Advert
Advert
Advert
ANAYASA
Gülden SÖKELİOĞLU...

ANAYASA

Bu içerik 1667 kez okundu.

İlk Anayasa günümüzden 140 yıl önce, 1876 yılında padişah 2. Abdülhamit döneminde, Kanun-ı Esasi adıyla tarihimizde yerini aldı.

Böylece 'Mutlak Monarşi' den (Mutlak Krallık),Meşruti Monarşi'ye (Parlamentolu Krallık) geçiş sağlanmıştır. Kanun-ı Esasi'nin, devlet organlarının işleyişi ile günün şartlarına göre bireylerin hak ve hürriyetlerini düzenlemesi açısından günümüz anayasalarına benzer nitelikleri vardır. 119 Maddeden oluşan Kanun-ı Esasi yürürlükte iken 7 kez değişmiştir.

1921 Teşkilat-ı  Esasiye Kanunu

Bu Anayasa, Atatürk'ün yönlendirmesiyle hazırlanmış ve 21 Ocak 1921 tarihinde kabul edilmiştir. Kuvvetler Birliği ilkesini benimseyen bu Anayasa ile; Kurtuluş Savaşı yılları olduğu için TBMM bütün yetkilere sahiptir ve sürekli toplantı halindedir.

1924 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu (Anayasa)

20 Nisan 1924' de kabul edilmiştir.TBMM yasama ve yürütme yetkilerine sahiptir; Yürütme, Cumhurbaşkanı ve o' nun belirleyeceği Başbakan'ın başkanlığında bir organ tarafından temsil edilmesi nedeniyle ' Parlamenter Sistem' özelliğini taşır.1924 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu yürürlükte iken 11 kez değişmiştir; dili Türkçeleşmiş ve ' Anayasa' adını almıştır.

1961 Anayasası

27 Mayıs 1960 Askeri darbesinden sonra, Kurucu Meclis'in 27 Mayıs 1961'de kabul ettiği Anayasa metni, 9 Temmuz 1961'de halk oyuna sunularak yürürlüğe girmiştir.

Bu Anayasa ile hak ve özgürlükler genişletilmiş; egemenliği kullanma yetkisi belirli organlara verilmiştir. Örneğin: kanunların, Anayasaya uygunluğunu denetleme görevi Anayasa Mahkemesi'ne verilmiştir.1961 Anayasası'na göre tek meclis sistemi yerine, Millet Meclisi ve Senato Meclisi olmak üzere çift meclisli bir sisteme geçilmiştir. Bu Anayasa 7 kez değişmiştir.

1982 Anayasası

12 Eylül 1980 Askeri darbesinden sonra TBMM feshedilmiş,bütün siyasi partiler kapatılmış ve ordu yönetime el koymuştur. Kurucu Meclis'in hazırlattığı Anayasa halk oylamasına sunularak kabul edilmiş; 1961 Anayasasının vatandaşlara sağladığı geniş hak ve özgürlükler kısıtlanmıştır.

1982 Anayasasına göre:

1. Madde: (Devlet Şekli)-Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.

2. Madde (Cumhuriyetin Nitelikleri) - Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru,milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı,başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir.

3. Madde (Devletin bütünlüğü,Resmi Dili,Bayrağı,Milli Marşı, Başkenti) - Türkiye Devleti, ülkesi ve milleti ile bölünmez bir bütündür. - Dili, Türkçedir.:

Bayrağı, şekli kanunda belirtilen, beyaz ay yıldızlı,al bayraktır.-Milli Marşı, İstiklal Marşı'dır.- Başkenti, Ankara'dır.

4. Madde (Değiştirilmeyecek Hükümler) - 1. Maddedeki, Devletin şeklinin, Cumhuriyet olduğu, 2. maddedeki, Cumhuriyetin nitelikleri, 3. maddedeki hükümler değiştirilemez,değiştirilmesi teklif dahi edilemez.

