Advert
Advert
BİR TÜRKÜDÜR DİRENİŞ!
Kemal ÖZCAN...

BİR TÜRKÜDÜR DİRENİŞ!

Bu içerik 172 kez okundu.

Bu topraklarda Ruhi Su ne yaşadıysa,

Aşık Mahsuni’ye ne yaşattılarsa,

Nazım Hikmet’in boynuna nasıl astılarsa o ‘vatan hainliği’ yaftasını,

Ahmet Kaya’yı, Yılmaz Güney’i ve daha nice aydın ve sanatçıyı bu ülkeyi nasıl dar ettiyse bu oligarşik sömürü sisteminin,

emperyalizmin yerli işbirlikçileri,

Sivas’ta aydınları, sanatçıları nasıl diri diri yaktıysa kör karanlığın ve cehaletin insan suretinde vücut bulmuş hali.

Bugün de aynı zulmü Grup Yorum’a yaşatıyorlar.

Aydınların ‘kanları ile duş yapacağız’ diyen mafyacılar,

‘Gezicileri asalım’ çağrısı yapan gazeteci müsveddeleri hakkında soruşturma bile açılmaz,

yaptıkları ifade özgürlüğü kapsamında diye sahiplenilirken,

Beşiktaş stadında, Bakırköy meydanında milyonlara konser veren Grup Yorum ‘terörist, marjinal grup’ oluyor.

Bağımsız Türkiye ve 25’nci yıl konserleriyle bu ülkenin en kalabalık,

en nitelikli seyircisine hep bir ağızdan Gündoğdu marşını söyletmişlerdi.

Hele o Tuncel Kurtiz’in okuduğu ‘Geçit Yok’ şiirini tekrar tekrar bıkmadan dinlerim, hala dinliyorum.

Aynı anda 500 bin kişiye konser veren bir müzik grubuna hiç kimse marjinal diyemez.

Neden yaparlar bu baskıyı, zulmü?

İstedikleri çok basit..

Popçu olsunlar diye,

Yavuz Bingöl gibi değerlerini üç kuruşa satan dönek olsunlar diye..

Evet böyle sanatçı olurlarsa, kimse onlara saldırmaz.

Yani böyle olmak, böyle yaşamak da mümkün.

Hatta o zaman AKP’li belediyelerde bile konser verebilirler.

Yandaş medyanın, televizyon kanallarının gözdesi olurlardı.

Ancak onlar kendilerinden öncekilerin başına gelenleri bile bile zor olanı, meşakkatli olanı seçtiler.

Grup Yorum’u ilk kez 1986 yılında Muğla stadında izlemiştim.

Muğla Belediyesinin düzenlediği Kültür ve Sanat festivali kapsamında davet edilmişlerdi.

O dönemin belediye başkanı, daha sonra bakan olan Erman Şahin’di.

Statta 150-200 kişi ya vardı, ya yoktu.

Daha henüz albüm yapmamışlardı, Sıyrılıp Gelen isimli albüm için hazırladıkları şarkılarını söylediler.

Daha sonra Milas’ta verdikleri konserde izledim onları, bu defa oturacak yer yoktu tribünlerde.

Özellikle Milaslı gençlerin coşkusu görülmeye değerdi.

Herkes sahneye çıkacaklar diye beklerken, bir haber geldi Milas emniyeti tarafından gözaltına alınmışlar.

Her konser öncesi gözaltına alınmaları normal bir şeydi.

CHP Muğla milletvekili Fahrettin Üstün’ün çabalarıyla emniyetten alınıp anfi tiyatroya getirildiklerini hatırlıyorum..

Onlarca albümü, milyonlarca hayranı bulunan protest ve devrimci müziğin öncülerinden Grup Yorum üyeleri,

bugün terör örgütü üyeliği iddiasıyla tutuklanarak cezaevine kondu.

Cezaevinde bulunana bazı Grup Yorum üyelerinin ise henüz iddianameleri dahi hazırlanmadı.

Bir gizli tanığın ifadesi nedeniyle terör örgütü üyeliği iddiasıyla tutuklandılar.

İçinde bulundukları duruma tepki gösteren Grup üyelerinden,

İbrahim Gökçek, Bahar Kurt, Helin Bölek, Barış Yüksel, Ali Aracı duyurdukları 5 talep ile süresiz açlık grevine başladı.

Yaklaşık 16-170 gündür açlık grevinde taleplerinin yapılmasını bekliyorlar.

Ekmekten aşka, sevdadan fedaya kadar yaşamak isteyip de yaşayamadığı, özlemini çektiği her şeyi

halkımız türküleriyle anlatmıştır.

İnsan sosyal bir varlıktır.

Güler, ağlar, hüzünlenir, heyecanlanır, tartışır, inatlaşır, acır, sevinir…

İşte insanı çevreleyen bu dünyanın sese yansımasıdır müzik.

