Advert
Advert
Advert
'EKMEK BULAMAYAN, PASTA YESİN!'
Gülden SÖKELİOĞLU...

'EKMEK BULAMAYAN, PASTA YESİN!'

Bu içerik 2036 kez okundu.

1789 Fransız İhtilali öncesinde, Fransa kralı, 16. Louis(Lui) ülkesini tam bir baskı ile yönetiyor; halk ağır vergiler altında eziliyordu. Fransız köylüleri, topraktan ürün alamaz ve kıtlık ortaya çıkınca, şehirlere göç ederler.

Uzun süren savaşların etkisiyle ve sarayın masraflarını karşılamak için, Fransa kralı 16. Louis, halktan daha çok vergi almaya başlar.

Ağır vergiler altında ezilen Fransız halkı, 'Aydınlanma' fikirlerinin yayılmasında etkili olan düşünürlerin Voltaire (Volter), Descartes (Dekart), J.J. Rousseau (Jan Jak Ruso) etkisiyle bilinçlenir; eşitlik, özgürlük, adalet fikirleri yayılmaya başlar.

Ülkedeki baskı rejimini eleştiren düşünürler, yazarlar, sanatçılar, tüm aydınlar tutuklanır; Paris'te, Bastille (Bastil) hapishanesine gönderilir.

Açlık ve yoksulluğun etkisiyle halk, derdini anlatmak için, sarayın önünde toplanır; sesleri duyan kraliçe Marie Antoinette (Mari Antuanet) yanındaki yaverine ' bunlar ne istiyor' diye sorar; yaveri de ' ekmek istiyorlar' der, bunu duyan kraliçe 'ekmek bulamayan, pasta yesin' der.

Fransız halkı devlet yönetimde daha çok söz sahibi olmak için; İngiltere'de olduğu gibi, Parlamentolu Krallık yönetimine geçilmesini, kralın yetkilerinin kısıtlanmasını ister. Ancak kral kabul etmeyince, halk ayaklanır; 14 Temmuz 1789'da, baskının merkezi olarak görülen, Bastille (Bastil) Hapishanesi basılır ve mahkumlar serbest bırakılır. Kral ve kraliçe tutuklanır; Kral 16. Louis, 21 Ocak 1789'da, dış düşmanlarla işbirliği yaptığı gerekçesiyle, Kraliçe Marie Antoinette' de,16 Ekim 1789'da giyotinle idam edilir.

Fransız İhtilali'ninden sonra, 1791'de kurulan 'Kurucu Meclis' 'Feodalite' kurumuna son vermiş; İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi'ni yayınlamış; Fransız halkı arasındaki sınıfları ortadan kaldırmış ve eşitliği sağlamıştır.

Fransız ihtilali'nin etkisiyle;- 'İmparatorluklar' yıkıldı; bağımsız, 'Ulus Devlet'ler kuruldu.

-'Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir' ilkesi benimsendi. 

-Yeni Çağ'ın yıkılmasına, 'Yakın Çağ'ın başlamasına sebep oldu.

-Egemenliği Tanrıdan aldığına inanılan, yıkılmaz sanılan kralların yıkıldığı görüldü.                                     

-Özgürlük, Eşitlik, Adalet, Bağımsızlık, Milliyetçilik fikirlerinin yayılmasını ve 'Mutlak Krallık'ların yıkılmasını sağladı.

Voltaire, Descartes, J. J. Rousseau gibi filozoflardan ve özgürlük- eşitlik- adalet- bağımsızlık düşüncelerinden etkilenen M. Kemal Atatürk, 'Türk Devrimi' nin temellerini oluşturmuştur. Atatürk'ün; saltanata son vermesi, halifeliği kaldırması, sosyal-kültürel- siyasal- ekonomik alanlarda yaptığı yenilikler, Türkleri kul olmaktan çıkarmış, vatandaşlığa yükseltmiştir.

Atatürk, Türk Milleti'nin karakterine en uygun rejimin Cumhuriyet olduğunu belirtmiş; egemenliğin millete ait olduğunu, herkesin yasalar önünde eşitliğini savunmuştur.

Şimdi sizlere soruyorum: 18. yüzyılda, Fransız İhtilali ile ortaya çıkan, eşitlik- adalet- özgürlük fikirlerini hiçe sayıp; parlamentoyu ortadan kaldırmak; krallığı veya padişahlığı tekrar gündeme getirmek, insan ve yurttaşlık haklarına sığar mı?

Yurttaşlıktan, kulluğa dönmemek için... Haklarımız ve özgürlüğümüz için... İnsanca ve kardeşçe yaşamak için... Vatanımızın bütünlüğü için... Kadınların haklarını kaybetmemesi için...

Anayasa referandumunda, halkımızı, 'HAYIR!!' demeye çağırıyorum.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Nevzat Çağlar Tüfekçi     2017-01-31 Güzel bir yazı olmuş, kutlarım. "Hayır" tavrının gerekçesi, iyi belirtilmiş ve betimlenmiş...
Olabilir     0000-00-00 Sizin göreviniz insanları yönlendirmek değil işinizi yapın babanızın gazetesi değil bu.