Advert
Advert
Advert
BİLİME VERİLEN DEĞER.!!!
Gülden SÖKELİOĞLU...

BİLİME VERİLEN DEĞER.!!!

Bu içerik 1406 kez okundu.

En son yayımlanan KHK(Kanun Hükmünde Kararname) ile 4464 kişi kamu görevinden ihraç edildi.

FETÖ ile mücadele kapsamında, ülkemizin en köklü üniversitelerinden 330 akademisyen ve bilim insanlarının  görevlerine son verildi.

Bu akademisyenler arasında, Marmara Üniversitesi Anayasa Hukuku Öğretim üyesi,Prof. İbrahim Kaboğlu,Türkiye'nin ilk Nöropsikoloji laboratuvarını kuran, İstanbul Bilim Üniversitesi'nden Prof. Dr. Öget Öktem Tanör, Marmara Üniv .Siyasi Tarih Ana Bilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Yüksel Taşkın,ülkemizin önemli siyaset bilimcisi Prof. Dr. Murat Sevinç

Psikiyatri alanında ünlü Cem Kaptanoğlu ve diğer bilim insanları yer alıyor.Bu nedenle bazı üniversitelerde ders verecek öğretim üyesi kalmadı.

Ayrıca ilk ve Orta Öğretim okullarında görev yapan bazı öğretmenlerin de görevine son verildi.Suçlu olanlara bir sözüm yok ama bu ayrım çok hassas bir şekilde yapılmalı ve

yeni mağduriyetler yaratılmamalıdır.Suçluların arasına atılarak Atatürkçü, laik, çağdaş, yurtsever öğretmenler cezalandırılmamalıdır.

Bir akademisyen, profesör oluncaya kadar zorlu ve uzun bir eğitim süreci geçiriyor; bu bilim insanlarının onuru ve gururu ile oynamak, insanlığa ve vicdana sığar mı?

İlçemizde de görevine son verilen öğretmenlerden biri olan Tarih öğretmeninin her zaman Atatürk ilkelerine bağlı,çağdaş birisi olduğunu bildiğim için çok üzüldüm.

İnsanları suçlamak çok kolay ama bunun bedeli çok ağır oluyor; öğretim üyeleri ve öğretmenler okullarından ve öğrencilerinden uzaklaştırılarak, öğretmenler- öğrenciler- aileler hepsi birlikte cezalandırılıyor.

Bu kıyımları protesto etmek isteyen üniversite hocaları, cübbelerini yere serdiler;bunu önlemek isteyen çevik kuvvet polislerinin, cübbelerin üstünü çiğnemeleri ve bilim insanlarına biber gazı sıkmaları,polisin köpeklerinin bilim insanlarının üzerine salınması  ve gözaltına almalar çok iç acıtıcı ve onur kırıcı bir durum.

Bilime ve bilim insanlarına saygı gösterilmesi gerekirken, onurları ayaklar altına alınıyor, hatta Prof.Dr. İbrahim Kaboğlu 'kurşunlayıp öldürseler daha az etkili olurdu' diyor.

Şimdi zaman tünelinden, Osmanlı padişahı 2. Mehmet'in(Fatih) şehzadelik yıllarına gidelim:

Şehzade 2. Mehmet ele avuca sığmayan,yaramazlıklarıyla öğretmenlerini bıktıran bir çocuktur;öğretmeni Akşemseddin(1389- 13 Şubat 1359 Göynük)  kızdığında, 'babam padişah, bana bir şey yapamazsın' diyor.

Tıp, eczacılık, astronomi, matematik,biyoloji bilimlerine meraklı olan; hastalıkların insandan insana gözle görülmeyen küçük tohumlar aracılığıyla geçtiğini savunarak, tarihte mikroorganizmalardan bahseden ilk Türk bilgini,' Mikrobiyoloji'nin babası olan Akşemseddin, şehzade Mehmet'in yaramazlıklarından bunalınca, çareyi padişah 2. Murat'ın huzuruna çıkarak, durumu anlatmakta bulur. Sultan 2. Murat, Akşemseddin'i dinler ve kulağına bir şeyler fısıldar..Bunu duyan Akşemseddin şaşkınlık içindedir ve 'olamaz' der; padişah da 'olacak' der.

Ertesi günü, ders sırasında kapı birden açılır ve içeri padişah 2. Murat girer; bu olay üzerine Akşemseddin, padişahı azarlar, izinsiz kimsenin içeri giremeyeceğini söyler ve padişahı tokatlar. Babasına çok güvenen şehzade Mehmet şok geçirir ve bir daha öğretmenlerini hiç üzmez ve derslerine çok çalışır.

Oğlunu terbiye etmek isteyen padişah, Akşemseddin'den dayak yemiştir ve plan işe yaramıştır. Şehzade Mehmet diğer öğretmeni Molla Gürani sayesinde de çok iyi yetişir; Arapça, Farsça'nın yanında, Latince, Sırpça, Rumca dillerini de çok iyi öğrenir.Ayrıca Avrupa tarihini de okur.

Fatih Sultan Mehmet'i cihan padişahı yapan öğretmenlerinden aldığı eğitimdir; Türk tarihinin ilk üniversitesi olan ' Sahn-ı Seman Medresesi'ni yaptırmıştır.Bu medrese, günümüzün İstanbul Üniversitesi 'dir

Fatih Sultan Mehmet,İstanbul'u fethedince, yanında öğretmenleri ve ordusuyla şehrin kapısından girince halk O'na çiçek vermek ister; ancak, Akşemseddin'i padişah sanarak o'na yönelince, padişahı işaret eder; bunun üzerine İstanbul halkı 2. Mehmet'e yönelince, ' padişah benim, ama o'da benim öğretmenim' der ve çiçeklerin hocasına verilmesini ister.

Osmanlı'ya öykünenler...Osmanlı tarihini, padişahlarını iyi inceleyin ve öğrenin...

Fatih Sultan Mehmet'in eğitime ve öğretmenlere verdiği önemin birazını siz de gösterin... Eğitim sistemi ile ve eğitimcilerle uğraşmak devleti yönetenlere bir şey kazandırmaz..

Daha çok itibar kaybettirir.      

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Nevzat Çağlar Tüfekçi     2017-02-14 Çok güzel bir "kıssadan hisse yazısı" olmuş. Kutlarım...