escort izmir

Advert
Advert
ÖZGÜRLÜĞE KAÇIŞ...!
Gülden SÖKELİOĞLU...

ÖZGÜRLÜĞE KAÇIŞ...!

Bu içerik 2588 kez okundu.

Sizlere, Afganistan'dan kaçan küçük bir çocuğun, özgürlüğe ulaşmak için verdiği mücadelenin öyküsünü anlatacağım:

Abdullah, Afganistan'ın kuzeyinde bir köyde yaşayan 12 yaşında bir çocuk idi; annesi, babası ve üç kız kardeşiyle mütevazi evlerinde mutlu bir yaşantısı vardı.

Abdullah'ın babası Abdülmuttalip, çiftçilik yaparak ailesini kıt kanaat geçindiriyordu; yoksul ama mutlulardı.

Bu mutluluk, 'Taliban' militanlarının Afganistan'ın şehirlerini ve köylerini ele geçirmesiyle son buldu.

'Taliban', 'Şeriat Devleti'ni kurmak amacıyla, herkese uymak zorunda oldukları kuralları açıkladı:

-Evlerde, radyo ve televizyon yasaktı.

-Kadınların sokağa çıkması yasaktı; eğer zorunluluk varsa,erkek kardeşi,babası, kocası ve oğlu ile dışarı çıkabilirdi.

-Kadınların süslenmesi, makyaj yapması, serbest giyinmesi yasaktı;dışarı çıktıklarında 'Burka' denilen, sadece  kafesden dışarıyı gördüğü, uzun ve geniş bir elbise giyecekti.

-Kızların okuması ve meslek sahibi olması yasaktı.

-Erkek, istediği kadar kadınla evlenecek; istediği zaman boşanacaktı.

-Evlerin camları siyaha boyanacak ya da siyah kilimle kapatılacaktı; böylece içeriden dışarısı görünmeyecekti.

-Kız çocukları ve kadınlar, eğer tecavüze uğrarsa;'Recm' cezası verilecekti( bir meydanda kafası dışarıda kalacak şekilde toprağa gömülecek ve taşlanarak öldürülecekti)

-İçki, sigara ve keyif verici maddeler yasaktı; uymayanlar, idam edilecekti.

-Her aile, erkek çocuklarını Taliban askerlerine teslim etmek zorundaydı.Çünkü, erkek çocukları,kamplarda teorik ve silahlı eğitimden geçtikten sonra, şeriat devletinin askeri gücü olacaktı.

-Ezan okunduğunda, bütün erkekler ve erkek çocukları camiye gidecekti; uymayanlar ise en ağır şekilde cezalandırılacaktı.

 

Küçük Abdullah, ülkesine karabasan gibi çöken Taliban militanlarının zulmünde kurtulmak ve özgürlüğe ulaşmak için köydeki 7 arkadaşı ile birlikte kaçma planı yaptı.

Abdullah, izin vermeyeceklerini bildiği için; planını, ailesinden gizledi.Nisan ayının ortasında, gece saat 12'de, sekiz arkadaş evlerinden gizlice çıktı ve sözleştikleri yerde buluştu;sessizce yola düştüler.

 

Sekiz arkadaş, gündüzleri, kayalıklarda, mağaralarda, ağaç kovuklarında saklanarak; geceleri de dağlarda yol alıyorlardı...Sarp kayalardan oluşan dağların; keçilerin bile zor geçtiği patikalarından bazen sürünerek, bazen de ayaklarının ucuna basarak geçiyorlardı...En küçük hata, hayatlarına mal olabilirdi...Arkadaşları,Ömer ve Hasan, ayağının kayması ile uçurumdan aşağıya düşerek öldü...Onların çığlıkları Abdullah ve arkadaşlarını çok etkiledi ve bir süre sessizce ağladılar...Yanlarında getirdikleri yiyecekleri azar azar yedikleri halde bitmişti...Açlıktan ölmemek için,ağaçların meyvelerini ve otları yiyerek; bulabildikleri zaman su içerek  hayatta kalmaya çalıştılar...Açlık, yorgunluk ve geceleri ayazın etkisiyle iki arkadaşları da hastalandı ve öldü...Geride dört arkadaş kaldılar..

Bazen dağları, bazen dereleri, bazen ovaları aşarak, 20 gün süren uzun ve zorlu bir yolculuktan sonra,sınırı geçerek Özbekistan'a girdiklerinde,Abdullah ve üç arkadaşı sevinçten birbirlerine sarılarak ağladı.

Özbekistan topraklarına girince rahat bir nefes aldılar ama 'geri gönderirler' korkusuyla geceleri yol alıyor, gündüzleri saklanıyorlardı...

On günlük zorlu bir yolculuktan sonra Türkmenistan'a girdiler; oradan İran topraklarına da 20 günde gidebildiler. İran'ın dağlık arazilerini, çöllerini ve ovalarını bir ayda geçerek; Van sınırından Türkiye'ye gizlice girdiler...

Artık özgürdüler... Küçük Abdullah ve arkadaşları için, Türkiye, özgürlüğe açılan bir kapı idi..

Arada yürüyerek, arada otostop yaparak, Abdullah ve arkadaşları İstanbul'a kadar geldi..Hepsi birer iş bularak, çalışmaya başladılar...

Abdullah ve arkadaşlarını, memleketleri Afganistan'dan, çok sevdikleri ailelerinden koparan ve başka topraklarda yaşamalarını sağlayan 'özgürlük tutkusu' idi...

Özgürlük için yola çıkan sekiz arkadaştan, sadece dördü, bütün zorlukları aşarak; aylar süren yolculuktan sonra, özgürlüğü yaşadılar...

İnsanlar, ancak esarete düştüklerinde özgürlüğünün kıymetini anlar...

Esarete düşmeden, özgürlüğümüzün kıymetini bilelim.  

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Nevzat Çağlar Tüfekçi     0000-00-00 Guzel ve ibretlik bir yazi. Kıssadan hisse; anlayana ... Yazma yeteneğine sağlık .