Advert
Advert
Advert
TENCERE DİBİN KARA…
Kemal ÖZCAN...

TENCERE DİBİN KARA…

Bu içerik 1275 kez okundu.

23 Nisanların en sevdiğim yanı iktidar koltuklarına, bir günlüğüne de olsa çocukların oturma geleneğidir.

Çok hoş bir gelenek olarak bu güne kadar geldi.

Siyasetçilerin en iyi yaptıkları işlerden biri diyebilirim.

23 Nisan günü televizyonu karıştırırken tesadüfen denk geldi izledim.

Cumhurbaşkanının saraydaki koltuğuna 10 yaşındaki bir çocuğu oturtmuşlar,

Sağına  Cumhurbaşkanı, soluna meclis başkanı geçmiş..

Üzerine de bir takım elbise giydirmişler..

Babasının Milli Eğitim Bakanlığında daire başkanı olduğunu söyledi.

Bravo, çocuğuna çok güzel bir konuşma hazırlamış..!

 Eline verilen kağıttaki yazıları tek, tek vurgulayarak okumaya çalıştı.

Külliye , milli irade, 15 Temmuz filan dedi.Başkanlık sisteminden bahsetti.

Dünya liderimiz kaykılmış, endişeyle karışık bir gururla onu izliyordu..

Hatta bir ara bir gazetecinin çocuğa ‘AKP’nin başına geçecek mi sininiz?’

sorusunun cevabı elindeki kağıtta yazılı olmadığı için bocalar gibi olduysa da ,

Tayyip Erdoğan imdadına yetişti, ‘neden olmasın, böyle bir hakkı ve yetkisi varsa’ diyerek bastı kahkahayı.

Orda bari çocuğu rahat bırakın da, sorulan soruya kendisi cevap versin.

Bu kadar mı korkunuz dağları sardı.?

Çocuk 10 yaşındaydı, ama yanlış bir şey söyleme ihtimali hiç yoktu..

Ezberletilmiş, hizmet aşkıyla yanıp tutuşuyormuş.

18 olan seçilme yaşı çok fazlaymış.

Fatih Sultan Mehmet’in bilmem kaç yaşında taht’a çıktığını, kaç yaşında İstanbul’u fethettiğini okudu elindeki kağıttan.

Başkomutan’ın can damarlarında tepiniyordu.

Sanki karşımda Tayyip Erdoğan konuşuyor hissi uyandırdı bende..

Adı Yiğit Türk., daha 4’üncü sınıfta okuyormuş.

O ses tonu, o yapmacıklığı, giyimi, saçındaki spreyi ile geleceğin jöleli danışmanı Yiğit Bulut gibiydi.

Halbuki bir halkın kendisi esaret altında olsa bile, çocukları özgürdür.

Daha su katılmamış, arı, duru, saf ve temizdir onlar.

Bu yüzden Anadolu’da halk arasında ‘çocuktan al haberi’ denir..

Eskiden bu çocuklar ‘kral çıplak’ deme cesareti gösterirlerdi.

Yazık dedim,8-9 yaşındaki çocukları bile susturdular..

Geçen yıllarda ‘kral çıplak’ diyen çocuklar yüzünden epey zor anlar yaşamışlardı.

Bu yıl işi baya sıkı tutmuşlar.

Çocuğun seçiminden, provalarına, okuyacağı metne kadar düşünmüşler.

Kamera karşısında rezalet yaşanmaması için  güvenlik soruşturmasından bile geçirmişlerdir diye düşündüm.

Çünkü çocuk bu, çıkar başkanlık sistemi, tek adam rejimi, diktatörlük filan deyiverir..

Kazara FETÖ lehine, PKK adına bir şeyler söylerse  ne yaparlardı sonra..?

Bu durumda koruma ordun olsa ne yazar..? Çocuğa bir şey yapamazsın ki..!

Nitekim aynı gün bakanlık koltuğuna oturan başka bir çocuk, ‘Türkiye’de dinler arası diyalog’ demiş..

Vay efendim, Fethullah Gülen’le özdeşleşmiş bir projeden bahsetmiş miş...

Bu sözleri FETÖ’cüler söyletmiş olabilir diye Milli Eğitim Bakanlığı hemen bir inceleme başlatmış .

Çocuğun konuşmasını okuldaki öğretmeni hazırlamış.

Onun da halen Dışişleri Bakanlığının internet sayfasında olan ‘medeniyetler ittifakı girişimi’ diye bir metinden alıntı yaptığı ortaya çıkmış..

Yani ‘tencere dibin kara, senin ki benden kara.’

Her yerlerinden ideolojinin kalıntıları akıyor haberleri yok..

Birkaç  çocuk profili daha paylaşmak istiyorum...

Sömestr tatilinde CNN muhabiri, Anadolu kız imam hatip lisesinde karne heyecanı yaşayan bir kız çocuğuna ‘ilerde ne olacaksın?’ diye sormuştu..

Kız öğrenci, 'Cumhurbaşkanı olmak istiyorum. Muhtarlıktan başlayacağım, belediye başkanı, milletvekili, bakan, başbakan ve cumhurbaşkanı olacağım' dedi.

Cumhurbaşkanı olunca ne yapacaksın? sorusuna verdiği cevap ise kanımı dondurdu.

 'Anayasayı değiştireceğim, darbeciler yüzünden çok sıkıntı çektik. İdam getireceğim. Anayasa geriye dönük çalışmıyormuş ama ben yapacağım' dedi..

Kız çocuğu bunları söylerken adeta transa geçiyordu.

Bu çocuk bu cümleleri takılmadan, dili dolaşmadan nasıl kurabiliyor aklım, havsalam almıyor.

Sadece infazı nasıl gerçekleştireceğini söylemedi..

İnfazı asarak mı, keserek mi yoksa yakarak mı gerçekleştirmek istiyordu onu anlayamadım?

15 Temmuzdan sonra sözde tiyatro adıyla anaokulu öğrencilerini tankların önüne yatırdılar.

‘Zafer İslam'ındır’ yazılı  15 Temmuz köşeleri icat ettiler.

Öğrencilerin ellerine urgan verip fotoğraf çektiren öğretmenler çıktı piyasaya..

Biz hala insan sevgisiyle, hayvan sevgisiyle,çiçeklerle,böceklerle, hümanist hayallerle çocuk yetiştirmeye devam edelim..

Yarın karşılarına bu zihniyetin yetiştirdiği çocuklar çıkınca göreceksiniz o çiçekleri, böcekleri..

Bu zihniyetin yetiştirdiği çocuklar yarın bu ülkeyi yönetecekler.

Atatürk’ün umudu olan gençlikten bu noktalara gelmemiz hayaldi, gerçek oldu..

Küçücük çocukların hayallerini çalarak, 15 yılda bu ülkenin 50 yılını harcadılar..

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın..!

Kemal ÖZCAN-26/04/2017

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500