Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
Advert
ZEMBEREK
Turgay MUTLU...

ZEMBEREK

Bu içerik 1805 kez okundu.

Cumhuriyet Kadınları Derneği Muğla Şubesi’nin 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle Konakaltı Kültür Merkezinde düzenlediği  “Kadın ve Demokrasi’’ adlı panelin konuğu gazeteci yazar Banu Avar idi. Banu Hanım’ın daha önce yazdığı  “Avrasyalı Olmak’’ ve “Sınırlar Arasında’’ adlı iki güzel eserini zevkle okumuştum.  Kendisini daha önceleri tv programlarından ve yaptığı belgesellerden az çok tanısam da yüz yüze hiç gelmemiştik. Panele eşimle birlikte katılarak, üstadımız Ünal Türkeş’in yanında ve en önde oturmak suretiyle tanıştık. Atamızın   kalpaklı  bir  rozetini  yakasına  taktım,   Yatağan’da   İz  Bırakanlar  adlı  kitabımı  da   kendisine  imzalayarak   hediye  ettim. Çok   mutlu  oldu. Çok  sıcak, mütevazi, samimi,  aydın,  iyi  birisi. Anı   olarak   fotoğraf   çekilirken  bile  sıcak  duygularla  sarılarak  poz  veriyor. Panel  çok  verimli  bir  ortamda  gerçekleşti. Paneli  düzenleyen, emeği  geçen  Muğla  Cumhuriyet  Kadınları  Derneği  Başkanı  Didem   Özbek’i  ve  yönetim  kurulu  üyelerine  Banu  Avar  gibi  usta  bir  kalemi   panele   davet  ettikleri  ve  bizleri   bilgilendirdikleri  için  çok  teşekkür  ediyoruz. Ayrıca  sevgili  üstadımız   Ünal   Türkeş’in, panelin  sonunda  Kurtuluş   Savaşında  Muğlalı   kadınlarımızın  katkısını  anlatan  konuşması  ilgi  gördü, beğenildi  ve  büyük  bir  alkış  aldı. Panele  dinleyici  olarak  katılan  gazeteci  yazar  Tuncay   Mollaveisoğlu  ile   tanışma  fırsatı  buldum. Görünmez  Holding  adlı  kitabını  okumuştum. Yaptığı   tv  programlarını   ilgiyle  izlediğim  Tuncay   Bey, Bodrumlu  olduğunu  söyleyince  çok  sevindim.  Muğla   Büyükşehir  Belediyesinin  katkılarıyla  Kanal 1  yayınlarındaki  programını ’’ Muğla’dan   yapıyoruz’’   deyince   daha  çok  sevindim.  Muğlalı  olmaktan   gurur  duydum. Helal  olsun   Osman  Gürün’e. Sahip   çıkmış, ne  güzel  bir  davranış. Zaten  Muğla’mıza  ve   başkanımıza  da  bu  yakışırdı.  

Panelde   Banu  Hanım, daha  çok  dış  siyasetten  örnekler   vererek   ülkemizin  içinde  bulunduğu  sıkıntılı   ortamı   anlattı. Bu  kaosun  ancak  milli   birlik  ve   beraberlikle   aşılabileceğini  söyledi. Birkaç   önemli   kitabı  okumamızı   önerdi. En  başta  ‘’Nutuk’’  olmak  üzere  M. Emin  Değer’in  yazdığı  ‘’Oltadaki  Balık   Türkiye’’  ve  Atilla  İlhan’ın  ‘’Hangi   Atatürk’’  adlı  kitaplarını  mutlaka  okuyunuz   dedi. Hangi  Atatürk’ü  okumuştum. Kitapta  aklımda  kalan bir  bölüm: Atatürk, emperyalizme  meydan  okuyan  ve  onu  savaş  meydanlarında  yenen  dünya  lideridir. Tavsiye   ettiği   Oltadaki   Balık   Türkiye’yi  ise   alıp  okuyacağım. Şimdiye  kadar   bu  kitabı   neden   ıskaladığımı   ve  okumadığıma   şaşıyorum.

