Advert
Advert
Advert
REFERANDUM ÖYKÜLERİ
Nevzat Çağlar TÜFEKÇİ...

REFERANDUM ÖYKÜLERİ

Bu içerik 2049 kez okundu.

TRAFİK LAMBALARININ, EVET-HAYIR TARTIŞMASI!

Ülkelerden birisinde, Anayasa referandumunda Evet ve Hayır arasındaki kutuplaşma, seçmenlerden sonra, o ülkedeki trafik lambalarına da yansıdı. O ülkenin kentlerinden birinde kavşakta bulunan, yüzyüze bakan, yayalar için yerine göre kırmızı yerine göre yeşil yanan trafik lambaları, şimdi birbirilerinin yüzüne bakmaz olmuşlardı.

Onlar arasında şimdiye dek hiçbir sorun yaşanmamış ve duyulmamıştı. Komşulukları iyiydi. İyi günde kötü günde birlikte ve birbirlerinin destekçisiydiler. Ayrıları gayrıları yoktu. Hatta onların su sızdırmayan bu dostluklarını çevredekiler imrenir, saygı duyarlardı. Komşuluk ilişkileri ve dayanışmaları örnek alınırdı hep…

Anayasa referandum süreci, çok gergin ve çekişmeli geçiyordu, o ülkede. Propaganda sürecinde; Hayır oyu kullanmak isteyenler için vatan hainliği, terör örgütleri işbirlikçiliği, Türkiye düşmanı Batı yanında yer almak gibi suçlamalar havada uçuşuyordu. Evetçilerle Hayırcılar arasında keskin bir kutuplaşma, derin bir uçurum meydana gelmişti. Dünün dostları, bugünkü propaganda üslubuyla, neredeyse birbirlerine düşman hale gelmişlerdi. Demokratik bir seçim ve oy hakkı, anlaşılmaz ve anlatılamaz bir yola sokulmuştu…

O ülkenin insanları kadar; gökyüzündeki, karadaki ve denizdeki tüm canlı varlıklar, bu ortamdan etkilenmiş; onlar da kendi aralarında Evet-Hayır tartışması ve kutuplaşmasının içine girmişlerdi. Hatta kentlerdeki trafik lambaları bile bu tartışmanın içindeydi… 

Yazının başındaki trafik lambalarının tartışmaları ve küslükleri, çok ilgi çekici ve meraklandırıcıydı.

Olayın nedenlerini öğrenmek için kavşaktaki esnaflarla konuştuk, konu hakkında kısa bir araştırma yaptık. Anlatılanlara göre iki lamba arasındaki diyalog şöyle gelişmiş;

Lambalardan Birisi; "Ben bu referandumda Evet oyu kullanacağım," demiş.
Diğer Lamba; "Ben Hayır oyu kullanacağım," demiş.
Lambalardan Birisi, Diğer Lambaya, "Sen vatan hainisin, terör örgütleriyle aynı davranıyorsun," diye efelenmiş.

Diğer Lamba, "Bugüne kadar sen benim terör örgütlerine destek verdiğimi, onların lehinde tek bir söz söylediğimi duydun mu hiç?" diye sorar.

Lambalardan Birisi, Diğer Lambaya yanıt verir: "Hayır, bugüne kadar sen ülkede huzursuzluk yaratan, canlı bomba patlatan, darbe girişiminde bulunanlara hep karşıydın. Konuşmalarımızda bunları söylerdin. Seçimle gelen seçimle gitmeli derdin. Aramızda bir çelişki yoktu hiç!”

Diğer Lamba, biraz da kızarak, Lambalardan Birisine öfkeyle sesinin tonunu yükseltti, "Eee! madem öyle, şimdi neden beni vatan hainliği ile suçluyorsun? Yakıştı mı bu sana ve bugüne kadarki sırdaşlığımıza, arkadaşlığımıza?..”

Diğer Lamba çok kızmıştı arkadaşına. Onun kendisi hakkında düşündükleri ve söylediklerini kabullenemiyordu. Düpedüz bu bir haksızlıktı. Dost olan birisi gitmiş yerine çamur at izi kalsın, mantıktan uzaklaşmış, duygularının esiri olmuş, kendi söylediğine kendisi de inanmayan birisi gelmişti. Diğer Lambanın söyleyecek çok şeyi vardı, doluydu ama karşısında onu anlayacak birisi yok gibi duruyordu ve devam etti konuşmasına: “Madem Hayır oyu verenler vatan haini, işbirlikçi; o zaman seçim yapılmayacaktı, meclisten bir kanunla bu anayasa değişiklikleri kabul edilmiştir diye bir karar alınacaktı… Ne gerek vardı bu kadar masrafa, kargaşaya ve düşmanlığa? Evet oyu kullanmak bir haksa, Hayır oyu kullanmak neden bir hak olarak görülmüyor?”

Lambalardan Birisi, Diğer Lambanın, bu tepkisine bir şey diyemedi, sustu ve başını öte tarafa çevirdi...

Hayırcı Diğer Lamba, referandum sonucunda, akıl ve mantık galip gelsin diye geçirdi içinden. “Bu çağda, parlamenter düzenin çoğulcu sisteminden uzaklaşıp, tek kişinin buyruğu altında yaşamak akıl kârı bir iş değil, Hayır’da hayır vardır mutlaka, ülkenin selameti / esenliği için Hayır(lısı) olur inşallah!” dedi kendi kendine…

Olayın içyüzünü bilmeyen karşıdan karşıya geçen yayalar ise, Lambalardan Birisinin başka yöne bakmasının nedenini kavramakta güçlük çekiyor, bu lambalar ne zaman yüzyüze bakacaklar acaba diye merak diyorlardı…

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500