5. Madde - Devletin temel amaç ve görevleri.

6. Madde - Egemenlik,kayıtsız şartsız milletindir.

7. Madde - Yasama yetkisi, TBMM'ne aittir.

8. Madde - Yürütme yetkisi,Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından Anayasaya uygun olarak kullanılır.

9. Madde - Yargı yetkisi, Türk Milleti adına, bağımsız mahkemelere aittir.

10. Madde - Kanun Önünde Eşitlik- Herkes dil,din, ırk, mezhep,renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç ayrımı gözetmeksizin yasalar önünde eşittir.

Ayrıca seyahat etme, konut dokunulmazlığı- düşünce ve inanç özgürlüğü-toplantı, gösteri, yürüyüş özgürlüğü.. Diğer hak ve özgürlükler.

Darbe Anayasası olan, hak ve özgürlükleri kısıtladığı belirtilen.1982 Anayasasının maddelerini, günümüzde değiştirilmek istenen şekli ile kıyaslarsak, 1982 Anayasasından çok daha geriye savrulduğumuzu görürüz.

Anayasanın değiştirilmek istenen maddeleri ile:- Yasama, Yürütme, Yargı yetkileri ayrı ayrı organlar yerine,93 yıl sonra tek kişinin emrine verilmek isteniyor. Böylece, Cumhuriyet rejimi sonlanacak, Mutlak Monarşi'ye,diğer bir deyişle padişahlığa geri dönülecek.

- Bakanlar Kurulu (Başbakan ve Bakanlar) Başbakan yok sayılacak, bakanlar ise Başkanın emrindeki memurlar olacak.

- Başkan, Anayasa Mahkemesi, Hakimler, Savcılar Kurulu ve diğer Yüksek Yargı üyelerinin çoğunluğunu kendisi belirleyecek; böylece yargının bağımsızlığı yok edilecektir.

- TBMM etkisizleştirilecek ve yasa yapma yetkisi elinden alınacak;Başkan istediği zaman Meclisi feshedebilecek ve savaş kararı verebilecek.

- Başkana, Kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi verilecek; böylece her istediğini yapacak, kimseye hesap vermeyecek yani denetlenemeyecek.

Cumhur - Başkanının partili olması demek, tüm vatandaşlara eşit davranamayacağı anlamına gelecektir.

Bütün yetkiler bir kişide toplanacak sa; Meclisin yetkileri elinden alınıyor sa, TBMM'deki milletvekilinin sayısı niye 600 yapılıyor?

Başkanın çıkarabileceği bir kararname ile, Türkiye'nin eyaletlere bölünerek, Sevr Antlaşması'nın uygulanabileceği ve Türklere yaşama hakkının ortadan kalkabileceği her an mümkün olabilir.

1.ve 2. Meşrutiyet dönemlerinin padişahı olan, 2. Abdülhamit' de bile olmayan bu kadar yetki bir kişiye verilirse sonu ne olur?

Yeni sisteme 'Türk Tipi Başkanlık' denilerek, Türk Milleti'ne haksızlık yapılmıyor mu?

Türkiye'nin başta terör, iç ve dış güvenlik sorunu, işsizlik, ekonomik bunalım, enflasyon ve daha pek çok sorunu varken, 'Başkanlık' konusunun gündeme gelmesi, toplumun gerilmesine ve ayrışmasına sebep olmaktadır.

Eyy!!! Asil Türk Milleti'nin vekilleri; çocuklarınızın geleceğine sahip çıkın ve kendi özgür iradenizle oy kullanın ve vicdanlarınızın sesini dinleyin.

Yoksa, Türk Tarihinin sayfalarına kara bir leke olarak geçeceksiniz.!!!!

Türk Milleti, eğer vatandaş yerine kul olmak; millet yerine ümmet olmak istemiyor sa, bu oyunu görmeli ve referandumda, kendisine giydirilmek istenen deli gömleğini yırtmalıdır.

Tarihin akışı, her zaman geriye değil, ileriye doğru olacaktır.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Nevzat Çağlar Tüfekçi     0000-00-00 Guzel yazı, guncele isik tutuyor.