Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
Advert
KÖY ENSTİTÜSÜ YAZISI...
Nevzat Çağlar TÜFEKÇİ...

KÖY ENSTİTÜSÜ YAZISI...

Bu içerik 1267 kez okundu.

17 Nisan 2016, Köy Enstitülerinin 76. kuruluş yıldönümü. Tonguç’un ölüm yıldönümünde, Hürrem Arman’ın 23.6.1975 tarihli Cumhuriyet’teki yazısını(*) kısaltarak paylaşıyorum.

***

Bu 23 Haziran(1975) İsmail Hakkı Tonguç’un 15. Ölüm yıldönümüdür. O’nu yapıtları ve Köy Enstitüleri atılımıyla getirdiği her dönemde geçerli, yarınlarımıza da etkili fikir ve uygulamalarından kırıntılar vererek anmaktan mutluluk duyuyoruz.

Büyük düşünürler ve bilginler vardır fikir ve yapıtlarıyla ülkelerinin, toplumların gelişimi için yollar gösterir, öneriler getirirler. Bunların pek çoğu düşüncelerinin, önerilerinin uygulandığını göremez, önerdikleri doğruların, ilkelerin uygulanmasını sağlama olanağı bulamazlar. Ölümlerinden yıllar sonra değerleri anlaşılır, koşulların gelişimiyle fikirleri incelenmeye, uygulanmaya başlanır, baş tacı edilir, kendileriyle övünülür.

O’nun binlerce sayfa tutan her türlü yazılı yapıtlarında; kitapları, makaleleri, mektupları, genelgeleri; eğitmenler, Köy Enstitüleri, örgütlenme, sağlık memurları ve ebeleri yasaları ile bunların ayrıntılı açıklamalarında; Köy Enstitülerinin tüm uygulamalarında yapımıza ve bilime uygun çelişkisiz bir bütünlük görünür. Kendi yaşamı da bu bütünün bir parçasıdır.

Tonguç, düşünce, fikir ve önerilerini; politik iktidara da benimseterek, kurma olanağı bulduğu, yarattığı Köy Enstitü düzeni ve sistemiyle on yıl(1936-1946) ayrıntılarına kadar etkili olarak uygulayabilen az sayıdaki mutlu kişiden birisidir.

Tonguç’un, Köy Enstitülerinin teori ve pratikte getirdiği ilke ve önerilerin burada ancak birkaçına değinebileceğiz: Enstitüler, kuruluş yer ve insan gücü tercihleriyle bugün içinde geçerli pek çok öneri getirmiştir. Herkesin kendi yetenek ve görevine göre üretime, yönetime, her tür planlamaya katıldığı; tam bir fikir özgürlüğünün yürürlükte olduğu, özeleştirinin ve gerçek bir sosyal kontrolün sağlandığı; bürokrasinin ve ona bağlı hiyerarşinin yok edildiği; müteahhidin sokulmadığı; herkesin gereksinmeleri doğrultusunda tüketimden yararlandığı Köy Enstitüleri ortamı; dün de bugün de ülkemizin, halkımızın özlemini çektiği uygulanmış ilke ve önerilerle doludur.

Köy Enstitüleri düzeni içinde, ülkemiz için yeniliğini sürdüren bir kültür ve kültürlü insan anlayışı gelmiştir. Köy Enstitülerinde bilgi amaç değil bir araçtır. Amaç bedensel ve fikirsel üretimdir. Bilgi bunun için ve bu oranda gereklidir, yaparak öğrenilir. Üretilen bir bina ise içinde oturulur; bir besin ürünüyse onunla beslenilir; bir öykü, bir şiir, bir sahne oyunu, bir müzik, bir resimse herkese sunulur, sergilenir. Tonguç, bu uygulamaları adım adım izler, gözetir. Onun için bilen adam değil; yapan, üreten, toplumu da yararlandıran, çevresini etkileyen, değiştirebilen adam kültürlü adamdır.

Tonguç, bu kurumların(21 Köy Enstitüsü) kendi içlerinde on yıl süreyle bir kültür devrimi yaşatmış ve toplumumuza da bu konuda özlemi çekilen önerileri getirmiştir. Canlandırılacak Köy adlı yapıtında Tonguç; “Yeni nesiller, sadece kitaptan yer göstermesini bilen modern softaya, realite ile ilgisi bulunmayan konuları tekrarlayan geveze konferansçıya hiçbir sahada güvenmemelidir. Memlekette hakiki iktidar ve başarı tapınılacak bir değer hale gelmelidir. Bu da ancak, hayat imkânları yaratacak ve milli bünyenin mefluç kalmasına neden olan mikropları yok edecek operasyonları göze almakla mümkündür. İnkılâpçılık demek, uzviyet normal hale gelinceye, mukadderi ve tabiatı yenebilecek kudreti buluncaya kadar korkmadan ve sürekli operasyon yapmak demektir” diyor.

(*) Prof. Dr. Ayhan Çıkın arşivi.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500