Advert
Advert
‘’MEN SABERA ZAFERA’’
Kemal ÖZCAN...

‘’MEN SABERA ZAFERA’’

Bu içerik 1751 kez okundu.

Körfez Savaşını hatırlıyor musunuz?
Hani şu koalisyon güçlerinin ‘Irak’ı özgürleştirme operasyonu’ dedikleri savaşı. 
‘Demokrasiyi ülkede ve bölgede yaygınlaştıracağız’ deyip,1 milyon Iraklı sivili öldürdükleri savaşı.
Televizyonlarda canlı, canlı izlenen dünyanın ilk savaşını.
ABD Saddam Hüseyin’in elinde nükleer silah var yalanıyla Irak’ı işgal etti..
Havadan, denizden ve karadan koca Bağdat’ı yerle bir ettiler.
Bu işgalde kuzey cephesindeki Kürt peşmergeleri kullandılar.
Amerikan askerleri her şeyi yağmaladı, yağmalattı.
Tarihi eserleri çaldılar, müzeleri yağmaladılar, eserleri tahrip ettiler.
Hayvanat bahçeleri bile nasibini aldı bu savaştan.
Iraklı kadınlara ve kız çocuklarına tecavüz edildi.
Hele o Firdevs meydanındaki 7 metre yüksekliğindeki Saddam heykelinin yerinden sökülme görüntüleri hala gözümün önünde.
Halkın içinde olmadığı Amerikan tezgahı bir sökümdü o.
Ne bir kitle imha silahı, ne bir kimyasal silah, ne de nükleer silah bulabildiler.
Ama yüzlerce petrol kuyusunu bulup, üstüne oturdukları gün savaşı bitirdiler.
Baas partisi hükümetini devirip, Saddam Hüseyin’i idam ettiler.
Bütün bunları ülkeye ve bölgeye demokrasi getirmek için yaptılar.
Irak’ı Ortadoğu ülkelerine model yapacaklardı.
En acı olanı da ne biliyor musunuz?
ABD Başkanı Bush’un zafer konuşmasını ‘1 Mayıs Dünya Emekçiler gününde’ yapmasıydı. 
Saddam Hüseyin’de 2006 yılının Kurban Bayramı sabahı idam edilmişti. 
 Halkların katili ABD emperyalizmi için bunlar bir tesadüf değildir.
Bugün bu oyunun ikinci perdesi Suriye’de oynanıyor.
Kimyasal ve nükleer silah iddiaları başladı..
Önce işgali meşrulaştırmanın kılıfları hazırlanır, yeterince kamuoyu desteği sağlanır.
Ardından katliam, yağma, talan, tecavüz..
Yanı başımızda global bir savaşın ayak sesleri duyuluyor. 
Savaşın yeri Ortadoğu bataklığı, kilit ülkesi ise Suriye.
Tezgah aynı tezgah.
Beşar Esad’ın İdlib’de kimyasal gaz kullandığı iddia ediliyor.
Sarin gazına maruz kalan sivillerin öldüğü görüntüler dünya gündemine geldi.
Özellikle çocukların ve bebeklerin görüntülerini yayınladılar ki, bir çoğumuzun yüreği sızlasın.
Sızlasın da Amerikan müdahalesine hak verelim.
Bu gaz 1988 yılında Halepçe’de kullanıldı ve 5 bin kişi katledildi.
1995’te Tokyo metrosunda kullanıldı 12 kişi öldü.
Sinir sistemini felç ediyor ve 1-2 dakika içinde öldürüyor.
Nazi Almanya’sında toplu katliamlarda kullanıldı.
Sarin gazı günümüz dünyasında en etkili ve en acımasız savaş aracıdır.
Bu gazı kullanan insan olamaz.
Genellikle cihatçı çetelerin başvurduğu bir yöntemdir.
Onlar dövüşte yumruk aramazlar. Çünkü cihat için her şeyi mubah sayarlar.
Rusya hani bizim adını hala IŞİD diyemediğimiz DAEŞ, DEAŞ arasında gidip geldiğimiz, 
iki askerimizi diri, diri yakan IŞİD’çi kelle avcılarının, Şehba bölgesinde kimyasal silah kullandıklarını ortaya çıkardı.
Öte yandan ‘Ceyşul İslam’ adlı dinci çete ise daha önce Halep’te kimyasal kullandığını kabul etmişti.
2013 yılında Adana, Mersin tarafında, nereye gittiği açıklanmayan 2 kg sarin gazı ele geçirilmişti.
Kimyasal saldırılardan Beşar Esad sorumlu tutuluyor. Ama o kimyasal gaz kullanmadığını söylüyor
Suriye uçaklarının İdlib’de teröristlere ait bir kimyasal silah deposunu vurdukları açıklanmıştı.
Bir zamanlar kadim dostumuz olan Esad, bugün can düşmanımız Esed.
Esad desek ne olacak, Esed desek ne olacak bunu da bir türlü anlayabilmiş değilim ya her neyse.
Benim bildiğim şu anda Esad Ortadoğu’da ABD emperyalizmine kafa tutan tek lider. 
Ortadoğu’nun tek laik lideri. Hatırı sayılır bir petrolü de var.
Irak’ta olduğu gibi yine Kürtler Amerika’nın kankası, Türkiye işgali destekliyor.
Kimyasal gaz kullanıldı, resimler de yayınlandığına göre, ee daha ne bekliyorsunuz ki, saldırın gitsin.
AKP’nin 1 Mart teskeresi CHP’nin itirazıyla mecliste kabul edilmediği için, Irak savaşına girmemiştik.
İsmet İnönü’nün öngörüsüyle 2.Dünya savaşında tarafsız kaldık, ona da girmemiştik.
Hayatında hiç savaş görmeyen insanların, çocuklarını parayla askerlik yaptıranların, çocuklarına çürük raporu alanların, 
ömrü cephelerde geçen İsmet Paşayı savaşa girmedi diye suçlamaları tam bir aymazlıktır.
O günlerde İnönü’ye demediklerini bırakmadılar. Hala saldırırlar.
Çünkü İsmet Paşaya saldırmak eski bir Demokrat Parti geleneğidir.
Paşanın ne kadar doğru bir karar verdiğini bugün daha iyi anlıyoruz.
İşte bu öngörüsüzler yüzünden bugün Suriye bataklığında çırpındıkça batıyoruz..
Hele 16 Nisan’dan sonra haçlı-hilal savaşını görün siz.
Dünya liderimiz faşist Almanya ve Hollanda’ya 16 Nisan’dan sonra konuşalım diyerek,
Arapça ‘Men Sabera Zafera ‘ demişti. Türkçesi ‘Sabreden Zafere Ulaşır’ 
Hollanda’da yerlerde sürüklenen Hüseyin Kurt kardeşinin hesabını soracağını söyledi.
Bakalım hesap mı sorulacak, yoksa daha öncekiler gibi özür mü dilenecek?
Hep birlikte göreceğiz.
Ancak global bir savaşın eşiğindeyiz.
Bu savaşı cep telefonlarından, sosyal medyadan filan  izleriz artık..
ABD Başkanı Trump, öldürülen çocukların ve bebeklerin resimlerini görür görmez saldırı emrini vermiş.
Suriye’ye isabet gücü yüksek 59 Tomahawk füzesi fırlatıldı.
Demek ki Trump çok çabuk gaza geliyor.
Hadi biraz daha gaz verelim, olacak bu iş..!
Ondan sonrası malum, ‘Ya Allah Bismillah, Allah-ü Ekber’
Hoş kalın,İnançla ve Dirençle kalın..
Kemal ÖZCAN-08/04/2017

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500