Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
Advert
Alis Harikalar Diyarında
Erhan AYAZ...

Alis Harikalar Diyarında

Bu içerik 999 kez okundu.

Ülkenin dibe vurmuşluğunun yanında siyaseti yönetenlerin içinde bulundukları rahatlık gerçekten hayret verici ve düşündürücü bir hal almış durumda.  Hoş, bu yıl çok fazla seyahat ettiğim için hemen her hafta gittiğim bir başka Anadolu kentinde varolan bu genel rahatlık ise  gerçekten sinir bozucu. Türkiye’nin karşı karşıya olduğu sorunlara siyaset yapıcıların daha net anlamıyla ülkeyi yönetenlerin bu derece kapasite dışı özgüvenle yaklaşmaları son 4-5 yıldan ders alınmadığının göstergesi olarak değerlendirmek mümkün. Her bir haftamız önceki haftadan çok daha şaşırtıcı geçiyor. Geçtiğimiz hafta da yine çok ilginç bir hafta geçirdik.

Gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül Anayasa Mahkemesi’nin aldığı kararla özgürlüklerine kavuşmuşlardı. Bu vesile ile ortaya çıkan “ifade özgürlüğü” tartışmalarına Zaman gazetesine Kayyum tarafından el konulması eklendi. Zaman gazetesi ve cemaate bağlı diğer medya kuruluşlarının yaptıkları rezaletleri unutmak mümkün değil. Özellikle Ergenekon, Balyoz ve vb. Soruşturmalar sırasında yaptıklarını akıl alır bir yanı yok. Ama Zaman gazetesine şu aşamada el konulmasının nedeni ve keyfiyeti malumunuz üzere Cemaat ile yaşanan anlaşmazlık ve süregelen savaş. Unutmadan  Anayasa Mahkemesinin Can Dündar ve Erdem Gül için aldığı kararı Cumhurbaşkanı Erdoğan tanımadığını ve saygı duymadığını belitmişti. İfade özgürlüğü ve hukukun üstünlüğü gibi temel iki demokrasi kavramı açısından çok ilginç bir hafta oldu.  

Ülkenin doğusunda bir iç savaş yaşanmakta ve onlarca insan ölüyor, yaralanıyor, evinden, yurdundan oluyor. TV’de şehit haberlerini duymaya başladığımızda verdiğimiz tepkisiz tepki aslında durumun vehametini gösteriyor.

Diğer önemli konu ise Türkiye’nin yakın geleceğinin en önemli sorununun Suriyeli sığınmacılar meselesi olması. Hafta başında Başbakan Davutoğlu Suriyeli mülteciler sorununu görüşmek için Brüksel’e gitti. AB içinde mülteciler meselesi Birliğin temel değerlerini sorgulatır bir hal aldı. Örneğin serbest dolaşım bölgesi olan Schengen bölgesi içinde yapılan iç sınır kotnrolleri gibi uygulamaların sona erdirilmesi Türkiye ile yapılacak anlaşmanın neticesinde netlik kazanacak fakat bu durumda dahi Türkiye’nin Suriyeliler için güvenli bir yer olmadığı tartışmaları yapılmakta. Bu konuyla ilgili görüşlerimi bir kaç hafta önce yazmıştım. Suriye kaynaklı bölgesel krizlerdeki sıkışmışlığımızı da sizlerle çok kez paylaştım. Hal böyleyken ülkeyi yönetenlerin her konuşmasında nasıl oluyor da  Türkiye için çizdikleri resim “Alis  Harikalar Diyarında” gibi oluyor, anlamak çok güç. 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500