Advert
Advert
Advert
DUYDUNUZ ZİLİN SESİNİ…
Kemal ÖZCAN...

DUYDUNUZ ZİLİN SESİNİ…

Bu içerik 1540 kez okundu.

Hatırlarsanız yıllar önce TRT klasiği olmuş bir yarışma programı vardı.

Erkan Yolaç’ın sunduğu Evet, Hayır yarışması.

Yarışmacılar Mehter marşıyla gelir, İzmir marşıyla giderlerdi.

Yarışmanın kurallarını saniyeler içinde söyler geçerdi.

"kafanızı emme basma tulumba gibi sallamayacaksınız"

"bir dakika içerisinde o iki kelimeyi asla kullanmayacaksınız.’’ der.

‘’Duydunuz zilin sesini yarışma başladı’’ cümlesiyle başlardı.

Adınız, işiniz, yaşınız, medeni haliniz diye başlardı sormaya…

Arada bir yarışmacıyı yanına doğru çekerek asılır, motivasyonunu bozar, dikkatini dağıtırdı.

Yarışmacı evet veya hayır kelimelerinden biriyle cevap verdiği anda,

Stüdyoda müthiş bir aksiyon başlar, hoooop diye bağırır, zıplar, kollarını dümdüz,

ve vücuda paralel olacak şekilde açarak bir uçuş gerçekleştirirdi.

İşte ayaklar havadayken başlardı İzmir marşı çalmaya…

Daha ayaklar yere değmeden marş biterdi.

Seyirciler bir süre daha marşsız bir şekilde alkışa devam ederdi.

Yarışmacı enflasyonu yaşanıyordu, stüdyodaki seyircilerin hepsi yarışmak isterdi.

Çok hızlıydı, yarışmacıların biri gidip biri geliyordu…

Kimse ne olduğunu anlamıyordu aslında. Bu yarışmanın kazananı da yok gibiydi.

Erkan Yolaç’ın bu yarışma programını büyük bir keyifle izlerdik.

Bu kadar çok soruyu bir anda arka, arkaya nasıl üretiyordu şaşırırdım.

Evet veya Hayır diyen kaybediyordu. Yapılacak olan referandumda durum böyle olmayacak…

Başkanlık sistemi halkın talebi olarak gelmedi meclise.

Devlet Bahçelinin refakatinde, AKP’nin ve Sarayın mutfağında pişirildi, şimdi de millete yedirecekler…

Millet isteseydi gündeme bile almazlardı. Zaten halkın isteklerine hep sırt çevirdiler.

Başkanlık veya partili Cumhurbaşkanlığı, iktidara çöreklenmiş,

siyasi bir yapının eline fırsat geçirmişken, hem iktidarlarını kalıcı hale getirmek,

hem de ütopyalarını gerçekleştirmek düşüncesinin bir ürünüdür…

Partisizken bile tarafsızlık yeminine bağlı kalamayan, tarafsız olamayan dünya liderimiz,

ola ki partili Cumhurbaşkanlığı yasalaşırsa, hem AKP Genel Başkanı,

hem de Cumhurbaşkanı olarak tarafsız olabilecek mi?

Bu ülkenin insanı bu sorunun cevabını bilemeyecek kadar aptal değil...

Rejim değişikliğini anca devrimle olur bilirdik biz..

Adamlar gözümüzün içine baka baka evet, hayırla rejimi değiştirmeye teşebbüs ediyorlar…

Parlamenter sistemden, Başkanlık sistemine geçiyoruz…

Şimdi kalkıp Atatürk’ün bile sahip olamadığı yetkileri, Recep Tayyip Erdoğan’a mı vereceğiz?

Yandı gülüm keten helva!

Çökmüş bir İmparatorluğu diriltme hayalleriyle,

15 yıldır toplumu İslami yaşam tarzına dönüştürme hareketiyle karşı karşıyayız.

En temel insan haklarının bile tartışıldığı bir Ortadoğu, bir Afrika ülkesinden farkımız kalmadı…

Diriltmeye çalıştıkları Ortaçağ karanlığındaki feodalizmdir.

İşte  o karanlıkta yapılan seçimlerde vereceğimiz oylar artık bir işe yaramayacak…

Büyük bir ihtimalle kapalı sayım usulünü filan getirirler.

Bize vatandaşlık görevimizi yaptığımız algısı verirler olur biter.

Ama bu halk mehter marşıyla gelenleri İzmir marşıyla göndermesini bilmiştir.

Erkan Yolaç yarışmacıya ‘’duydunuz zilin sesini, yasaklı olan o iki kelimeyi aman ha söylemeyin. Anlaştık mı?’’ dediğinde,

Yarışmacı daha başında boş bulunur ‘’Evet..’’ der.

Evet dedirtmenin mutluluğuyla müthiş bir aksiyon başlar…

Orkestra da İzmir marşı, seyircide büyük bir alkış tufanı… Erkan Yolaç havada…

Yarışmacı şaşkın, mahcup ve pişman…

Biliyorum konuyu nereye ve nasıl bağlayacağımı merak ediyorsunuz...

Naçizane bir tavsiyede bulunmak istiyorum…

Referandumda oy kullanma işlemini Erkan Yolaç’ın Evet, Hayır yarışması gibi yapsak daha eğlenceli

ve katılım daha yüksek olur diye düşünüyorum.

Nasıl olsa millet yarışma programlarını çok seviyor.

Mesela sandık kurulu başkanı oyunu kullanmaya gelen vatandaşa ‘’duydunuz zilin sesini’’ desin ve sorsun,

‘’tüm yetkilerin bir tek kişinin elinde toplanmasını kabul ediyor musun?’’

Millet bu soruya evet demez… Derse de ona millet denmez..!

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın…

Kemal ÖZCAN-28/01/2017

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500