duygusu tatmin edilmemiş insanlar yaratacaklar.

O eksik, gedik adaletle yarattıkları insanların yükünü bu toplum taşıyacak.

Hak kavramı adım adım ortadan kaldırılacak, biat kültürü yerleştirilerek,

işçi sınıfı bireysel hakları bakımından da patronların insafına terk edilecek.

Sizin anlayacağınız herkes kendi hukukunu yaratacak.

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın.

Kemal ÖZCAN-23/06/2017

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500