Advert
Advert
Advert
BİR KIZIL GONCAYA BENZER DUDAĞIN
Turgay MUTLU...

BİR KIZIL GONCAYA BENZER DUDAĞIN

Bu içerik 1413 kez okundu.

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Türk Sanat Müziği Korosu’nun hazırladığı ve sanatçı Yıldırım Bekçi’nin de solist olarak sahne aldığı  “Amir Ateş Özel Konseri’’ 19 Nisan 2017 Çarşamba akşamı Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. Çok güzel bir geceydi. Yıllardır eserlerini hayranlıkla dinlediğim bestekar Amir Ateş,  adına düzenlenen bu güzel, anlamlı gecenin özel konuğuydu. Kendisiyle programa ara verildiği 15 dakikalık zaman dilimi içerisinde tanışma ve konuşma fırsatı yakaladığım için çok şanslıydım. Sayın Valimiz Amir Çiçek de yanındaydı.  Anı fotoğrafı çekildim ve çok mutlu oldum. İki Amir’in arasına girseydim dilek tutacaktım. İlgi büyük olunca hayranları Amir Ateş’i boş bırakmadılar.  Neyse yan yana gelip gecenin anısına yaraşır bir fotoğraf çekildim ya, bu bile beni mutlu etmeye yetti. Ömrü uzun olsun. Çok mütevazi ve sıcak biri. Bir Kızıl Goncaya Benzer Dudağın adlı eserini çok severim v her daim zevkle dinlerim.  Bu şarkı alır beni,  ta uzaklara götürür. Sanki bir hayal aleminde  yaşatır. Bir masal gibi, bir rüya  gibi, sevdasına  ulaşamamış  aşık gibi,  sevgiye  susamış  mecnun  gibi  ve  sonrasında  ufuk  çizgisinde   kaybolan   aşk  gibi  gelir  bana  şarkının  güftesi. Bestekar  Amir  Ateş,   her  ne  kadar  hafız  olduğu  için  tasavvuf    yanıyla   bu  güzel  eseri  bestelemişse  de  güftesi   Melek  Hiç’e  ait  olduğu  için    sözlerinin    manası   da   bir  gizemdir. Aşk’ı  bir de  kalp  gözüyle   değerlendirmek  gerek  diye  de  düşünürüm.  Zaten   hoca  da; ‘’ Eski  dönemlerde   bu  tür  sevdalar,  aşklar   beşeri  sevgiyle  anlatılsa  da  asıl  manası  farklı  olabiliyor’’  demiş  bir   söyleşisinde.

Amir  Ateş,  1942  yılında   İzmit’in   Kandıra  ilçesinde  doğmuştur. Babası  hafız  olduğu  için  etkisinde  kalarak, güzel  olan  sesi  ile  tasavvuf  eğitimini  tamamlamıştır.    İstanbul’un   zamanında  en değerli  üstatlarından   Kemal  Batanay, Sabahattin  Volkan  ve  Saadettin  Kaynak’tan   ders   ve  feyz  aldı. Daha  sonra  Üsküdar  Musiki  Cemiyeti’nin  çalışmalarına   katıldı. Burada   Emin  Ongan’ın  öğrencisi  oldu. Bugüne  değin  2000’ in  üzerinde  eseri  musikimize  hediye  etmiştir. Gördüğü   her  güzelliği, hissettiği  her  duyguyu, denenmemiş   motiflerle  bezeyerek , süsleyerek   güzel  eserler  ortaya  koymuştur.’’ Ben  Seni  Unutmak  İçin  Sevmedim ‘’ adlı  eseri de  çok  sevilir, beğenilir.

Çarşamba  akşamı  güzel  sesiyle  konserin  bitiminde   sahne  aldı. Bu  akşamki  konseri  için de iki  eser   besteleyerek   Muğla   kültür  hazinesine  armağan  etti.  Severek  zevkle  şarkılarını  dinledik. Mevlidhan   olduğu  için birde  güzel  bir  Mevlevi  eser  okudu. Sesi  de çok  güzel. Tüylerimiz   diken diken  oldu. Koca  salonu  sesiyle  doldurdu. Yıldırım  Bekçi  ise  her  zamanki  gibi  efendi  duruşuyla  ve  güzel  sesiyle  bizleri  mest  etti. Koro  ve  saz  sanatçıları   müthiş   bir  performansla  bu  iki  büyük  sese  eşlik  ettiler. Kısa  zamanda  hazırlanıp  sahne  almaları da   alkışlanmalıdır. Tebrikler. Amir  Ateş  için  salon  alkıştan  inledi. Orkestra  şefi  Erhan   İşseveroğlu’nun   sahnedeki  hakimiyeti  ve  yönetimi   harikaydı. Kutluyoruz. Bu  tür  gecelerin  her  daim   olmasını   istiyoruz. Emeği  geçen  tüm  sanatçı  kardeşlerimize  ve  Üniversite  yönetimine   çok  teşekkür  ediyoruz. Ruhumuzu  dinlendirdiniz, sağ olun , var olun.  Müzik  ruhun  gıdasıdır. Sayenizde   gıdamızı aldık.

İşte  çok  sevdiğim   şarkının   güftesi:

BİR  KIZIL   GONCAYA   BENZER   DUDAĞIN

Bir kızıl goncaya benzer dudağın

Açılan tek gülüsün sen bu bağın

Kurulur kalplere sevda otağın

Kimbilir hangi gönüldür durağın

 

Her gören göğsüme taksam seni der

Kimi ateş gibi yaktın beni der

Kimi billur bakışından söz eder

Kimbilir hangi gönüldür durağın

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500