Advert
Advert
KADIN!.
Gülden SÖKELİOĞLU...

KADIN!.

Bu içerik 690 kez okundu.

Türk  kadınlarına 5 Aralık 1934'de Atatürk tarafından, seçme ve seçilme hakkı verilmesinin üzerinden 85 yıl geçti...
Türk Kadınları, ilk defa 1935 yılında 18 kadın ile TBMM'de  yer aldı. O zaman bir çok Avrupa ülkesinde kadınların seçme ve seçilme hakkı yoktu; ülkemiz, kadınların siyasi hayata katılmasında örnek ülke idi...
Peki, günümüze geldiğimizde durum nasıl?...Hiç iç açıcı değil; Avrupa ve hatta bazı Afrika ülkelerinden bile geride...
Peki, bu gerilik sadece siyasi haklarda mı?
Sosyal, ekonomik, eğitim, medeni haklarda, çalışma hayatında ve ceza sisteminde de söz konusu:
- 4'lü parçalı eğitim sistemi ile kız çocukları örgün eğitimden koparılarak, çocuk yaşta evliliklerin önü açılıyor.
- Tepki üzerine daha önce geri çekilen tecavüz yasa tasarısı, tekrar TBMM' ne getirilmek isteniyor... Böylece kız çocuklarına tecavüz edenlerin mağduriyetini giderme adına, çocuk evlilikleri yasallaştırılmak isteniyor.
Okula gitmesi gereken kız çocukları, tecavüzcüsüyle evlendirilmek suretiyle; çocuklarıyla birlikte acılarını da büyütecekler.
- 'Kızlar çalışıyor diye erkekler iş bulamıyor' diyen zihniyetin hakim olması nedeniyle çalışma hayatında kadın- erkek eşitliği sağlanamıyor; nice eğitimli genç kadınlarımız eve hapsediliyor.
- Kadını eşya ve mal olarak gören hastalıklı ruhun yaygınlaşmasından; kız çocuklarına ve  kadınlara yönelik şiddet, taciz ve cinayetlerde çok büyük artışlar yaşanıyor.
- Kız çocuklarına ve kadınlara yönelik şiddet ve cinayetlerde verilen cezalarda da haksız indirimler( kravat taktığı, mahkemede saygılı davrandığı gerekçesiyle) yapılması ise suçluların ödüllendirilmesini ve suçların çoğalmasını sağlamaktadır... Cezalarda da cinsiyet ayrımcılığı yapılmaktadır.
- Türk Medeni Kanunu'nu ile kadınlarımıza verilen haklar elinden alınmak isteniyor.( evlenme, boşanma, miras, nafaka ve mahkemede eşit şahitlik hakları)
Resmi nikah yerine, imam nikahı ile evlenme; tek eşli evlilik yerine çok eşli evlilik yaygınlaştırılmak isteniyor...
Mahkemede boşanma yerine, 'üç talak ile ( erkeğin 3 defa ' boş ol' demesi), SMS ile boşama işlemi yaygınlaştırılıyor...
Kadının boşanmaması için nafakanın '5 aydan fazla verilmemesi gerekir' deniyor...
Mirasta kız ve erkek çocukları arasında ayrım yapılıyor...
- Kadın ve erkeğin aile içindeki eşitliği yok sayılarak; kadını kocasının kölesi haline getiren anlayış yaygınlaştırılıyor...
- Sosyal hayattan ve çalışma hayatından koparılarak; kadınlar eve hapsedilmek isteniyor...
- TBMM'de kıyafet yönetmeliği değiştiriliyor; Meclis'te çalışan kadınlara basenlerini öğretecek şekilde uzun yelek giymeleri isteniyor...

Kadınların kıyafetine, gülmesine, 
kaç çocuk ve nasıl doğuracağına, evlenmesine, boşanmasına, 
okula gidip, gitmemesine, 
öldürülmesine ve acı çekmesine karar veren erkekler....
Artık, kirli ellerinizi,
 katil gözlerinizi, 
sapkın düşüncelerinizi 
kız çocukları ve kadınlar üzerinden çekin... 
Önce kendinizi eğitin...
Kız çocuklarına ve kadınlara yaşattığınız cehennem hayatı sona ersin.

Binlerce yıl önce, 
Eski Türklerde 
( Hun Türkleri, Göktürkler) ve  Cumhuriyet Döneminde kadın-erkek eşitliği varken; bugün kadınlara düşmanlık niye?

Bütün bu sancılar ve acılar, Türk toplumunun Araplaştırılmak ve özellikle İslamiyet öncesi Cahiliye devrine dönülmek istenmesinden kaynaklanıyor.

Ama...
Türk Kadınları,
sahip olduğu haklarına sahip çıkarak, Ata'sına layık olacaktır.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Nevzat Çağlar Tüfekçi     2019-12-07 Şiddet içeren TV dizileri, kadını aşağılayan ve ikinci sınıf insan yerine koyan Tarikat mensuplarının söylemleri, vatandaşın vergileri varlığını sürdüren Diyanet İşleri başkanlığının acziyeti ve sessiz kalması bu tür cinayetlerin ortamını hazırlıyor.