Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
Advert
ADABELEN DÜŞÜ
Turgay MUTLU...

ADABELEN DÜŞÜ

Bu içerik 1838 kez okundu.

Bugün Dünya şiir günü.  Sevgili hocam Muammer Özler’in,  Adabelen Düşü adlı şiir kitabının tanıtımı için köşe yazısı yazıyor olmam ve bu güne denk gelmesi de özel bir anlam ifade ediyor doğrusu. Yatağan’da İz Bırakanlar adlı tarihsel söyleşiler türü kitabımda hocamızla söyleşi yaptığım ve yakın arkadaş da olduğumuz için edebiyata ve şiire olan tutkunluğunu çok iyi bilirim.  Kitabımda söyleşiye şöyle başlamıştım:  Şair olmak bir yetenek işidir. Şiir yazmak içinde bir yerlerden esinlenmen gerekiyor. Yaşadığın yörenden beslenmek ve kültüründen gelmekte bir kaynaktır. Muammer Özler, tarım çocuğu olduğu için şiirlerinde hep yereli öne çıkarmıştır. Şiirlerini derleyip bir kitap haline getirdiği  “Zeytin Delicesi’’  adlı eserinde bunu görebiliyorsunuz. Zevkle okunan şiirleri için hocamızla  gurur duyuyoruz.

Sevgili   hocamız,   şimdi  ikinci  bir  şiir  kitabıyla  karşımıza   çıkıyor; Adabelen  Düşü. Yıllarca  hocam  sayesinde  ‘’Adabelen  Dergisi’’  okuduğum  için  artık   Adabelen’i    ezberledim. Kendisinden de  birçok  öyküyü  de  dinlediğim  için   Adabelen  benim  için  bir  yerde   ikinci   yurdum  gibi   oldu. Adabelen, Aydın—Ortaklar  eski  Köy  Enstitüsünün  kurulduğu  tepenin   adıdır. Her  yıl  16  Martta  (Öğretmen   okullarının   kuruluş  yıldönümü ) bütün   Adabelenliler   okulda  toplanarak  kuru  fasulye  ve  pilav  günü   yaparlar.

Adabelen   Düşü, üç  bölümden  oluşan  şiirlerle   bezenmiş. İlk  iki  bölüm  "Koca  Çan’’  ve  ‘’Güneş  Damlacıkları’’  başlığıyla   Adabelen’i, son  bölüm  ise  ‘’Gül  Topladım’’  başlığıyla   Datça  ve  tütün  tarlasında   geçirdiği  günleri  anlatmış   şairimiz. Şiir   kitabını  bir  solukta   severek  okuyup  bitirdim.

Tavsiye  ederim,   sizlerde  alıp  okuyunuz. Kendisini  arayıp   alabilirsiniz. Gazetemiz  Demeç’in  basımının  da    yapıldığı   Anıl  Ofset  Matbaa   tarafından  basımı  yapılan  bu  eser  ücretsizdir.

Şimdi  gelin  hocamın  duygularını  yazdığı   önsözden  kısa  bir  bölüm   okuyalım:

   Bir   yaşam  destanı  değil   yazdıklarım, bir   yaşamın  ayrıntıları, Şeref  Köyü’ nde  oluşan   küçücük  bir   bulut   kümesinin,  Adabelen   semalarında   yağmura   dönüşmesi    gibi…Datça   Yarımadası’nın  o  bol  oksijenli  rüzgarına   karışan, doyumsuz   Adabelen   özlemlerimin,  birlikte  yetiştirdiğimiz   zeytin   ağaçlarının  kül  rengi    yapraklarına  birer  çiğ  tanesi   olarak   düşmesi   gibi…

                                      ADABELEN   DÜŞÜ

Çocukluğumun   köyü  gibi   sanki    Adabelen

Mevsimleri  hep   yaşatıyorum   ya   usumda

Mevsimler    hala   diri   ya

Düşüncelerim    yitmemiş  ya   henüz

Düşlerimde    Adabelen’i     görüyorum

 

Uzağında   değilim  ya  güzeliklerin

Çiçekleniyor    ya   dilimde    hep   sözcükler

Şiir   şiir   yeşerecek   gibiyim

Gül   diktikçe   bahçelere 

Düşlerimde    Adabelen’i    görüyorum

 

Gecelerim   tatlılaşıyor   dalınca     uykulara

Düşlerim    yaşatıyor    beni   zeytinliklerde

Boğuntulu    değil   ya   gördüğüm   düşler

Sabahın   öpüşüyle   yeniden   uyanacağım    ya

Düşlerimde   Adabelen’i   görüyorum

Hep    bu  yüzden

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500