Advert
Advert
ÇEKİN O PİS ELLERİNİZİ!
Kemal ÖZCAN...

ÇEKİN O PİS ELLERİNİZİ!

Bu içerik 1399 kez okundu.

‘Eğer adalet istiyorsan, zenginlerin sözlerine değil, fakirlerin gözlerine bakacaksın!’

‘İnsanlık açsa, açıktaysa, yoksulluk ve sefalet içinde acılar çekerek yaşıyorsa

bunun tek sorumlusu ABD’nin beslediği hain soysuzluktur!’

Bu sözlerin sahibi Hugo Chavez.

Hugo Chavez’i bilmeyenimiz, duymayanımız yoktur.

1998 ve 2013 yılları arasında 15 yıl Venezuela’yı yönetti.

Emperyalizme kafa tuttu.

Ülkesi bugün emperyalizmin kuşatması altında.

Tarihinin en şiddetli kriziyle karşı karşıya.

Bugün ülkenin başında Chavez’in Dışişleri bakanı Nicolas Maduro var.

Amerikan emperyalizmi, Latin Amerika’da kendisine karşı gelen bir iktidar istemez.

Şili’ye yaptığı gibi tüm gücünü kullanarak bu ülkeye ambargo ve yaptırım uyguluyor.

İşbirlikçi burjuvazi stokçuluk ve istifçilikle karaborsa yaratarak,

Chavez’in ‘atom bombası’ diye tabir ettiği halkı cezalandırıyor.

Daha doğrusu Chavez’den intikamını alıyor.

ABD destekli burjuvazinin, halkı tahrik etmesiyle başlayan protestolar 51 günü doldurdu.

Amerikancı muhalif yandaşların ayaklanması devam ediyor.

Devlet başkanı Maduro’nun istifa etmesi için yapılan bu protestolarda 48 kişi yaşamını yitirdi.

Venezuela sokakları Maduro karşıtlarının protestosuna, yandaşlarının destek gösterilerine sahne oluyor.

Yani durum çok ciddi.

Amerikancı muhalifler, Venezuela’ya müdahale edilmesi için Trump’a çağrı üstüne çağrı yapıyorlar.

Maduro, Trump’a ‘çek o pis ellerini buradan’ diyerek uyardı.

ABD böyle durumlarda direk olarak müdahale etmek yerine,

önce ekonomik olarak bu ülkelerin belini kırıp sonra iç çatışmalar çıkartarak iktidarları devirmeye çalışır.

Muhaliflere ekonomik olarak destek veren fonlamalar yapıyor.

Chavez’in ülkesi çok zor durumda.

Eğer muhalifler başarılı olursa bunun sonu demokrasiye, açlığın bitmesine filan gitmeyecek.

Venezuela dünyadaki petrol rezervlerine en çok sahip olan ülkelerden biri.

Resmi olarak tespit edilmiş 300 milyar varil petrolü var.

Gayri resmi olanını bilen yok.

Ayağın takılsa, yere düşsen her yerin petrol olur diyorlar.

Amaç bu zenginliği ele geçirmek.

Chavez çok önemli şeyler yaptı ama burjuvazinin belini kıramadı.

Devraldığı devlet mekanizmasını parçalayarak, baştan aşağıya değiştirmek yerine adım, adım düzeltmeye çalıştı.

Hugo Chavez öldüğü 2013 yılına kadar 15 yıl boyunca kamulaştırma ve toprak reformu yaptı.

Çok iyi bir lider de olsanız, çok sevilen bir lider de olsanız, çok vatansever bir lider de olsanız,

ülkenizi düştüğü kuyudan çıkarsanız da ölümsüz değilsiniz tabi..

Maduro 2013 yılından beri devlet başkanı.

Chavez’in mirasını yiyiyor.

Ülkeyi popülist, tribünlere oynayan, ayakları yere basmayan bir anlayışla yönetti.

Halka gıda dağıtan, ama burjuvaziye dokunmayan bir iktidarın açmazını yaşıyor Venezuela.

Zamanında petrolden başka hiçbir şeye yatırım yapılmamış.

Patronlar gıda ve temizlik maddelerinde üretim durdurmuş durumda.

Üretimi durduran fabrikalara el konulacağını ve sahiplerinin hapisle cezalandırılacağını açıkladılar.

Ama nafile çok geç kalınmış bir karar.

Tarım ölmüş, sanayi ölmüş, ekmek yok, süt yok, ilaç yok.

Bir ekmek almak için bile saatlerce kuyrukta beklemek zorundasınız.

Sıra size geldiğinde ekmek de kalmayabilir, o derece.

Sizin anlayacağınız, yere düşsen petrol ama, ekmek yok!

Doğal olarak halk buna öfkeli.

Chavez’in adalet için baktığı, o fakirlerin gözleri bugün korku dolu, nefret dolu.

Halkı açlıkla, kıtlıkla terbiye etmeye çalışıyorlar.

Anti emperyalist, anti kapitalist mücadele hiç kimsenin umurunda bile değil.

Açlıktan, yoksulluktan her yer yağmalanmış durumda.

Ekonomisini sadece ve sadece petrole endekslemiş bir ülkenin,

petrol fiyatlarındaki aşırı düşüş nedeniyle nasıl derin bir kriz yaşadığına tanık oluyoruz.

Petrol fiyatlarını belirleyen de Amerika’dan başkası değil.

Maduro bugün büyük bir gövde gösterisi yapmaya hazırlanıyor.

Halkı 23 Mayısta ‘faşizme, şiddete ve nefrete karşı barış için, büyük ulusal yürüyüş’e çağırdı.

Bazı şeyler hemen, hemen Türkiye ile aynı.

Hatta referandumdan önce, Türkiye'ye başkanlık sistemi hakkında hazırladıkları ibretlik bir video izlemiştim.

O videoyu izlediniz mi bilmiyorum?

Kısaca ‘başkanlığa geçtik ama dünyada ki en büyük petrol kaynakları bizde olmasına rağmen yolsuzluk arttı, fakirleştik’ diyorlardı.

Venezuela'nın şimdiki haline bakarak başkanlık sisteminin ne demek olduğunu belki daha iyi anlayabiliriz?

Venezuela’ya bakarak, Türkiye’nin geleceğini görebiliriz.

Amerikan emperyalizmine ve onun yerli işbirlikçilerine karşı direnmek kolay değil.

Venezuela’yı şöyle özetlemek mümkün.

Kuyunun başında iki lider, biri ülkesini kuyudan çıkarmış ama toplumsal dönüşümü yarım bırakmış,

diğeri ülkeyi yeniden kuyuya atmaya çalışıyor.

Venezuela bu emperyalist kuşatmadan ve derin krizden yara almadan çıkması gerekiyor.

Yoksa Şili’de Salvador Allende’nin başına gelenler, Nicolas Marudo’nun da başına gelecektir.

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın.

Kemal ÖZCAN-23/05/2017

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500