Müzik, insani duyguların sesle anlatılmasını sağlayan bir araçtır.

Elbette ki duygularımız da ezen veya ezilen sınıfın çıkarlarına yöneliktir her daim.

Dille mi söyleyelim?

Telle mi söyleyelim?                                                                                     

Sanat sınıfsaldır.

Ezen ve ezilenin sanatı vardır.

Ve hangi sınıfın hizmetindeyse sanat, onun düşüncelerini anlatır, işler.

Grup Yorum bir müzik grubudur.

34 yıldır halkın türkülerini söylüyorlar.

34 yıldır saldırılara ve baskılara maruz kaldılar.

Geçtiğimiz sene defalarca kez gözaltına alındılar,tutuklandılar.

Bırakılan üyeleri tekrar tutuklandı, tutuklanan üyeleri mahkemelere çıkarılmadı, kameralı mahkeme dayatıldı.

Grup Yorum’un 6 emekçisi, başlarına ödül kondu, İçişleri Bakanlığı tarafından aranmaya devam ediyor

Grup elemanlarını gözaltına aldılar, tutukladılar, enstrümanlarını kırdılar, konserlerini yasakladılar.

Halkla olan bağlarını koparmak için ellerinden geleni yaptılar.

Ancak şunu bilsinler ki, Neşet Ertaş’ın dediği gibi,

‘Bir ulusun türkülerini yapanlar, yasalarını yapanlardan daha güçlüdür.’

Bizim türkülerimiz çok güçlüdür.

Bugün türkülerimizi tutsak ediyorlar, yok etmeye çalışıyorlar.

Egemen güç bazı fikirlere düşmandır.

O fikirleri şiddetle değil, sözle, müzikle ifade etmeye bile tahammül edemez. 

Grup Yorum müzisyenden ibaret bir müzik grubu değildir.

Üyeleri, öğrencileri ve kitlesiyle bir duruş bir fikir birliğidir.

Yıllar geçse de eskimeyecek ve dinlenecek ezgiler, güzellikler bütünüdür.

Savundukları insani değerleri ezgilerine yansıtan müzik grubudur.

Grup Yorum’u kendilerine benzetemedikleri için öfkeliler.

Bu müziği dinleyen insanlar sömürüye, zulme isyan eder, hakkını arar,  faşist düzene başkaldırır..

Grup yorum deyince aklıma ‘emek, dayanışma, mücadele’ geliyor.

Hiçbir güç bu ruhu teslim alamaz, biat ettiremez.
Grup yorum halktır susturamazsınız.

Ruhi Sular’ın, Aşık Mahsuni Şerifler’in, Nazım Hikmetler’in

bu topraklarda Grup Yorum ile yaşatılıyor olmasından

korkuyorlar.

Korkuyorlar!

Korktukları için saldırıyorlar!

Enstrümanlardan korkuyorlar, kırıp parçalıyorlar.

Hayata, kavgaya, tüm dünya halklarına umut olan ezgilerinden korkuyorlar.

Emekçi halkın söylenecek sözü oldukça, mücadele sürdükçe, grup yorum susmayacak!’

Nerede bir haksızlık varsa, orada grup yorum türküleri söylenecektir.

Bu inançla yazıldı, yeni türküler.

Bu inançla baskılara göğüs gerildi. 

Umutsuzluk, en büyük günahtır.

Her zorluğu yenecek panzehir, insanın içindeki, inançtır, mücadele azmidir.

Onlar bu inançla bilenip, söylüyorlar türkülerini.

Düzenin, baskıcı yasaları bu yüzden çaresiz.

Çünkü, onların inançları doğanın, bilimin yasalarıdır.

Grup Yorum bir kar makinesidir.

Gizli bir tanığın yalan yanlış ifadeleriyle tutuklanan  açlık grevindeki Grup yorum üyeleri için,

adil yargılanma sağlansın, serbest bırakılsın,  konser yasakları kaldırılsın,

bakanlığın arananlar listesinden çıkarılsın, açılan davalar düşürülsün!

Bu taleplerin derhal yerine getirilmesi lazım.

Yoksa gizli bir tanığın  ifadesi ile ‘terör örgütü üyeliği’ iddiasıyla tutuklanan,

Grup Yorum üyeleri süresiz açlık grevinde ve şu anda kritik noktaya gelmiş bulunuyorlar..

Onlarca albümü, milyonlarca hayranı bulunan müzisyenlere yapılanlar zulümdür.

‘Yeri gelir içinde,

yeri gelir önünde bir zindanın.

Bir türkü tutturulur umuda, kavgaya dair.

Umuda, kavgaya adanmış yüreklere

İçerisi de bir olur dışarısı da bir.

Attıkça umut dolu yürekler

Zulmün tanrıları bu ses karşısında çaresizdir

TÜRKÜLER SUSMAZ HALAYLAR SÜRER!!’

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-05/11/2019

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500