Advert
Advert
Advert
MUSEVİ HEMŞERİLERİMİZİN MİLAS ANILARI (1)
Nevzat Çağlar TÜFEKÇİ...

MUSEVİ HEMŞERİLERİMİZİN MİLAS ANILARI (1)

Bu içerik 2379 kez okundu.

Zaman zaman Milas üzerine yazdığım yazıları facebook’ta paylaştığım zaman, Milas’la aidiyet bağları ve duyguları olanlar uzaklardan bir şekilde yazdıkları duygu yüklü yazılarıyla ses veriyorlar. Milas doğumlu olup da, Milas dışında yaşamlarını sürdüren Musevi hemşerilerimizin zihninde, belleğinde Milas’ın ayrı bir yeri var. Onlar bunu, en samimimi duygularıyla gerek Milas ziyaretlerinde gerekse uzaklardan yazdıklarıyla en güzel şekliyle ifade ediyorlar… Bu köşeden zaman zaman Milas sevgisini içlerinde her zaman yaşatan ve canlı tutan bu hemşerilerimizin anılarını, daha önceleri paylaşmıştım, Milas’a ilişkin düşüncelerini burada yine paylaşmaya devam edeceğim. Geçmiş dostluklar hatırlanmalı, bu temelde yeni dostluk bağlarının kurulmasına olanak yaratılmalı.

Milas’ı unutamayanlardan birisi de, Milas doğumlu Binyamin Roditi…

İşte o içten ve güzel duyguların, 2013 yılında yazıya döküldüğü satırlar:

xxxxxx

Sayın Nevzat Bey,
Hayırlı günler diler, size kendimi tanıtmak isterim. David Levi ile internette yaptığınız söyleşide çok güzel ve değerli anılardan bahsedilmiş. Siz Jak R. Levi’nin manifaturacı dükkânını bildiğinize göre, benim dedem Haskiya Uyaroğlu’nu tanımamanız mümkün değil. Çarşı içinde, Kurşunlu Camiye(Bu, Belediyenin altındaki Belen Cami olmalı-Yazarın Notu-YN) çıkarken, sağdan 1’inci sokağı dönünce sol taraftan 2’nci dükkânda dedem Sarraftı. Bana çocukluğumda anlattığına göre, kendisi 7 dil biliyordu. Kaymakam, Milas’a resmi bir misafir geldiğinde, hemen dedemi çağırtır ve tercümanlığını rica edermiş.

Dedem Liseyi İzmir’de Şirinyer’deki eski NATO tesislerinin olduğu yerdeki Skotch Shcool denilen yabancı tedrisatın yapıldığı mektepte tamamlamıştı. Birçok dili ana dili gibi konuşan; kültürlü, zeki ve nazik biriydi. Meslek hayatının ilk yıllarında, önce Selimiye, Bafa pazarlarına atıyla giderek manifaturacılık yapmış, daha sonraki yıllarda atı hastalanıp onu satınca da, iş değiştirerek sarraflığı seçmişti. Hayatı boyunca Milas’ta yaşadı.

Benim yazın okul tatili günlerimde, ailecek Milas’a gider, dedemin yanında hasta ve yatalak olan anneanneme yardımcı olmaya giderdik. Bu çocukluk yıllarımda oralardan çok değerli arkadaşlarım oldu. Karacahisarlı sokaktan Rabia Hocanın torunları Selim, Güven, Sünnetçi bir beyin Oğlu müzisyen Zafer, Milasspor’da futbol oynamış İsmail Çelikoğlu, Marko Siyman’ın evinin karşısında oturan Ruben Franco, aynı sokakta fırının karşısındaki evde oturan avcı ve kuşçu bir beyin çocukları ve daha niceleri benimle arkadaştılar.

Onlarla beraber uzun yıllar, hamamın arkasındaki Caminin içersinde ağaçlara tırmandık, arka taraftaki çayda (Balavca Deresi-YN) oyuncak yelkenli gezdirdik, sokaklarda bilye, çelik çomak oynadık. Ovalarda sapanla kuş peşinde koştuk, beraber Havranın içinde tütün dizdik, futbol oynadık, biraz daha büyüyünce açık veya kapalı sinemalara beraber gittik, Deve güreşi veya maç izledik.

Bu arkadaşların hepsiyle hala görüşüyorum, hatta bu Kurban Bayramında ziyaretlerine giderek tatlımızı sunduk. O kadar güzel karşılandık ki, arkadaşlarım ve aileleri gözyaşları ve sevgiyle bizleri kucakladılar. Milas’a özel dostluk ve samimiyet bağları ile sohbetimizi yaptık, akşamüzeri İzmir’e tatlı bir hüzünle döndük. Bu insan sevgisi ve kardeşlik coşkusu Türk milletine hastır, bizler de bu topraklarda doğup büyüyen ve yaşayan Musevi vatandaşlar olarak sizleri her zaman seveceğiz.

Saygılarımla…

Binyamin Roditi(Emekli İnşaat Mühendisi)

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500