Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
Advert
BAŞKANLIK DEĞİL, BAŞKANCI SİSTEM..
Kemal ÖZCAN...

BAŞKANLIK DEĞİL, BAŞKANCI SİSTEM..

Bu içerik 818 kez okundu.

"İki kaptan gemiyi batırır’’, ‘’Çatal kazık toprağa girmez’’             

Bu sözlerin sahibi bu ülkenin başbakanı..

İcranın başı olarak direksiyonda kendisinden başka kimse yok.

Çift başlılıktan dert yanıyor.

Bunlar eskiden koalisyon hükümetleri için söylenirdi.

Anti demokratik seçim barajı sayesinde, 15 yıldır tek başına iktidardalar ama hala aynı terane.

15 yıldır tek başlarına iktidardalar ama çift başlılıktan icraat yapamamışlar.

Tek başına iktidar olmak kafi gelmedi, şimdi de ülkenin tapusunu istiyorlar.

İma etmeye çalıştıkları gemi hükümettir, çatal kazık da koalisyondur..

Keşke koalisyon hükümetleriyle yönetilseydik.

Koalisyon hükümeti olsaydınız, hiç değilse ortağınız olan diğer parti bazı hatalarınıza engel olur,

FETÖ’yü bu ülkenin başına bela edemezdiniz.

Eğer koalisyon olsaydı çözüm süreci saçmalığını yapamaz,

valiler ve kaymakamlara göz yumun talimatı veremezdiniz.

İki de bir kandırılmazdınız.!

15 yıldır kazığınız çatal olmadığı halde toprağa girmedi.

Dünyada halk ayaklanmalarının, darbelerin ve iç savaşların yaşandığı ülkelerin tamamının,

tek adamla idare edilmeleri bir tesadüf değildir.

Başkan yardımcılarını kendi seçecek, bakanlarını kendi seçecek,

bu arada ayıp olmasın diye milletvekillerini yine bize seçtirecekler.

En iyisini siz bilirsiniz, bizi karıştırmasanız da onları da siz seçiverseniz olmaz mıydı?

Değişikliğin üzerini 18 yaşında milletvekili seçilme şekeriyle kapladılar.

Seçim sloganları da  kafiyeli,  ‘’daima millet, kararımız evet’’

18 maddenin hiçbirinde 18 yaşında seçilmenin dışında millet yok, emek yok,emekçiler  yok..

Aynı kesimin, aynı ekolün genci 25 değil de, 18 yaşında meclise girse ne olur, girmese ne olur..

18 yaşında seçilecek kişinin ömür boyu askerlik yapmayacağını söylüyorlar.

Yeni sistemde meclisin ve muhalefetin hiçbir önemi kalmıyor.

Bu saatten sonra olmasa da olur..

Daima milletmiş..! Meclisi de, başkanı da halk seçecekmiş..!

Mevcut haliyle Cumhurbaşkanını ve milletvekillerini kim seçiyor?

İşin özü şu aslında.denetlenemez, yargılanamaz, dokunulamaz bir tek adam yaratacaklar

Onu da yalanla, dolanla  bize onaylatacaklar..

Denetlenme durumuna dünya liderimiz açıklık getirdi.

’diyelim ki tek adamlık yapmaya kalktı, bu halk yakasına yapışır’’ dedi.

Nasıl bir yaka yapışmasından söz ediyor acaba..?

Evet  de çıksa , hayır da çıksa durum gerçekten çok vahim.

Başkan olmak için neden 2019’a kadar bekliyorlar  hiç düşündünüz mü?

Bu soruya verecekleri bir cevap yok..

En önemli ve gözden kaçırdığımız  asıl tehlike bu işte..

Eğer evet çıkarsa değişikliğin yasallaşmasından 2,5 yıl sonra,

yani 3 Kasım 2019 tarihinde seçim yapılacak.

Ama Anayasa Mahkemesinin ve HSYK’ nın yapısını hemen değiştirebilecekler.

Bu 2,5 yıllık süreç, aslınsa tasfiye sürecidir.

Bu süre zarfında başlarına bela olabilme ihtimaline karşı, muhalif unsurların temizliği yapılacak,

ve yarattıkları dikensiz gül bahçesinde seçime gidecekler.

Artık ondan sonra eğer resmi gazete okumuyorsanız, hiçbir şeyden haberiniz dahi olmayacak.

Hatırlarsanız daha önce tecavüzcüsüyle evlilik için verilen yasal düzenleme,

mecliste muhalefetin ve halkın tepkisi üzerine AKP teklifini geri çekmişti.

Bundan sonra öyle bir şey olmayacak..

Cumhurbaşkanı ölürse yerine geçecek kişi halkın seçmediği biri olacak.

Şimdi bunun adı ileri demokrasi mi?

Bu ülke bir kandırıldım demeye daha kaldıramaz.

Referanduma kadar sahneye hangi oyunları çıkaracaklarını merak ediyorum.

Devlet işi gücü bıraktı tüm imkanlarını referandum da evet çıkarmaya harcıyor.

Parti devleti için seferberlik ilan ettiler.

Abidik, gubidik açılış şovlarında açık,açık evet kampanyası yapılıyor.

Öyle çivisi çıktı ki bu işlerin, Cumhurbaşkanı Çanakkale zaferinin resmi törenlerinde evet oyu isteyebiliyor.

Ancak şu gerçeğin altını çizmeden geçmek istemiyorum.

Referandumda evet çıksa da, hayır çıksa da Türkiye kaybetmiştir.

İmajımız Afganistan düzeyine inmiş durumda.

Evet çıkması durumunda her gün yeni bir krizle uyanacağız.

Yeniden uzun yıllar sürecek bir belirsizlik dönemine gireceğiz..

Çünkü getirmek istedikleri sistem başkanlık veya partili Cumhurbaşkanlığı filan değildir.

Hatta başkanlık sistemi bu sistemin yanında anayasa profesörü gibi kalır..

Bu sistem daha çok Afrika ve Güney Amerika gibi iç savaş ve darbelerden başını kaldıramayan ülkelerin sistemi..

Bu sistemin adı ‘’başkancı sistem’’dir.

Yeryüzünde de bundan daha geri bir sistem yok..!

Hoş kalın,İnançla ve Dirençle kalın..

Kemal ÖZCAN-24/03/2017

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500