Advert
Advert
Advert
ŞAİR, PROF. DR. AYHAN ÇIKIN: O, EŞİ AZ BULUNAN BİR İNSANDI...
Ünal TÜRKÖZ...

ŞAİR, PROF. DR. AYHAN ÇIKIN: O, EŞİ AZ BULUNAN BİR İNSANDI...

Bu içerik 1145 kez okundu.

Muğla çok değerli bir evlâdını... Türk Edebiyat Dünyası, tanınmış bir şairini... Türkiye Cumhuriyeti Devleti ise, kendi konusunda son derece yetkin ve uzman, bir bilim insanını kaybetti sevgili okurlar... Hepimizin başı sağolsun... Prof. Dr. Ayhan Çıkın Hocam’dan söz ediyorum...

Çok üzgünüm...

Bundan daha bir ay kadar önce, bir akşam üzeri görüşmüştük telefonda... Onu her aradığımda, telefonunu açışındaki o güzelliği ve sıcaklığı -bunu bütün içtenliğimle söylüyorum- inanın, ben bu güne değin başka hiç bir kimsede rastlamadım... Bir insan, ancak bu denli içten, bu denli sıcak olabilirdi... Her zaman, o sizden önce davranır, o sizin hatırınızı sorardı... Yine öyle açmıştı telefonunu:

“Merhaba Ünalcığım... Nasılsın? İyi misin?” demişti... Bu satırları yazarken bile, hala, bu sözleri yankılanıyor kulaklarımda sevgili Ayhan Çıkın hocamın...

Ayhan Çıkın, işte böyle bir can, böylesine güzel bir insandı sevgili okurlar... O telefon konuşmamızda da öyleydi... Bu kez, sesi çok çok güzel geliyordu, öncekilerden daha farklı idi sanki... Sohbetimiz ilerledikçe, nedeni anlaşılacakmış meğer... Bir olaya, bir mutlu olaya sanki tanık olmuşta hala onun sevincini içinde duyuyor, onu yaşıyor olan insanların halini sezmiştim ilk başlarda konuşurken... Zaten, az sonra konuya girer girmez, yanılmadığımı anlamıştım... Acelesi var gibiydi sanki, benimle paylaşmak istediği o şeyle...

“Biliyormusun Ünalcığım....” dedi. “Nevzat Çağlar Tüfekçi, benim yaşamımı konu alan bir kitap yazdı”...”Sana da göndermek istiyorum ama, nasıl ulaştırırım bilemiyorum Ünalcığım...” diye de ekledi ardından...

Sevgili hocamın, sesindeki o farklı güzellik ve sevinç kendi yaşamını konu olan bu yapıtla ilgiliydi muhakkak... Hocamın mutluluğunu, hiç yürekten paylaşmaz mıyım? Tabi ki paylaştım.... Hemen ekledim:

”Hocam, gerçekten bu habere çok çok sevindim. İnanın. Bir de sevgili Nevzat Çağlar Tüfekçi’nin bu eseri hazırladığını ifade ediyorsunuz ki... Daha çok mutlu oldum... Yapıtın, öyle değerli bir kalemin elinden çıkmış olması, onun değerini katbekat arttıracaktır” dedim...” İlk fırsatta, Sevgili Nevzat hocamı arayıp, hem onu kutluyacağım, hem de eserinden bana da temin etmesini rica edeceğim. O yüzden, siz hiç merak etmeyin... Ben, o eseri bir şekilde temin ederim...” diye konuşmuştuk... Daha sonra, benim nelerle uğraştığımı sordu... Ben çalışmalarımdan kısaca söz ettim... Ve tekrar görüşmek üzere diye vedalaşmıştık...

Sevgili okurlar,

2000’li yılların ortalarına doğru tanışmıştık bu çok değerli insan, hocam Ayhan Çıkın’la... Ayhan Çıkın’la beni tanıştıransa, Muğla’da tanıdığım bütün sanatçı dostlarla beni tanıştıran kişiydi... İki yıl kadar önce kaybettiğimiz, o da eşi az bulunan bir sanatçı... Hepimizin yakından tanıdığı ve benim de kadim dostum olan güzel insan, değerli şair merhum Yükselecek Demirel’di...

Muğla’ya geldiklerinde zaman zaman buluşurduk Ayhan Çıkın hocamla... Muğla’ya geldi mi, onun uğradığı bir adres hiç değişmezdi... İşlerini gördükten sonra, o, hep aynı kişiye uğrardı önce...Sevgili Yükselecek Demirel’ine uğrardı... Birbirlerini çok severlerdi çünkü... İkisi de Muğla Turgutreis Lisesi’nden arkadaştılar...”Türk Edebiyatı”na... “Türk Şiiri”ne, daha ortaokul yıllarının başından itibaren gönül vermiş olan bu iki öğrencisindeki yeteneği çabuk farkeden, Türkiye’nin o yıllardaki sayılı Türk Edebiyatı öğretmenlerinden biri olan Nevzat Nami Aygüven, bu iki değerli şairimizin yetişmesinde payı olan bir edebiyat öğretmeniydi...

Yükselecek Demirel, ne zaman Ayhan Çıkın hocam Muğla’ya gelmiş olsa, hemen telefonla sarılmıştır beni arar, haber verir:

“Neredesin sevgili can (merhum Demirel, telefonla beni her aradığında, ilk sözü hep bu olurdu: “Sevgili can” ) Ayhan Çıkın’la birlikteyiz. Seni soruyor. Öğretmen evi bahçesindeyiz. Çabuk gel” derdi... Koşar giderdim...

O güzel insan... Ayhan Çıkın hocamız, şimdi yok artık sevgili okurlar... Her gidenin bir daha geri dönmediği gibi, sevgili Ayhan Çıkın hocamız da dönmeyecek... Ama o, 71 yıllık yaşamında, akademik kimliği ile olsun, sanatçı kimliği ile olsun, Türkiye Cumhuriyeti’ne büyük hizmetlerde bulundu... Kendi dalında, sayısız öğrenci yetiştirdi... Türk Tarımı, Tarım Ekonomisi ve ilgili konularında çok önemli kitaplar yazdı... Değişik tarihlerde, akademik çevrelerce düzenlenen, pek çok bilimsel toplantıda, yine kendi konusunda sayısız konferanslar verdi, tebliğler sundu...

Yazdığı birbirinden güzel şiirleriyle de Türk Edebiyatı’na: “Türk Şiirinin Bir de Ayhan Çıkın’ı Var” dedirterek, imzasını attı... Öyle bir attı ki, o imza hiç silinmeyecek.... Ve o, hem yapıtlarıyla, hem de yazdığı birbirinden güzel şiirleriyle hep hatırlanacak... Aramızda, gönüllerimizde hep yaşayacak...

En içten duygularımla, en başta kederli ailesine, yakınlarına, tüm Muğla’ya, Türk Bilim Dünyasına ve tüm şiir severlere baş sağlığı dileklerimle, değerli dostum güzel insan Ayhan Çıkın hocama Tanrı’dan rahmet diliyorum....

Esenlik dileklerimle. Hoşça kalın

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500