Zemberek, Banu  Avar’ın  son  kitabı. Panelde  imzaladığı  bu   kitabı  bir  çırpıda   bu  hafta  içinde  okudum. Birçok   olayı  ve  gelişmeleri   yakından  takip  ettiğim  için  bir  yerde  bilgilerimi de   tazelemiş  oldum. Ayrıca  bilmediğim  konuları   ve  gözden  kaçırdığım  olayları  okudukça   afalladım.  Kitap, Zembereğin  Çarkları, Zembereği   Kuranlar, Zembereğin  Yayları  ve  Zemberek  Boşaldı  başlığı  adı  altında  dört  bölüm   halinde   yayınlanmış.  Son bölümde  ise  yazarımız, ‘’Genç   Kardeşlerime’’  diye   bir  ek  yaparak   kitabın   kısa  bir  özetiyle   nasihatte  bulunmuş:

    Bir  kişi  bile   büyük   değişimleri   tetiklemeye  kadirdir. Aklımıza  mıh   gibi   çakılı  durması  gereken  üç  kelime   ‘’TAM   BAĞIMSIZ    TÜRKİYE’dir.  Bunun   için   ‘’tam   bağımsız   düşünce’’  yetisi  gerekir. O  nedenle   Mustafa   Kemal   Atatürk’ün   Nutuk’taki   sözleri  ve  arkasındaki   koca  tarihi   gerçekler, genç   kardeşlerim   tarafından    iyi   incelenmelidir:

           ‘’Ulusumuzun    kurduğu  devletin   alınyazısına, bağımsızlığına   kimseyi   karıştırmayız.  Milletimizin  menfaatleriyle   ilgili    hususlarda   yabancıların  fikirlerinin   önemi  yoktur. Biz, gidişatımızı    yabancıların    görüşlerine   uydurma   güçsüzlüğünü   kötü   görenlerdeniz!’’1927.

Kitabın   önsözünden  kısa  bir  alıntı:

   Zemberek, eski   saatlerde, kilitlerde   kullanılan  bir  düzenektir. Bu   saatleri   çalıştıran  yaylı   zemberek,  saatin  dışında  yer  alan  bir   düğme   ya  da   kelebekle  kurulur. Zembereği  kuranlar  ayarı  kaçırırsa  çarklar   kırılır, dişliler  kopar, fazla  gerilen  zemberek  yayı  boşalıp   fırlar…

Tarih,  dünyaya  hakim  olmaya   çalışan   güçlerin  kurulu  sistemi  bozma, yeni   düzenek  kurma, sistem  oturtma, savaşlar   çıkartmasının   örnekleriyle   dolu.  Üçüncü  dünya  savaşı  düzenli  ordularla  değil, ‘’karma’’ sivil   çetelerle  gerçekleşmektedir. Bu  savaşta  ‘’sahnenin   önündekiler’’ le aldatılan   halk, ‘’sahnenin   arkasındakiler’’i  görebildiği   oranda  güçlenecektir. Sahne   önündekiler  o  kadar  güzel, yumuşak, iyicil   maskelerle   ortalıktadırlar  ki,  arkadaki  kan  içicileri   görmek  zorlaşmaktadır. Her  kanaldan   dünyaya  akan   yalan   rüzgarı, bırakın  sahnedeki   oyunu  görmeyi, toplumları, maskeli  aktörlerin  savunucusu  yapmaktadır.

Hani  ‘’ne   yapmalı’’  diye   soranlar   var  ya. Bize  göre, önce  sahne   arkasını   görmeyi  öğrenmek, sonra   da   görmeyenlere    göstermek   temel   görevdir.

Remzi   Kitabevi  basımı  olan   bu  güzel  kitabı  alın   ve  okuyun. Uluslararası  oynanan   kirli oyunları  bir  görün. Emperyalistlerin   artistleri, gazetecileri  ve  politikacıları  nasıl  kullandıklarını  okuyun. Zembereğin   nasıl  kurulup   boşatıldığını,  dış  politikanın   esip   gürlemeyle   değil, akıl  yoluyla  ve    diplomasiyle   nasıl   başarılı    olacağını  da   öğrenmiş  olalım.

Banu  Avar’ı  bu  güzel  eseri  yazdığı  için  kutluyorum…İyi  okumalar  efendim…

Not:  18  Mart  Çanakkale  Zaferi  ve   Şehitlerimizi  Anma  Günümüz   kutlu  olsun.  

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500