Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
Advert
ATI ÇALAN ÜSKÜDAR’I GEÇTİ…
Kemal ÖZCAN...

ATI ÇALAN ÜSKÜDAR’I GEÇTİ…

Bu içerik 1049 kez okundu.

Anayasa değişikliği mecliste 339 oyla kabul edilmişti.

Yani meclisin yüzde 62 ‘sinin oyuyla geçerek milletin önüne geldi.

Meclisin yüzde 62’ sinin desteğini alan tasarı, milletin ancak yüzde 51 küsurunun oyuyla zar, zor kabul edildi.

Çok zorlu bir sürece girdik.

Bu referandum tarihini bir kenara yazın.

Yıllar sonra tarih kitapları bu referandumu yazacak.

Seçimi hilesiz, hurdasız yaptırmaktan sorumlu olan bir kurulun,

maçın ortasında, top orta yuvarlakta iken, AKP lehine gol kararı verdi.

YSK seçim kanunu işletmediği için suç işlemiştir.!

Bu seçim halkın içine sinmemiştir.

YSK’nın bu konudaki açıklamaları halkı tatmin etmemiştir.

Bıçak sırtında giden bir seçimin sonucunu değiştirebilecek oranda mühürsüz oy pusulasını, AKP itiraz ettiği için geçerli saymıştır.

İtiraz edenler kanıtlasın diyerek şark kurnazlığı yapılmıştır.!

İtiraz ediyorsun ama, kime itiraz ediyorsun..?

Tüm yargı, denetim AKP’nin elindeyken, kimi, kime şikayet ediyorsun?

İtirazlar değerlendirilmez ve bu iş aklanmazsa, bu seçim tarihimize çok büyük bir kara leke olarak geçecektir.

Yıllar sonra tarih kitapları ülkenin yarısının terörist ve hain ilan edildiğini yazacak.

Seçim sonuçlarını oy kullanan seçmenler değil,

oyları sayan ve seçim organizasyonunu yapan, iktidarın işbirlikçilerinin belirlediğini yazacak..

Ülkenin yarısı hayır demişken, onlarla dalga geçer gibi ‘atı alan Üsküdar’ı geçti’ diyen Cumhurun başını yazacak.

Demek atı alan Üsküdar’ı geçti.!

Ata binmeyi bir becerebilse de söylese, yüreğim yanmayacak ya neyse.

Hala attan, eşekten bahsediyor.

‘Üsküdar'ı geçen atı’ ile hiç kimsenin öngöremediği bir geleceğe doğru yelken açıyoruz.

İşte devlet 15 yıldır bu anlayışla yönetiliyor?

Tam bir Ortadoğu ağzı.

Demek ki, elinde yazılı metin olmayınca, balkonsuz ve promtersiz bu kadar oluyor.

Dünya liderimiz bunları söylerken hiçte mutlu değildi.

Üstelik berat yüzüğünü takmamış, yüzü de gülmüyordu.

Sıkıntılı, gergin, kazanma hissi yok, çok garip ve yüzünden düşen bin parçaydı.

Çok büyük hayal kırıklığı yaşadığı her halinden belliydi.

Oyların toplam sayılarından bahsediyordu ama, yüzde 51 demeye dili varmıyordu.

Anayasanın toplumsal mutabakat metni olduğunu herkesten çok daha iyi biliyor, ama söylemek işine gelmiyordu.

Bu defa 'Okyanus ötesinden destek veren arkadaşlara teşekkür ederim'  demedi.

Sadece ‘evet’ diyenlere şükranlarını sundu.

Hani kardeştik.?

Güneydoğu’da 10-20 puan artış gösterdik falan gibi bir şeyler mırıldandı.

Söylediğine kendi de inanmadı..

Hayaller yüzde 70’lerde gezerken, gerçekler yüzde 51 olunca hemen kıvırdılar.

‘Önemli olan üç puan, averaj önemli değil’ yaygarasına başladılar..

Toplumsal uzlaşı filan hikaye...

Kazın ayağı öyle değil işte..!

Kimse unutmasın  ‘keser döner sap döner, gün gelir hesap döner.’

İzmir’i, İstanbul’u, Ankara’yı almadan gelen başkanlığın meşruluğu hep tartışılacaktır.

Üstelik Türkiye'de okur yazar oranının en yüksek olduğu 20 ilin, 18'i hayır demişken.

Tarih kitapları çöreklendikleri devletin tüm imkanlarını sonuna kadar kullananları,

devletin ve iktidarın gücüyle, OHAL koşullarında, nasıl orantısız bir güç kullandıklarını,

TRT ve 24 yandaş kanalın, onlarca gazetenin yaptığı ajitasyonları yazacak.

Anket kuruluşlarının iktidara yaranmak uğruna, algı yaratarak milleti nasıl kandırmaya çalıştıklarını yazacak..

Yüksek Seçim Kurulunun, seçimin ortasında kanuna aykırı olarak kuralı değiştirip seçime nasıl fesat karıştırdığını yazacak.

Önümüze getirip ne olduğunu bile anlatamadıkları bir garabeti halka oylattıklarını yazacak.

Alelacele yangından mal kaçırır gibi zafer ilan ettiklerini yazacak.

Cumhuriyeti hileyle, takiyye ile nasıl kaybettiğimizi yazacak..?

Atı alanın değil, atı çalanın Üsküdar’ı geçtiğini yazacak..

Yata, yata mabadını büyüttüğü kanepeden Cumhuriyete sahip çıktığını zanneden zavallıları yazacak.

‘Pazartesi açın televizyonları mücadelemizi izleyin’ ,

‘Bir bedel ödenecekse önce CHP milletvekilleri ödeyecek.’ diyen siyasi kadavraları yazacak.

‘Evet’ gerekçesini Perincek ile Tayyip Erdoğan arasında bir seçim yapmaya kadar indirgeyerek,

‘bir seçim yapacaksak Erdoğan deriz’ diyen siyasi fırıldakları yazacaktır.

Evet çıktı diye hiç canınızı sıkmayın dostlar, her şeyde bir hayır vardır diye düşünün.

Tarih kitapları bunları yazarken,  unutmayın ki, asıl tarihi yine  bu halkın kendisi yazacaktır.!

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın..

Kemal ÖZCAN-18/04/2017

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500