Advert
Advert
Advert
ZEYTİN BİZİM KATIĞIMIZ, DOKUNMAYIN ONA! -1-
Nevzat Çağlar TÜFEKÇİ...

ZEYTİN BİZİM KATIĞIMIZ, DOKUNMAYIN ONA! -1-

Bu içerik 960 kez okundu.

Zeytinlik alanlara tesis(ler) yapılmasını ve zeytinlik alanların daraltılmasını amaçlayan “Zeytincilik Yasa Tasarısı”, toplumun her kesiminden gelen tepkiler üzerine komisyona geri çekildi. Bu tasarı, komisyonda tekrar görüşülmek yerine, Meclis’in gündeminden tümüyle çıkarılmalıdır. Zeytin üreticilerine karşı bir tehdit olarak belli aralıklarla Meclis gündemine gelmesi de son bulmalıdır.

Önce bu konuyla ilgili tepkilere kısa kısa değinelim…

TEPKİLER

CHP Denizli Milletvekili Kazım Arslan: “Komisyona çekmek yetmez, tasarıdan çıkarın. Bu tasarının kamu kurumlarında sahipleneni yoktur. Zeytinlikleri yok edecek, gelişimini önleyecek ve bitirecek hiçbir adıma izin vermeyiz.”

Türkiye Ziraat Odaları Birliği(TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar: “Bu yapısıyla, Zeytin Sahaları Koruma Kurulları, zeytinlikleri koruyamaz. Kamu yararı, ‘Toprak Koruma Kurulları’nda olduğu gibi istismar edilebilir. Tasarıyla ilgili görüşlerimiz alınmadı.”

Çiftçi Sendikaları Konfederasyonu ÇİFTÇİ-SEN: “Ege ve Marmara Bölgelerinde Tütün Yasası sonrasında tütün üretemeyen ve Şeker Yasası ile getirilen kotalardan sonra şeker pancarı üretemeyen üreticilerin yaşama çaresidir zeytin.  Bu tasarı, maksatlıdır. Yasa komisyona çekildi diye henüz kazandık diyemeyiz. Bu yasanın çıkmasını engelleyebiliriz.”

GENEL İŞ Sendikası: “Bu tasarının yasalaşması halinde 750 bin zeytin yetiştirici ailenin %70’i işini ve aşını kaybedecek. Yani 500 bin aile işsiz, aşsız kalacak, bizler de zeytinliklerden mahrum bırakılacağız. Zeytin ağacı, ölmez. Budadıkça, gençleşir. Tasarı kanunlaşırsa, bu ölmez ağaç ölecek! Zeytinliklerin katline ferman çıkarmayın!”(BiRGün, 10.6.2017)

ZEYTİNDOSTU DERNEĞİ: “Ülkemiz 171 milyon zeytin ağacı varlığı ile dünyada 2. sırada yer almaktadır. Dünyanın önemli üreticileri arasında bulunan Türkiye’nin önemli bir yasası olan 3573 Nolu Zeytincilik Kanunu’nun 9. Maddesinde dekar başına 10’dan az ve 15’ten fazla ağaç olmayan yerlerdeki deliceleri aşılayarak ıslah edeceklere destek verileceği belirtilmiş. Bir diğer deyişle geleneksel olarak zeytin bahçelerinin dekar başına 15 ağaçtan fazla ağaç içermeyeceğini ifade etmiştir. Getirilmek istenen torba yasada ise dekar başına en az 15 ağaç bulunmayan yerler ‘zeytinlik’ olarak kabul edilmeyecek denilmektedir. Ayrıca 3573 Nolu Zeytincilik Kanunu’nun 20. Maddesinde, ‘Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez. Bu alanlarda yapılacak zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmeleri yapımı ve işletilmesi, Tarım ve Köyişleri Bakanlığının iznine bağlıdır’ ifadesi yer almaktadır.     

Getirilmek istenen torba yasa ile zeytinliklerin, oluşturulacak kurul kararıyla yatırıma açılabileceği; bu sahaların yatırıma açılması için kurulacak ‘Zeytinlik Sahaları Koruma Kurulu’nun uygun görüşü ve Tarım Bakanlığı’nın izninin gerekeceği; kurulda Çevre, Tarım, Maliye, Orman Bakanlıklarının temsilcileri ile ilgili sivil toplum kuruluşları olacağı belirtilmektedir. Yapılacak imar planlarında zeytinlik alanlarının korunması konusunda Zeytindostu Derneği olarak, 3573 Nolu kanunun aynen uygulanması konusunda hassasiyetimizi sürdüreceğiz.”(change.org imza kampanyası)

***

Çeşitli Sivil Toplum Kuruluşları, düzenlemenin zeytinin ölüm fermanı olduğunu, 115 milyon ağacın kesilmesine neden olacağını söylüyor. O zaman 171 milyon zeytin ağacından geriye ne kalır? Bu kötülük, bu ülkeye ve insanına yapılır mı?

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500