Advert
Advert
Advert
CUMHURİYET DARBE DEĞİL, BİR DEVRİMDİR..!
Kemal ÖZCAN...

CUMHURİYET DARBE DEĞİL, BİR DEVRİMDİR..!

Bu içerik 1019 kez okundu.

İşgalden kurtarılmış İstanbul’un göbeğinde ,

AKP’li bir belediye başkanı almış mikrofonu eline kin ve nefret kusuyor..

‘’1923’te kurdukları Cumhuriyetle darbe yaptılar..’’

 Cehaletin ve biriktirilen sınırsız nefretin geldiği son nokta..

Tam bir ecdat goygoyculuğu..

Sözde darbe mağduru olan ecdat dediği  de, sevri imzalayarak vatanı satan,

daha sonra İngiliz gemisine binerek kaçan saltanat düşkünü bir padişah.

Vahdettin , 22 yılının 17 kasım  sabahı, küçük oğlu Ertuğrul hazretleri,

ve hareminin mensuplarıyla birlikte Dolmabahçe Sarayından bir kayığa binerek,

soluğu Boğaziçi’nde demirlemiş olan İngiliz zırhlısında almıştır.

İşte bu ecdadın torunları bugün sabırsızlıkla,

bunu onlara yaşatan Cumhuriyetle hesaplaşacakları günü bekliyor.

İşgal altında olan bir ülkede darbe yapılmaz.!

Yapılacak iki şey vardır, ‘’ya teslim olursunuz, ya da savaşırsınız..’’

O günün şartlarında teslim olmak çok kolaydı, ancak savaşmak çok zordu..

Atatürk zor olanı seçti ve ‘’ya istiklal, ya ölüm ‘’ dedi.

Atatürk darbe yapmış olsaydı ilk önce kendisini padişah ilan ederdi.

Bu ifadeler on beş yıl önce ‘’o kadar da değil, bu kadar da olmaz’’ dediğimiz şeyler.

Alıştıra, alıştıra Kurtuluş savaşına darbe, Atatürk’e darbeci diyecek kadar pervasızlaştılar

İşte bunlar benim geleceğe dair endişelerimin artmasına sebep olan ifadelerdir.

Bu ülkenin insanları 1923 yılında kurulan Cumhuriyetle, ümmetlikten, milletliğe geçti..

Tarihin tekerini gerisin geriye çevirip, bu milleti tekrar ümmet yapmaya çalışıyorlar.

Ne olur bir kez olsun tekerrürünü yaşamadan  anlasak bir şeyin değerini..?

Anlayamayız, illa ki yeniden yaşanacak ..

Çünkü bizde okumak yok, araştırmak yok,sorgulamak yok..!

Atatürk’ün liderliğinde Osmanlıya darbe yapılmış..

Adını ne derseniz deyin, her ne yaptıysa da  iyi yapmışlar..

İyi ki yapmışlar..!

Osmanlının teslim ettiği Emperyalistleri bu vatan topraklarından kovmuşlar..

Kanlarını, canlarını ortaya koyarak, memleketi kurtarmışlar ki,

bak sizin gibiler hala burada arsız arsız konuşabiliyor..!

Bu sesler şimdilik kısık, çatlak ve cılız çıkıyor.

Hele bir istedikleri iklim oluşsun, asıl o zaman görün onları...

Belediye başkanı olan zat sadece ağzındaki baklayı çıkardı..

Daha önce meclis başkanı İsmail Kahraman ‘’yeni anayasada laiklik olmamalıdır ‘’ demişti.

Hatırlarsanız anayasanın ilk dört maddesinin değiştirilebileceğinin baklasını,

görüşmeler sırasında  bir milletvekili çıkarmıştı ağzından..

Millet çakmasın diye hemen örtbas edildi.

Allah’tan ilk dört maddeyi Bahçeli sayesinde kotardık da içimiz rahat..

Sevgili dostlar bu günler iyi günlerimiz..

Laik, demokratik bir hukuk devleti olan Türkiye’nin yerinde yeller estiğinde,

Atatürk demeye korkacağımız  günler  çok uzak değil..

Belki Çanakkale savaşının yüzü suyu hürmetine,

Gazi Mustafa Kemal dememize izin verebilirler.

Aslında bu yaşanacakları çoğumuz biliyoruz da,  sadece kabul etmiyoruz.

Adam kalkıyor Cumhuriyet darbeyle kuruldu diyor..

Halkı sömüren ve tek bir adamın iki dudağı arasından çıkacak bir kararla yönetilen saltanatlık kaldırılmış, hakimiyet kayıtsız şartsız millete verilmiş,  o hala Cumhuriyet darbeyle kurulmuş diyor..

İstanbul’un göbeğindeki AKP’li belediye başkanı, kulağını aç ve beni iyi dinle..!

Kurdukları Cumhuriyetle yaptıkları bir darbe değil, bir devrimdir,devrim..!
Sen, AKP’nin yanlı ve yanlış politikalarının bir sonucu olarak,

bu ülkeye yaşattıkları 15 Temmuzun bir Kurtuluş savaşı,

Tayyip Erdoğan’ın da Başkomutan olduğunu düşünürken,

Kurtuluş savaşı darbe, öyle mi..?

Hadi ordan Cumhuriyeti içine sindirememiş kabız şarlatan..!

16 Nisanda çıkacak sonuca göre söylemler yeniden değişebilir.

Çünkü çok kasıyorlar kendilerini..

Yıllarca takiyye yapmaktan bunaldılar..

Artık mızrak çuvala sığmıyor.

Yedi düvele karşı savaşarak kurulan  bu Cumhuriyetin,

bizlere sağladığı tüm değerler bir, bir yok edildi.

Geldiğimiz noktanın bir tık sonrası Irak’tır, Suriye’dir,Afganistan’dır..

İki tık sonrasını yazmak bile istemiyorum..

Tek kaygım kendi fikri olmaksızın, sadece parti fanatizmiyle,

referandumda oy verecek olan ciddi bir kitlenin varlığı.

İçinde bulunduğumuz durum aynen Fuzuli’nin dediği gibi..

‘’Söylesem tesiri yok,sussam gönül razı değil..’’

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın..

Kemal ÖZCAN-17/03/2017

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500