Advert
Advert
Advert
TARİKAT CEMAAT KADIN
Turgay MUTLU...

TARİKAT CEMAAT KADIN

Bu içerik 3087 kez okundu.

Ülkemiz karanlık bir dönemden geçmektedir.  Kandırılan halkımızın yarıya yakını bu olan biteni anlayamıyor. Oysa Cumhuriyetimizin faziletinden ve Devrimlerinden yararlandıkları halde vatandaşlarımız niye bu halde diye düşüneniz elbet vardır. Halkı suçlama gibi bir düşünce içinde olmayacağız ve tarikat, cemaat, kadın üzerinden olayı bir inceleyelim diye düşünürüm.  Akebe’nin (sözde  adı ak  ama  bence  kara  parti)  emperyalist  güçlerce  nasıl   iktidara   getirildiğini   az  çok  hepimiz  biliyoruz. 12 Eylül 1980 darbesi adım adım yol almaktadır. Yurtseverler, milliyetçiler sağ sol ayırımı yapılmadan 1980 darbesiyle ezildiler. Meydan dar kafalı yobaz dincilere bilerek bırakıldı. Kadın üzerinden türban mağduru rolü de iyi tuttu doğrusu. Tarikatlar ve emaatler de bu işe ön ayak olunca başarı elde ettiler. Bir cendereye sıkıştırılmak istenen Türkiye Cumhuriyeti,  rejim değişikliğiyle alt üst edilmeye çalışılıyor. Türk Milliyetçileri ve duyarlı olan halkımızın büyük bir bölümü referandumda bu oyuna dur demelidir. Bu konuda hepimiz çok iyi çalışmalıyız. #Hayır oylarının daha yüksek oranda çıkması için gayret etmeliyiz. Vatanımızı korumak ve kollamak zorundayız.

Sosyal   medyadan  arkadaşım  olan   Prof. Dr. Şahin  Filiz’in   paylaşımında  ‘’Tarikat, Cemaat, Kadın’’ adlı  kitabının   tanıtımını  görünce  hemen   not  aldım  ve  akabinde  İzmir’e  gidince  kitabını  aldım. İki  günde   severek   zevkle  okudum. Sevgili   Hocam   çok   güzel  bir  eser  yazmışsınız. Kutluyorum. Zihnimizde   çözemediğimiz   birçok   konuya   değinerek   cevaplarını   bulmamıza   yardımcı   olmuşsunuz. Sizi  daha  önceleri  hem  tv  programlarında   hem de  yazılı  basında  takip  ediyordum. Bilimsel   açıklamalarınızı  ve   dini   yorumlarınızı  ilgiyle  okuyordum. Ayrıca   günümüzdeki   dar  kafalı   yobaz   dincilere  karşı  verdiğiniz   mücadeleyi   de   takdir   ediyorum.

Şimdi   kitabın   tanıtımı  için  Şahin  Filiz  Hocamızın   arka  kapak   yazısından   alıntı  yapalım:

İslam  dünyası  felsefe, akıl  ve  bilimle  kurduğu  kadim   geleneğini, Gazali’den   itibaren  siyasal  İslam’a  dönüştürerek, medeniyet   yaratan  bir  dini, Tanrı’ya  siyasi  iktidar  armağan  etmeye  programlanmış   İslamcılıkla   sınırlandırılıp   bayağılaştırıldı. Böylece  siyasal  din  ile  belirlenen  süreç  Modernizm    karşısında   daha  da   keskinleştirilerek    şeriat   ve  hilafeti, Müslümanların   kendilerine   açtıkları   kutsal   savaşın  paradigmaları  olarak  üretti.

‘’ Milliyetçi—Muhafazakarlık’’, Doğulunun   yine   Doğulu   kalarak  kendisini  ‘’ Batılı’’ olarak  tanımlayıp  Müslüman  çoğunluğa   şeriat  ve  hilafet  söylemiyle  üstünlük  kurmanın  iki  farklı  yüzüdür. İçteki  yüzü  Batı   adına  davranan  sömürgen  bir   Doğulu, dıştaki  yüzü  ise  egemenlik  kurdukları  çoğunluk  Müslüman  halklar   adına  dini  söylem   geliştirdikleri  politik  yüzüdür. Başka  bir  deyişle, milliyetçilikte  Batılı, muhafazakarlıkta  Doğulu  olmak, İslam’ın  başlangıcından  bugüne  süregelen  ‘’Müslüman’ın   Müslüman   üzerinde  siyasal  egemenlik  kurması’’ mücadelenin  tarihsel fiyaskosunun  ‘’Neo—Oryantalist’’  anlatımıdır.

Oryantalizm’in   Doğulu  tarzı  olan  Neo—Oryantalizm, tarihsel  süreçte   İslam’ın  doğasını  zorlayarak  kurmaya   çalıştığı  bu   politik  dini  egemenliğin  modern  çağda  da  başarısızlığa   mahkum  olmasının  acısını  kadından   çıkarmanın  yollarını   aramaktadır.

Tarikat, Cemaat, Kadın, Neo—Oryantalist   tarikat  ve   cemaatlerin   kadın   üzerinden  nasıl  siyasal  İslamcı  bir  hegemonya  kurmaya  çalıştıklarını  felsefi  açıdan  irdeleyen  bir  kitap.

Bu   kitabı  alıp  okumanızı   tavsiye  ediyorum. Say  Yayınevi   basımı  olan  bu  kitap,  egemenlik  anlayışı  ve  siyasal   İslamcılık  üzerine   yazılmış  en  güzel  bir  eser   diyebilirim. İyi  okumalar.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500